A� dem kelimesinin, hakaik-i camianın
bir mebdei ve menşei olması hususunu
ilmullaha havale etmenin uygun olacağı
mülahazasıyla, biz burada -irade ve meyelân şart-ı âdı̂- âdemiyetin sergilediği
keyfiyet/keyfiyetler üzerinde durmak istiyoruz; istiyoruz zira o, iyiye ve kötüye
müheyya iç donanımı, eğilim ve temayülleriyle “a’lâ-i illiyyı̂n” ve “esfel-i sâfilı̂n”
arasında gel-gitlere açık; inişleri ve çıkışlarıyla bazen melekleri imrendirecek
tavırlar sergilemesinin yanında, bazen
de şeytanları tiksindirecek şenı̂ ahvâliyle arzı̂ ve semâvı̂ varlıklar içinde özel
anatomiye sahip çok buutlu bir varlıktır.
Bu hususiyetiyle yer yer وريُ ِ
ُ ن
ا خَلَق ا�
َ َ
َّ ُل م
َو
أ
“Allah’ın ilk yarattığı benim nurumdur.”
hakikat-i uzmâsının gölgesinde, onun
tam bir nüve-i nuranı̂si sayılan Hazreti
Safiyyullah zıllinde ve izinde meleklerle at başı bir enginlik sergilerken, bazen
de değişik olumsuzluklar girdabı sayılan
hata ve nisyana açık tabiatının dürtüleriyle şeytanları güldürecek durumlara
sürüklenmektedir.