
Sign up to save your podcasts
Or


Füsun Akatlı, Nezihe Meriç için “En bungun, en umutsuz, umarsız öyküleri bile sonunda feraha çıkar.” demiş. Zor Yokuşu'nda da görüyoruz: Mektubu yazan kadın, yazdığı kişi kadar kendisiyle de hesaplaşıyor; Meriç'in diğer kadın karakterleri gibi cesur, kendi çelişkilerinin farkında, içindeki çatışmadan kaçmıyor. Umutsuzluğu, bungunluğu başka türlü bir hayatın mümkün olduğuna inanmasından geliyor – bunu kendi hayatında tam anlamıyla becerememiş olsa da hep böyle kalmayacağından -nasılsa- emin. Meriç, kadınlara kendi hayatlarının öznesi olduğu ve kendi sesini bulduğu dünyalar yaratmış tüm öykülerinde; kadınlara her defasında 'ben' dedirtmeyi başarmış. Zor Yokuşu da bunun güzel bir örneği.
By Ses Olsun5
22 ratings
Füsun Akatlı, Nezihe Meriç için “En bungun, en umutsuz, umarsız öyküleri bile sonunda feraha çıkar.” demiş. Zor Yokuşu'nda da görüyoruz: Mektubu yazan kadın, yazdığı kişi kadar kendisiyle de hesaplaşıyor; Meriç'in diğer kadın karakterleri gibi cesur, kendi çelişkilerinin farkında, içindeki çatışmadan kaçmıyor. Umutsuzluğu, bungunluğu başka türlü bir hayatın mümkün olduğuna inanmasından geliyor – bunu kendi hayatında tam anlamıyla becerememiş olsa da hep böyle kalmayacağından -nasılsa- emin. Meriç, kadınlara kendi hayatlarının öznesi olduğu ve kendi sesini bulduğu dünyalar yaratmış tüm öykülerinde; kadınlara her defasında 'ben' dedirtmeyi başarmış. Zor Yokuşu da bunun güzel bir örneği.