Ahmet Cihat Yıldız

Ahmet Cihat Yıldız

By ahmetcihatyildizArtsPerforming Arts
Download on the App Store

Ahmet Cihat Yıldız episodes

  • Nazım Hikmet - Piraye’ye Mektuplar Serisi
    “Nazım’ın 1933’ten 1950’ye kadar, on yedi yıl boyunca, çeşitli cezaevlerinden kendisine yazdığı mektupları, Piraye bir tahta bavulda saklardı. Ceviz ağacından yapılmış, 41 x 26 x 14 cm boyutlarında küçük bir tahta bavul. Küçük olduğu için, belki ‘çanta’ demek daha doğru. Bu ceviz çantayı ona Nazım sanırım Çankırı Cezaevi’ndeyken yapmıştı.”
    4 min
  • Nazım Hikmet - Ceviz Ağacı
    Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
    ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
    budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
    Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
    Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
    Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
    Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
    koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
    Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
    Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a.
    Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
    Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u.
    Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.
    Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
    Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
    2 min
  • Orhan Veli Kanık - İstanbul Türküsü
    İstanbul'da Boğaziçi'ndeyim,
    Bir fakir Orhan Veli'yim;
    Veli'nin oğluyum,
    Tarifsiz kederler içinde.
    Urumelihisarı'na oturmuşum;
    Oturmuş da bir türkü tutturmuşum;
    "İstanbulun mermer taşları;
    Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları;
    Gözlerimden boşanır hicran yaşları;
    Edalı'm,
    Senin yüzünden bu halim."
    "İstanbulun orta yeri sinama;
    Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama;
    El konuşur, sevişirmiş; bana ne?
    Sevdalı'm,
    Boynuna vebalim!"
    İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim;
    Bir fakir Orhan Veli;
    Veli'nin oğlu;
    Tarifsiz kederler içindeyim.
    2 min
  • Nazım Hikmet - Piraye'ye Mektuplar Serisi 2

    “Nazım’ın 1933’ten 1950’ye kadar, on yedi yıl boyunca, çeşitli cezaevlerinden kendisine yazdığı mektupları, Piraye bir tahta bavulda saklardı. Ceviz ağacından yapılmış, 41 x 26 x 14 cm boyutlarında küçük bir tahta bavul. Küçük olduğu için, belki ‘çanta’ demek daha doğru. Bu ceviz çantayı ona Nazım sanırım Çankırı Cezaevi’ndeyken yapmıştı.” 

    3 min
  • Nazım Hikmet - Piraye'ye Mektuplar Serisi

    “Nazım’ın 1933’ten 1950’ye kadar, on yedi yıl boyunca, çeşitli cezaevlerinden kendisine yazdığı mektupları, Piraye bir tahta bavulda saklardı. Ceviz ağacından yapılmış, 41 x 26 x 14 cm boyutlarında küçük bir tahta bavul. Küçük olduğu için, belki ‘çanta’ demek daha doğru. Bu ceviz çantayı ona Nazım sanırım Çankırı Cezaevi’ndeyken yapmıştı.” 

    4 min
  • Cahit Sıtkı Tarancı - Desem Ki

    Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
    Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
    Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
    Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
    Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
    Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
    Sende tattım yemişlerin cümlesini.
    Desem ki sen benim için,
    Hava kadar lazım,
    Ekmek kadar mübarek,
    Su gibi aziz bir şeysin;
    Nimettensin, nimettensin!
    İnan bana sevgilim inan,
    Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
    Ve soframda en eski şarap.
    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
    Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
    Günlerden sonra bir gün,
    Şayet sesimi farkedemezsen
    Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
    Bil ki ölmüşüm.
    Fakat yine üzülme, müsterih ol;
    Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
    Ve neden sonra
    Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
    Hatırla ki mahşer günüdür,
    Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

    2 min
  • Nazım Hikmet - Ben İçeri Düştüğümden Beri

    Ben içeri düştüğümden beri, güneşin etrafında on kere döndü dünya
    Ona sorarsanız, lâfı bile edilmez, mikroskobik bir zaman
    Bana sorarsanız, on senesi ömrümün

    Bir kurşun kalemim vardı, ben içeri düştüğüm sene
    Bir haftada yaza yaza tükeniverdi
    Ona sorarsanız, bütün bir hayat
    Bana sorarsanız, adam sen de, bir iki hafta

    Katillikten yatan Osman
    Ben içeri düştüğümden beri, yedi buçuğu doldurup çıktı
    Dolaştı dışarda bir vakit
    Sonra kaçakçılıktan düştü içeri, altı ayı doldurup çıktı tekrar
    Dün mektup geldi, evlenmiş, bir çocuğu doğacakmış bahardaŞimdi on yaşına bastı
    Ben içeri düştüğüm sene ana rahmine düşen çocuklar
    Ve o yılın titrek, ince, uzun bacaklı tayları
    Rahat, geniş sağrılı birer kısrak oldular çoktan
    Fakat zeytin fidanları hâlâ fidan, hâlâ çocuktur

    Yeni yeni meydanlar açılmış uzaktaki şehrimde
    Ben içeri düştüğümden beri
    Ve bizim hane halkı
    Bilmediğim bir sokakta, görmediğim bir evde oturuyorPamuk gibiydi, bembeyazdı ekmek, ben içeri düştüğüm sene
    Sonra vesikaya bindi, bizim burada içeride
    Birbirini vurdu millet yumruk kadar, simsiyah bir tayın için
    Şimdi serbestledi yine, fakat esmer ve tatsız

    Ben içeri düştüğüm sene, ikincisi başlamamıştı henüz
    Dachau kampında fırınlar yakılmamış
    Atom bombası atılmamıştı Hiroşima'ya

    Boğazlanan bir çocuğun kanı gibi aktı zaman
    Sonra kapandı resmen o fasıl
    Şimdi üçüncüden bahsediyor Amerikan doları

    Fakat gün ışıdı her şeye rağmen, ben içeri düştüğümden beri
    Ve karanlığın kenarından onlar
    Ağır ellerini toprağa basıp doğruldular yarı yarıya

    Ben içeri düştüğümden beri, güneşin etrafında on kere döndü dünya
    Ve aynı ihtirasla ediyorum yine
    Ben içeri düştüğüm sene onlar için yazdığımı
    Onlar ki toprakta karınca
    Suda balık
    Havada kuş kadar çokturlar
    Korkak, cesur, cahil, hakim ve çocukturlar
    Ve kahreden yaratan ki onlardır
    Destanımızda yalnız onların maceraları vardır

    Ve gayrısı
    Mesela, benim on sene yatmam
    Laf'ı güzaf ...

    4 min
  • Özdemir Asaf - Lavinia

    Sana gitme demeyeceğim.
    Üşüyorsun ceketimi al.
    Günün en güzel saatleri bunlar.
    Yanımda kal.

    Sana gitme demeyeceğim.
    Gene de sen bilirsin.
    Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
    İncinirsin.

    Sana gitme demeyeceğim,
    Ama gitme, Lavinia.
    Adını gizleyeceğim
    Sen de bilme, Lavinia.

    1 min

About Ahmet Cihat Yıldız

From the publisher's feed

Her hafta ünlü bir şairin birbirinden güzel şiirleriyle aranızda olacağım. Sadece şiir olmayacak, yazılırken duygularla harmanlaşmış mektuplar da olacak. Kendime has yorumumla duygularınıza renk…