Doğukan Özdemir namı diğer Yerli Don Kişot; bu hafta bilime merak salmış, suyu araştırıyor! Suyu neyin çürüttüğünü arıyor; çıkış noktasında her zamanki gibi insan var, şiir var, hayat var.
Doğukan Özdemir namı diğer Yerli Don Kişot; ‘Ev’ kavramını ele aldığı bu bölümde yine ilklere imza atıyor ve kıtalar arası bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. Bu tek cümlelik yolculuk Nepal’de başlayıp, Slovakya’da bitiyor.
Doğukan Özdemir namı diğer Yerli Don Kişot; uzun bir aradan sonra tekrar sizlerle. İhsan abi’nin vedasından sonra heybesine yaşadıklarını yüklüyor. Onlardan öğrendiği bir şey var mı?
Doğukan Özdemir namı diğer Yerli Don Kişot; denizden çıkanı yemiyor, yeraltında yaşıyor, uçaktan da korkuyor. Bu bölümde elindeki ışkınları havaya fırlatıyor, uçakta bir dayının yakasına yapışıyor.
Doğukan Özdemir namı diğer Yerli Don Kişot; bu hafta sevmek diye başlıyor söze. ‘Sadakatsiz’leri hedefine alıyor, ‘neden?’ diye soruyor. Konu ister istemez Eyşan’a geliyor.
Doğukan Özdemir namı diğer Yerli Don Kişot; bütün hayatı bir düelloya çeviriyor. ‘İsyanım yeldeğirmenlerine değil herkese’ diyor. Ahlaksızlığın da bir ahlakı olduğunu savunuyor..
Doğukan Özdemir namı diğer Yerli Don Kişot; Ihlamurların çiçek açtığı zamanlara götürüyor bizi bu sefer, şairliğe göz dikiyor, şiire düşüyor. İlham şairin köpeğidir diyor, Zarifoğlu’na selam veriyor..
Doğukan Özdemir namı diğer Yerli Don Kişot; bu hafta şiirden, şairden giriyor meseleye. Küçük İskender’den, Turgut Uyar’a, İsmet Özel’den Ahmet Uluçay’a köprüler kuruyor. Yok sayılmak, görünmez olmak..