Yeni yılın ilk geceleri…
Cüzdanda bir bilet, kafada başka bir hayat. Aslında hepimiz biliyorduk çıkmayacağını.
Ama birkaç günlüğüne de olsa, başka bir ihtimalde yaşamayı seçtik. Borçların olmadığı, alarmın çalmadığı, hayatın daha “kolay” aktığı bir yerde.
Bu bölümde şu sorunun etrafında dolanıyoruz:
Gerçekten kazansaydık, ne değişirdi?
Psikolojide Hedonik Adaptasyon denilen şeyin izini sürüyoruz. Yani zihnin görünmez termostatını.
En büyük mutlulukları bile bir süre sonra “normal” yapan, en parlak hayalleri gündelik hayata indirgeyen o mekanizmayı.
Piyango kazananlar, felç kalanlar, zenginlik, yetersizlik hissi ve hepimizin içinde çalışan o bitmeyen koşu bandı…
02:28 bu bölümde mutluluğu konuşmuyor.
Ona neden alıştığımızı konuşuyor.