Deprem sonrası Hatay ve Antakya’yı sahada adım adım gezen, süreci yakından yaşayan bir isimle konuşuyoruz. Tasarımcı ve girişimci Banu Yentür, yıkımın ardından yeniden ayağa kalkma çabasını, zanaatkârların mücadelesini ve bir markanın kültürle nasıl inşa edildiğini anlatıyor.Bu röportajda;Hatay’da deprem sonrası şehirlerin bugünkü durumu,zanaatin ve el emeğinin neden vazgeçilmez olduğu,Neolonca markasının ortaya çıkış hikâyesi,Selamlık ve Haremlik markalarının arka planı,Türkiye neden global markalar çıkarmakta zorlanıyor sorusu,ürün değil hikâye odaklı markalaşma anlayışı,gençlik, özgüven ve kültür aktarımı ele alınıyor.“Marka satılmaz, yaşatılır.”“Bu bir lüks değil, bir değer meselesi.”Bu video; deprem sonrası yeniden inşa sürecine, kültürün korunmasına ve sürdürülebilir markalaşmaya dair önemli bir kayıt niteliği taşıyor.