Bu kaynaklar, Hindistan’ın büyük İslam âlimlerinden ve Silsile-i Aliye’nin yirmi sekizinci halkası olan Abdullah-ı Dehlevi Hazretleri’nin hayatını, üstün ahlakını ve dini öğretilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Mübarek zatın Nakşibendiye yolundaki yetişme süreci, hocası Mazhar-ı Can-ı Canan ile olan bağı ve binlerce talebeye rehberlik ettiği Delhi’deki dergah hayatı detaylandırılmaktadır. Metinlerde, kendisinin sünnet-i seniyyeye olan bağlılığı, dünyadan el çekmesi ve karşılaştığı ağır hastalıklara rağmen gösterdiği rıza ve tevekkül vurgulanmaktadır. Özellikle namazın önemi, Ehl-i sünnet itikadının korunması ve Müslümanların birbirini sevmesi konularındaki derin nasihatleri ile mektuplarından bölümler paylaşılmaktadır. Ayrıca, gösterdiği kerametler ve talebesi Mevlana Halid-i Bağdadi üzerindeki etkileri anlatılarak, İslam dünyasındaki manevi mirasına dikkat çekilmektedir. Son bölümlerde ise vefatı, vasiyeti ve ardında bıraktığı feyz dolu hayatının Müslümanlar için nasıl bir hidayet rehberi olduğu ifade edilmektedir.