
Sign up to save your podcasts
Or


Zihnimiz Bir Hikaye Anlatıcısıdır: Şubat'ta Açan Çiçekler ve "Aldanmak"
Zihnimiz, belirsizliği sevmez ve gördüğü her şeye bir anlam, bir "etiket" yapıştırmak ister. Tıpkı şubat güneşini görüp açan badem çiçeklerine baktığımda zihnimin fısıldadığı o ilk cümle gibi: "Güneşe aldandı..."
Oysa doğada "aldanmak", "hata yapmak" veya "kusur" yoktur; sadece oluş ve döngüler vardır.
Kabul ve Kararlılık Terapisi'nde (ACT) sıkça üzerinde durduğumuz "Bilişsel Ayrışma" (Cognitive Defusion) tam da budur. Zihnimizin ürettiği düşünceleri (örneğin; "aldandın", "hata yaptın", "yine zarar göreceksin") mutlak gerçekler olarak değil, sadece zihnin ürettiği kelimeler olarak görebilmek...
Zihinsel yolculuğuma tam da böyle şekillendi:
1️⃣ Yargılama: Zihin otomatik olarak durumu ele alır, yargılar, yorumlar üretir ("Aldandılar").
2️⃣ Fark Etme: Gözlemleyen benlik devreye girer. Zihnin bu kelimeyi oraya nasıl yakıştırdığını fark ederiz.
3️⃣ Kabul (Acceptance): Soğuk bir hava dalgası gelip o çiçekleri dökebilir. Bu rasyonel bir ihtimaldir. Ancak bu durum, çiçeğin açma eyleminin bir "hata" olduğu anlamına gelmez. Acı ve zorlanma hayatın dokusunda vardır, bir "yanlışlık" sonucu oluşmaz. Buradaki kabul, olayı sevmek veya onaylamak değil; olanla savaşmayı bırakıp enerjimizi şimdiye vermektir.
4️⃣ Şimdi ve Buraya Temas: Zihne, ürettiği bu korumacı hikaye için teşekkür edip ("Teşekkürler zihin, uyarını duydum"), dikkatimizi nazikçe şu ana, yaptığımız işe veya manzaranın kendisine çevirebiliriz.
Bazen tüm emareler baharı gösterse de incinebiliriz. Bu bizim yetersizliğimizden değil, "dünyanın böyle bir yer" olmasındandır. Önemli olan, zihnin felaket senaryolarıyla kavgaya tutuşmadan, kendi değerlerimiz doğrultusunda çiçek açmaya (eyleme geçmeye) devam edebilmektir.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme ve psikoeğitim amaçlıdır. Tanı ve tedavi yerine geçmez. Psikolojik destek ihtiyaçlarınız için lütfen bir ruh sağlığı uzmanına başvurunuz.
By Özge Esra KaboğluZihnimiz Bir Hikaye Anlatıcısıdır: Şubat'ta Açan Çiçekler ve "Aldanmak"
Zihnimiz, belirsizliği sevmez ve gördüğü her şeye bir anlam, bir "etiket" yapıştırmak ister. Tıpkı şubat güneşini görüp açan badem çiçeklerine baktığımda zihnimin fısıldadığı o ilk cümle gibi: "Güneşe aldandı..."
Oysa doğada "aldanmak", "hata yapmak" veya "kusur" yoktur; sadece oluş ve döngüler vardır.
Kabul ve Kararlılık Terapisi'nde (ACT) sıkça üzerinde durduğumuz "Bilişsel Ayrışma" (Cognitive Defusion) tam da budur. Zihnimizin ürettiği düşünceleri (örneğin; "aldandın", "hata yaptın", "yine zarar göreceksin") mutlak gerçekler olarak değil, sadece zihnin ürettiği kelimeler olarak görebilmek...
Zihinsel yolculuğuma tam da böyle şekillendi:
1️⃣ Yargılama: Zihin otomatik olarak durumu ele alır, yargılar, yorumlar üretir ("Aldandılar").
2️⃣ Fark Etme: Gözlemleyen benlik devreye girer. Zihnin bu kelimeyi oraya nasıl yakıştırdığını fark ederiz.
3️⃣ Kabul (Acceptance): Soğuk bir hava dalgası gelip o çiçekleri dökebilir. Bu rasyonel bir ihtimaldir. Ancak bu durum, çiçeğin açma eyleminin bir "hata" olduğu anlamına gelmez. Acı ve zorlanma hayatın dokusunda vardır, bir "yanlışlık" sonucu oluşmaz. Buradaki kabul, olayı sevmek veya onaylamak değil; olanla savaşmayı bırakıp enerjimizi şimdiye vermektir.
4️⃣ Şimdi ve Buraya Temas: Zihne, ürettiği bu korumacı hikaye için teşekkür edip ("Teşekkürler zihin, uyarını duydum"), dikkatimizi nazikçe şu ana, yaptığımız işe veya manzaranın kendisine çevirebiliriz.
Bazen tüm emareler baharı gösterse de incinebiliriz. Bu bizim yetersizliğimizden değil, "dünyanın böyle bir yer" olmasındandır. Önemli olan, zihnin felaket senaryolarıyla kavgaya tutuşmadan, kendi değerlerimiz doğrultusunda çiçek açmaya (eyleme geçmeye) devam edebilmektir.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme ve psikoeğitim amaçlıdır. Tanı ve tedavi yerine geçmez. Psikolojik destek ihtiyaçlarınız için lütfen bir ruh sağlığı uzmanına başvurunuz.

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners