Bugün de milyonlarca inanmış insan, mağduriyet
ve mahkûmiyet içinde, geleceğin güzel
günlerini beklemektedir. Geçmiş, şu an ve geleceği
Yed-i Kudretinde bulunduran, bütün zamanların
ve mekânların sahibi Mevla’mızdan
bahar kokulu zaman dilimlerini intizar etmektedir.
Fakat şu da unutulmamalıdır ki, bu inanç
abideleri, bugüne kadar hayatlarında umdukları
pek çok şeye Allah’ın izniyle kavuşmuşlar,
O’nun vaadine defalarca nail olmuşlardır. Bu
sebeple Allah’ın geçmişte verdiklerinden yola
çıkarak gelecekte de bunların benzerlerini
hatta daha iyilerini vereceğinden en ufak bir
şüpheleri yoktur. Zira, “Allah’ın insanlara göndereceği
herhangi bir nimeti engelleyip tutacak
güç yoktur. Onun tutup göndermediğini ise kimse
gönderemez. O, öyle azîz ve hakîmdir.” (Fâtır,
35/2).
Ümitle ve şikâyet etmeden bekleyen, beklerken
imkânlar dâhilinde yapılabilecek işleri
yapan ve hep müspet hareket edenler, mutlaka
bir gün kurtuluşa ereceklerdir. Gün gelip bahar
gülleri yüzlerine güldüğünde, geçmişi sabır ve
tevekkülle yaşamanın inşirahıyla Yaradan’ın
huzurunda şükür secdesine kapanacaklardır.