
Sign up to save your podcasts
Or


“Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, duaedenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana imanetsinler.” Bakara 186Kullarım sana beni sorarlarsa, şüphesiz ben yakınımdır” yani de ki: Ben yakınımdır. Bu, kulların işlerini vesözlerini eksiksiz şekilde bilmesinin ve hâllerinden en yakınlarındaki biri gibi haberdar olmasının temsilidir."Dua edenin dua ettiği zaman duasına icabet ederim” yakınlığı akıllara yerleştirmekte ve dua edene icabetedeceğine vaattir. "Öyleyse onlar da bana icabet etsinler” onları îmana ve taâta çağırdığım zaman, nitekimmühim işleri için bana dua ettikleri zaman da onlara icabet ediyorum.“Kullarına zikir olan tekbiri ve şükrü emredince, lütfunun ve rahmetinin kullarına yakın olduğunu; onlarınzikir ve şükürlerinden haberdar olduğunu; kullarının nidalarını duyup, dualarını kabul edip, ümidlerini boşaçıkarmayacağını beyan etmiştir.Görmüyor musun ki İbrahim (aleyhisselâm) dua etmek isteyince, önce Cenâb-ı Allah'ı medh-ü sena etmişve, "O beni yaratan ve bana hidayet edendir. Bana yediren, bana içiren O'dur. Hastalandığım zaman banaşifa veren O'dur. Beni öldürecek, sonra beni diriltecek Odur. Kıyamet günü kusurlarımı bağışlayacağınıumduğum da O (Rabb)dir." (Şuara, 78-82)demiştir. Bütün bunlar, Hazret-i İbrahim'in Allahü teâlâ'ya medh-üsenalarıdır. O bunlardan sonra duaya başlayarak, "Ya Rabbi, bana hüküm (hikmet) nasîb et ve benisalihlere kat" (Şuara, 83) demiştir. Burada da aynı şekilde Cenâb-ı Allah ilk önce tekbiri emretmiş, dahasonra da duayı emretmiştir.
By Kerem Önder“Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, duaedenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana imanetsinler.” Bakara 186Kullarım sana beni sorarlarsa, şüphesiz ben yakınımdır” yani de ki: Ben yakınımdır. Bu, kulların işlerini vesözlerini eksiksiz şekilde bilmesinin ve hâllerinden en yakınlarındaki biri gibi haberdar olmasının temsilidir."Dua edenin dua ettiği zaman duasına icabet ederim” yakınlığı akıllara yerleştirmekte ve dua edene icabetedeceğine vaattir. "Öyleyse onlar da bana icabet etsinler” onları îmana ve taâta çağırdığım zaman, nitekimmühim işleri için bana dua ettikleri zaman da onlara icabet ediyorum.“Kullarına zikir olan tekbiri ve şükrü emredince, lütfunun ve rahmetinin kullarına yakın olduğunu; onlarınzikir ve şükürlerinden haberdar olduğunu; kullarının nidalarını duyup, dualarını kabul edip, ümidlerini boşaçıkarmayacağını beyan etmiştir.Görmüyor musun ki İbrahim (aleyhisselâm) dua etmek isteyince, önce Cenâb-ı Allah'ı medh-ü sena etmişve, "O beni yaratan ve bana hidayet edendir. Bana yediren, bana içiren O'dur. Hastalandığım zaman banaşifa veren O'dur. Beni öldürecek, sonra beni diriltecek Odur. Kıyamet günü kusurlarımı bağışlayacağınıumduğum da O (Rabb)dir." (Şuara, 78-82)demiştir. Bütün bunlar, Hazret-i İbrahim'in Allahü teâlâ'ya medh-üsenalarıdır. O bunlardan sonra duaya başlayarak, "Ya Rabbi, bana hüküm (hikmet) nasîb et ve benisalihlere kat" (Şuara, 83) demiştir. Burada da aynı şekilde Cenâb-ı Allah ilk önce tekbiri emretmiş, dahasonra da duayı emretmiştir.

1 Listeners

67 Listeners

6 Listeners

50 Listeners

18 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners