ben olsam

ben olsam

Download on the App Store

ben olsam episodes

  • DUYGULAR DUYGULARIMIZ - Ben olsam çok çaresizim diye üzülmek yerine acaba biraz da heyecanlı mıyım diye sorardım

    Tek bir duygu bazen bütün hayatımızı kaplıyor. Endişeliysek her yerde endişe, üzgünsek her yerde çaresizlik görüyoruz. Peki o duyguyu bastırmadan, inkar etmeden ve kendimizi “pozitif düşünmeye” zorlamadan gerçekliğimizi nasıl genişletebiliriz?


    Referanslar

    • Larsen, J. T., McGraw, A. P. & Cacioppo, J. T. (2001). “Can People Feel Happy and Sad at the Same Time?” Journal of Personality and Social Psychology, 81(4), 684–696.
    https://doi.org/10.1037/0022-3514.81.4.684

    • Barrett, L. F., Gross, J., Christensen, T. C. & Benvenuto, M. (2001). “Knowing What You’re Feeling and Knowing What to Do About It: Mapping the Relation Between Emotion Differentiation and Emotion Regulation.” Cognition and Emotion, 15(6), 713–724.
    https://doi.org/10.1080/02699930143000239

    • Beck, A. T. (1976). Cognitive Therapy and the Emotional Disorders. International Universities Press.

    • Wilson, T. D. & Gilbert, D. T. (2005). “Affective Forecasting: Knowing What to Want.” Current Directions in Psychological Science, 14(3), 131–134.
    https://doi.org/10.1111/j.0963-7214.2005.00355.x

    • Wegner, D. M., Schneider, D. J., Carter, S. R. & White, T. L. (1987). “Paradoxical Effects of Thought Suppression.” Journal of Personality and Social Psychology, 53(1), 5–13.
    https://doi.org/10.1037/0022-3514.53.1.5

    • Kierkegaard, S. (1844). The Concept of Anxiety.

    • Hochschild, A. R. (1979). “Emotion Work, Feeling Rules, and Social Structure.” American Journal of Sociology, 85(3), 551–575.
    https://doi.org/10.1086/227049

    32 min
  • ben olsam "arada kalmış" hissettiğimde dışarıdaki seçenekler yerine içimdeki sesleri dinlerdim

    Bu bölümde ne istediğimizi neden kolayca bilemediğimizi, seçenekler arttıkça karar vermenin neden zorlaştığını, pişmanlık korkusunun bizi nasıl aynı yerde tuttuğunu ve ortada seçilecek hiçbir şey yokken bile neden sıkışmış hissedebildiğimizi konuşuyorum.

    Bölümde yararlanılan kaynaklar ve kavramlar

    Friedrich Nietzsche — “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla dayanabilir.”

    Viktor E. Frankl — İnsanın Anlam Arayışı

    Edward L. Deci & Richard M. Ryan — Öz Belirleme Kuramı

    Barry Schwartz — The Paradox of Choice

    David A. Kolb — Deneyimsel Öğrenme Kuramı

    Donald A. Schön — The Reflective Practitioner

    Søren Kierkegaard — Kaygı Kavramı

    Arnold van Gennep & Victor Turner — Geçiş dönemleri ve eşik hâli

    Martin E. P. Seligman — Öğrenilmiş çaresizlik çalışmaları

    Erik H. Erikson — Kimlik gelişimi kuramı

    Epiktetos ve Marcus Aurelius — Kontrol ayrımı ve Stoacı yaklaşım

    27 min
  • ben olsam ne yapıyorsam daha azını yapardım

    Bundan sonra ne yapıyorsak daha az yapıyoruz.

    Bir konuyu fazla düşününce çözmüş olmuyoruz. Bir duyguyu fazla büyütünce daha sahici yaşamış olmuyoruz. Bir işi sürekli kurcalayınca daha iyi hale getirmiş olmuyoruz.

    Bu bölümde daha az üretmeyi, daha az açıklamayı, daha az kontrol etmeyi, daha az tepki vermeyi, zorlamadan çalışmayı, kendini kaybetmeden sevmeyi, bütün varlığını bağlamadan istemeyi ve hayatı anlamak için bazen biraz durmayı konuşuyorum.


    Bu bölümde geçen referanslar:
    Herbert Simon – dikkat kıtlığı ve bilgi bolluğu
    “Eğer her şey önemliyse, hiçbir şey önemli değildir” yaklaşımı
    Less is more / Az çoktur
    Blaise Pascal – “Vaktim olsaydı daha kısa yazardım” sözü
    Max Weber – çalışma ahlakı ve modern kültür
    Aristoteles – iyi yaşam fikri
    Taoizm – Wu Wei kavramı
    Viktor Frankl – uyaranla tepki arasındaki boşluk
    Budizm – Orta Yol öğretisi
    Virginia Woolf – moments of being / varoluş anları
    Søren Kierkegaard – “Hayat ileri doğru yaşanır ama geriye doğru anlaşılır”

    29 min
  • ben olsam bir şeyi yapamıyorum demek yerine görülmekten mi korkuyorum diye sorardım

    Bu bölümde “Ben neden bu kadar basit bir şeyi yapamıyorum?” dediğimiz anların aslında içimizdeki büyük korkulara işaret edebildiğinden bahsediyoruz.

    Mesaj atamamak, dosyayı gönderememek, yardım isteyememek, bir ilişkiye yaklaşamamak, yazdığın şeyi birine okutamamak…

    Bu bölümde görülme korkusunu, aydınlanmaktan neden kaçtığımızı, aşırı farkındalık sandığımız şeyin nasıl tetikte yaşama haline dönüşebildiğini ve kendini bilmenin bazen neden bu kadar rahatsız edici olduğunu konuşuyoruz.

    Çünkü bazen en çok ertelediğimiz şey, en çok görünür olacağımız şeydir.

    Referanslar:
    Rasyonalizasyon, toplumsal cinsiyet rolleri, spotlight effect, ruminasyon, içsel motivasyon, Carol Dweck’in öğrenme odağı / performans odağı yaklaşımı, Delphi Tapınağı’ndaki “Kendini bil” sözü.



    35 min
  • ben olsam sorunlarımı çözmek için terapiye gitmeden önce spinoza okumaya başlardım

    Bu bölümde “Felsefe bir terapi midir, insan felsefeyle iyileşebilir mi?” sorusunun peşine düşüyorum. Kendi iyileşme sürecimde felsefenin bana nasıl alan açtığını anlatıyorum. Spinoza’nın haklılık ve nedenler üzerine düşündüren bakışından, Stoacıların kontrol ve sorumluluk ayrımına, Nietzsche’nin acıdan güç çıkarma fikrinden Viktor Frankl’ın anlam arayışına, Budizm ve Hinduizm’in teslimiyet ve akış anlayışına uzanan kişisel bir bölüm bu.

    Benim için felsefe klasik anlamda “rahatlatan” bir terapi değil, insanı kendisiyle yüzleştiren, hikayesine başka bir yerden bakmayı öğreten bir alan.

    Referanslar:Pelin Dilara Çolak – Varoluşun Halleri https://podcasts.apple.com/tr/podcast/felsefeyle-terapinin-savunusu/id1876606994?i=1000749286262
    Baruch Spinoza – EthicaStoacılık – Epiktetos, Seneca, Marcus AureliusFriedrich Nietzsche – Putların Alacakaranlığı / “Beni öldürmeyen şey beni güçlendirir”Viktor Frankl – İnsanın Anlam ArayışıBudizm – acı, tutunma, geçicilik, farkındalıkHinduizm – teslimiyet, akış, meditasyon, mantra ve ritüellerDr. Ahmet Arslan – Spinoza anlatımları


    40 min
  • ben olsam bir şeyi çözmek istiyorsam çözüme değil soruya odaklanırdım

    Bazen bizi asıl yoran şey yaşadığımız olay değil, o olayın içimizde dokunduğu duygudur. Bir kavga, geç gelen bir mesaj, işsizlik, reddedilme ya da belirsizlik, yüzeyde tek bir problem gibi görünür ama derinde değersizlik, görülmeme, yetersizlik ya da terk edilme korkusunu tetikleyebilir.

    Bu bölümde sorunları hemen çözmeye çalışmadan önce doğru teşhis koymanın, duygunun kaynağına inmenin ve kendimize daha iyi sorular sormanın önemini konuşuyoruz.

    Referanslar:
    Mucizeler KursuSokratik yöntemCarl Gustav JungDuygu regülasyonu / “name it to tame it”

    34 min
  • ben olsam kaygılı bağlanmamak için insanlarla arama mesafe azıcık mesafe koyardım

    Podcast’in 23. bölümünde, mesafeyi insanları gerçekten tanımamızı sağlayan bir açıklık alanı olarak ele alıyorum. Mesafe koymadığımızda neden insanları yanlış okuduğumuzu, yakınlıkla güveni neden karıştırdığımızı, duygularımızın içinden hareket ettiğimizde nasıl hem ilişkiyi hem de kendimizi bulandırdığımızı konuşuyorum. Fazla samimiyetin neden bazen maraz doğurduğunu; sınır, zaman ve gözlem olmadan kurulan yakınlığın neden bulanıklık yaratabildiğini tartışıyorum. Bölümde ayrıca mesafenin, sadece karşımızdakini anlamamıza değil, kendi iç pusulamızı güçlendirmemize, duygularımızı regüle etmemize ve ani kararlar vermememize nasıl yardım ettiğini anlatıyorum.

    Referanslar:John Bowlby, Attachment and LossDonald W. Winnicott, “The Capacity to Be Alone”Erich Fromm, The Art of LovingBaruch Spinoza, EthicsIrwin Altman & Dalmas Taylor, Social Penetration: The Development of Interpersonal Relationships


    33 min
  • ben olsam birilerine bir şey anlatmadan önce haklı mıyım haksız mıyım diye sorardım

    Bu bölümde neden her şeyi herkese anlatmak zorunda hissettiğimizi, paylaşmanın ne zaman samimiyet değil refleks haline geldiğini konuşuyorum. Bazen anlatmak rahatlatmıyor; aksine yaşadığımız şeyi erken sabitleyip bizi kendi hikayemize hapsediyor. Çünkü bir duyguyu daha biz anlamadan dışarı açtığımızda, onun anlamını içimizde kurmak yerine başkalarının yorumlarına bırakabiliyoruz.
    Bölüm; mahremiyet, duyguların içeride olgunlaşması, anlaşılma ihtiyacı, sosyal medyanın “anlatı ekonomisi” ve neyi ne zaman, kime anlatacağımızı seçmenin psikolojik ağırlığı üzerine düşünüyor.

    Referanslar

    • Viktor E. Frankl – İnsanın Anlam Arayışı

    • Marcus Aurelius – Kendime Düşünceler

    • David D. Burns – bilişsel çerçeveleme ve düşünceleri yeniden değerlendirme yaklaşımı

    • Sosyal karşılaştırma kuramı – Leon Festinger

    • Duygu düzenleme ve içsel işlemleme üzerine modern psikoloji literatürü

    32 min
  • ben olsam düşünmeden duramıyorum demek yerine bu düşünceye sıkı sıkı tutunuyorum derdim

    Birini unutamamak gerçekten mümkün mü?
    Yoksa biz aslında unutamıyor değil… bırakmıyor muyuz?

    Bu bölümde, zihnimizden çıkmayan insanların neden hala bizimle olduğunu konuşuyoruz.
    Bir düşüncenin aslında saniyeler içinde gelip geçtiğini… ama bizim onu nasıl büyüttüğümüzü fark ediyoruz.


    Referanslar

    • Şimdinin Gücü– Eckhart Tolle

    • Zeigarnik Effect

    • Dopamine ve ödül sistemi

    • Status Quo Bias

    • Loss Aversion

    • Stoacılık öğretileri

    • Rainer Maria Rilke – “Sorularını yaşa” yaklaşımı

    • Budizm’de Anicca (geçicilik)

    • Hinduizm ve Kabbalah’da dönüşüm ve olasılık kavramları

    36 min
  • ben olsam kendimi sevmek için bu beş maddeyi uygulardım

    Kendini sevmek bir anda gelen bir duygu değil, bir süreçtir. Bu bölümde özdeğer, özsaygı ve özsevginin nasıl birbirini beslediğini anlatırken, kendinle gerçek bir bağ kurmanın 6 temel yolunu paylaşıyorum.
    Kendine yalan söylemeyi bırakmaktan, tembelliği aşmaya; verdiğin sözleri tutmaktan, zorluklardan kaçmamaya… Başkalarıyla kıyaslamayı bırakıp haz yerine anlamı seçmeye kadar uzanan bu yolculukta, özsevginin aslında günlük seçimlerle inşa edilen bir karakter olduğunu konuşuyoruz.

    Eğer gerçekten kendini sevmek istiyorsanız, bu bölüm size nereden başlayacağını net bir şekilde gösterecek.

    36 min

About ben olsam

From the publisher's feed

Dünyanın ilk ve tek, sadece kendine odaklanmana yardımcı olan podcast'i.