Yeni Fikirler

Zihnimizin Kısayolları


Listen Later

Gün içerisinde yüzlerce, belki binlerce kez karar veriyoruz: Ne giyeceğim, hangi yoldan gitmeliyim, bu yemeği sipariş etmeli miyim? Eğer bu soruların hepsini uzun uzun analiz ederek cevaplasaydık, beynimiz bir hayli enerji kaybederdi. İşte bunu engellemek için zihnimiz bazı kısayollar, yani bilimsel adıyla; Yunanca “keşfetmek” anlamına gelen heuristics kullanır. Mesela yolda yeşil ışığı gördüğümüzde üzerine düşünmeden harekete geçeriz. Bu her ne kadar genel bir bilgi gibi görünse de beynimizin mikro karar verme mekanizmasına dayanır.

Her gün bu şekilde sayısız bilinç dışı karar veririz. Doğal olarak aklınıza geldiğini düşündüğünüz birçok şey aslında sezgisel yöntemlerden kaynaklanır; yani bilgiyi hızla işleyip harekete geçmenizi sağlayan zihinsel kısayollardan. Bu sezgisel yöntemler, beyninizden çok fazla rasyonel girdi almadan, geçmiş bilgileri kullanarak daha küçük ve neredeyse fark edilmeyen kararlar almanıza yardımcı olur.

Zihinsel kısayolların enerjiyi korumak, pratik olmak ve hızlı karar verebilmek gibi avantajları yanında; önyargılara varmak, mantıksız seçimler yapmak ve farkında bile olmadan hatalı sonuçlara varmak gibi dezavantajları da vardır. Bu yüzden kullandığımız kısayolların farkına varırsak, bunları yararımıza kullanabilir ve oluşacak hatalı varsayımlardan korunabiliriz.

En Bilinen Zihinsel Kısayollar

  • Erişilebilirlik Sezgisi (Availability Heuristic): Bir olayın olasılığını, aklımıza ne kadar kolay geldiğiyle değerlendiririz. Örneğin, insanların köpekbalığı saldırılarına verdiği tepki ve algısı bunu açıklar. Medya köpekbalığı saldırılarını haber yaptığında, bu olayların dramatik olması nedeniyle oldukça akılda kalıcı hale gelir ve insanların bu tür olayların riskini abartmasına yol açar. Bu yüksek algı, köpekbalığı saldırılarının nadir olduğunu gösteren istatistiksel kanıtlara rağmen devam eder.
  • Temsil Kısayolu (Representativeness Heuristic): Geçmiş deneyimlerimize dayanarak bir nesneyi belirli bir kategoriye veya fikre atamamızdan ortaya çıkar. Çoğu zaman bu, insanlarla tanıştığımızda, yani ilk izlenimimizde ortaya çıkar. Mesela gözlüklü ve sessiz birini gördüğümüzde “kesin kitap kurdu” diye düşünmek bu yanılgının bit örneğidir. Bu yöntem tehlikeli olabilir çünkü ayrımcılığa ve önyargıya neden olur.
  • Çapa Etkisi (Anchoring Effect): Karar verirken bize sunulan ilk bilgiye (çapa) aşırı güvenme eğilimini tanımlayan bilişsel bir önyargıdır. Yani ilk duyduğumuz bilgi çoğu zaman sonraki kararlarımızı etkiler. Buradaki dezavantaj ise, bazen çapa görevi görecek bilginin başlangıçta yeterince iyi bir değer olmamasıdır. Başka bir deyişle, bilinmeyen önyargılara dayanarak ilk duyduğunuzu seçer ve ardından bu hatalı varsayıma dayanarak daha fazla karar verirsiniz. Örneğin, bir mağazada önce 3000 tl’lik bir montu görüp daha sonra 1000 tl olan montu gördüğünüzde dikkatinizi ilk gördüğünüze verdiğiniz için ikinci montu aslında olduğundan daha ucuz algılarsınız.
  • Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias): İnsanlar çoğu zaman zaten inandıkları şeyleri destekleyen bilgileri arar veya desteklemeyenleri görmezden gelir. Örneğin kahvenin sağlıklı olduğuna inanıyorsak, internette bu görüşü destekleyen haberlere ve yazılara odaklanırız ama olumsuz olanları küçümseriz veya bu yöndeki bilimsel bulguları göz ardı ederiz.
  • Sonuç olarak, kararlarımızın çoğu sandığımız kadar özgür ve düşünülmüş değil. Bu yüzden otomatik karar verdiğimiz zamanlarda “Bu düşünceye nasıl ulaştım?” diye sormak oluşabilecek hatalı varsayımları ve kararları azaltabilir. Peki siz bu kısayollardan en çok hangilerini kullanıyorsunuz?

    ...more
    View all episodesView all episodes
    Download on the App Store

    Yeni FikirlerBy Yeni Fikirler