ben olsam

ben olsam

Download on the App Store

ben olsam episodes

  • ben olsam hayatım bitti demek yerine farkındalığım arttı derdim

    İnsan hayatının bir noktasında bu cümleyi mutlaka kuruyor.
    Bir ayrılık yaşadığımızda, bir sınavı kazanamadığımızda, bir hayalimiz gerçekleşmediğinde… o an yaşadığımız şey sadece bir olay olmaktan çıkıp hayatımızın tamamıymış gibi hissettirebiliyor.

    Bu bölümde tam olarak bunun neden olduğunu konuşuyoruz.

    Referanslar

    • Epiktetos — Stoacı felsefe (Olaylar ve yargılar ayrımı)

    • Aaron Beck — Bilişsel terapi kuramı

    • Albert Ellis — Bilişsel davranışçı yaklaşım / REBT

    • Viktor Frankl — Man’s Search for Meaning

    • Eckhart Tolle — The Power of Now

    • Jon Kabat-Zinn — Mindfulness tanımı ve çalışmaları

    • Nietzsche — Varoluşçu düşünceye katkıları

    • Bilişsel psikoloji kavramları:

      • Aşırı genelleme (Overgeneralization)

      • Felaketleştirme (Catastrophizing)

      • Duygusal akıl yürütme (Emotional reasoning)

      • Spotlight effect

    37 min
  • ben olsam daha hırslı olmak için elimde telefonla mesaj beklediğim anları düşünürdüm

    Bu bölümde hırsın gerçekten ne olduğunu ve neden kadınlarda çoğu zaman tehdit gibi algılandığını konuşuyoruz.

    Toplum erkeklerin hırsını “vizyon”, “liderlik” ve “karizma” olarak överken, kadınların hırsını çoğu zaman “fazla iddialı”, “kibirli” ya da “dikkat çekmeye çalışıyor” olarak etiketleyebiliyor.

    Oysa hırs başkalarını ezmek değil bir şeyi gerçekten istemek ve onun için emek vermektir.

    Bu bölümde hırsın neden bastırıldığını, kadınların enerjisini çoğu zaman neden kendi hedefleri yerine kabul görmek için harcadığını ve bu enerjiyi yeniden kendimize nasıl yönlendirebileceğimizi konuşuyoruz.

    Çünkü hırs sadece başarıyla ilgili değildir.
    Kendi hayatının direksiyonuna geçmekle ilgilidir.

    Referanslar

    • Eileen Gu – 2022 Kış Olimpiyatları röportajları ve medya tartışmaları• Alysa Liu – Olimpik buz pateni sporcusu• Timothée Chalamet – başarı ve hırs üzerine röportajları• Kanye West – hırs ve özgüven üzerine kamuya açık söylemleri


    35 min
  • ben olsam haklı olduğum bir konuda karşımdakiyle tartışmak yerine ondan durumu çözmesi için yardım isterdim

    Haklı olduğumuz halde neden haksız konumuna düşüyoruz?

    Sorun gerçekten biz miyiz, anlatma şeklimiz mi, yoksa içinde yaşadığımız kültürel sistem mi?


    Kendini doğru ifade etmek aslında karşı tarafı değiştirmek değil, önce kendi duygunu netleştirmekle başlıyor. Haklı olmak yetmiyor; duyulmak ayrı bir beceri, anlaşılmak ayrı bir sistem.

    Reaktif olmak yerine zaman ve zemin yaratmak, yazmak, meseleyi suçlama değil ortak problem olarak koymak iletişimin tonunu değiştiriyor.


    Geert Hofstede – Kültürel Boyutlar Teorisi (Collectivism vs. Individualism)

    Marshall Rosenberg – Nonviolent Communication (Ben dili ve ihtiyaç temelli iletişim)

    Daniel Goleman – Emotional Intelligence (Duygu regülasyonu)

    Chris Voss – Never Split the Difference (Zaman ve zemin yaratma yaklaşımı)

    Warren Buffett – Uzun vadeli fayda ve rasyonel karar perspektifi

    35 min
  • ben olsam hayatımın değişmesini istiyorsam hayatımdaki belirsizlikleri çözmeye çalışmayı bırakırdım

    Gerçekten değişimden mi korkuyoruz, yoksa değiştikten sonra kim olacağımızı bilmemekten mi?

    Bu bölümde; kıskançlık, değersizlik, dışlanmışlık gibi duyguların aslında zayıflık değil, ilişkilerdeki yerimizin belirsizleşmesine verilen doğal tepkiler olduğunu konuşuyoruz.

    Hayatın akışkan doğasını, değişime direndiğimizde neden yorulduğumuzu ve belirsizlikle kalabilme kapasitesinin zihinsel esneklikle nasıl bağlantılı olduğunu ele alıyoruz.

    Peki çözüm ne?Teslimiyet (direnmeyi bırakmak), kabullenmek (gerçeği görmek), merakla yaklaşmak ve radikal açıklık.

    Belki de mesele kontrol etmek değil, kontrol edemediğinle yaşayabilmektir. Çünkü hayat tutulacak bir şey değil.

    Referanslar:

    Herakleitos – “Aynı nehre iki kez girilmez.”

    Carl Jung – “Kabul etmediğin şey seni arkadan yönetir.”

    Martin Buber – I and Thou (Ben ve Sen)

    Rainer Maria Rilke – Radikal açıklık yaklaşımı

    Tame Impala – Let It Happen

    38 min
  • ben olsam bu bana yeter demek yerine bu söylediğim koca bir yalan derdim

    Bu bölümde, insanın hayatta kalabilmek için kendine anlattığı hikayelerin zamanla kimliğini, ilişkilerini ve hayatla temasını nasıl değiştirdiğini konuşuyoruz.

    Bazen “Bu bana yeter.” deriz.Bazen “Ben zaten istemiyordum.”Bazen “Ben haklıyım.”Bazen de “Benim kimseye ihtiyacım yok.”

    Bu cümleler o an bizi korur.Ama uzun süre tekrar edildiğinde, bir süre sonra gerçeğin yerini almaya başlar. Oysa insanın hayatı, kendine yalan söylemeyi bıraktığı yerde değişmeye başlar.


    Referanslar

    • Leon Festinger — Bilişsel Uyumsuzluk Kuramı• Sigmund Freud — Savunma Mekanizmaları• Viktor Frankl — İnsanın Anlam Arayışı• John Bowlby — Bağlanma Kuramı• Mary Ainsworth — Bağlanma Stilleri• Fyodor Dostoyevski — Suç ve Ceza• Joshua Oppenheimer — Öldürme Eylemi (The Act of Killing, 2012)• Kristin Neff — Öz-Şefkat• Carl Jung — Gölge ve Kendini Aldatma

    36 min
  • ben olsam bir şeyleri yapmaya cesaret edemediğimde o cesareti en iyi arkadaşımdan ödünç alırdım

    Cesareti çoğu zaman korkusuzlukla karıştırıyoruz. Oysa cesaret, korkunun yokluğu değil, korkuyla birlikte hareket edebilme kapasitesidir.
    Bu bölümde Tom Cruise’un “Korkuyorum ama korkuyla durabilmeyi öğrendim” cümlesinden yola çıkıp, Mahatma Gandhi’nin çekingen bir gençken nasıl cesur bir figüre dönüştüğüne, Alex Honnold’un korkuyu hazırlıkla nasıl yönettiğine bakıyoruz.
    Korkuyu bir stop işareti sanmak yerine, onu bir mesaj olarak okumayı, “hazır hissetmeyi” beklemeden adım atabilmeyi ve cesareti başkalarından ödünç alabileceğimizi konuşuyoruz.

    Referanslar

    • Tom Cruise – Röportaj alıntıları

    • Mahatma Gandhi – Biyografik kaynaklar

    • Alex Honnold – Free Solo belgeseli

    • Albert Bandura – Öz-yeterlilik kuramı

    • Ranjay Gulati – Cesaret ve liderlik çalışmaları

    • Huberman Lab

    26 min
  • ben olsam uzun süren arkadaşlıklar kurmak için kendime uzun bir süre verirdim

    Bu bölümde uzun süren arkadaşlıkların bir “şans” hikayesi olmadığını konuşuyoruz ve arkadaşlık ilişkilerini en çok zorlayan iki temel motivasyonu masaya yatırıyoruz:
    yalnız kalma korkusu ve sevilme ihtiyacı.

    Arkadaşlık neden bazen bir bağ olmaktan çıkıp bir onay mekanizmasına dönüşüyor?“Beni iyi hisset” talebi ne zaman bir yük hâline geliyor?Özdeğer içeriden gelmediğinde ilişkiler neden kırılganlaşıyor?Uzun süreli ve güvenli arkadaşlıkların davranışsal temellerinde neler var?

    Referanslar

    • David Ghiyam – Kayıp korkusu ve sevilme dürtüsü üzerine

    • Esther Perel – Güven, tutarlılık ve ilişkiler

    • Simone Weil – “Dikkat, sevginin en saf hâlidir.”

    • Epiktetos – Düşünceler ve yorumlar

    • Mevlana – Dostluk ve kusurluluk üzerine

    • Rainer Maria Rilke – İlişkiler ve büyüme üzerine


    39 min
  • ben olsam aşk acısından kurtulmaya çalışmak yerine bunu evrenin 'kendini sev' mesajı olarak görmeye çalışırdım

    Bu bölümde aşk acısının neden çoğu zaman aşktan daha büyük, daha yoğun ve daha derin hissedildiğini konuştuk.

    Heated Rivalry üzerinden, aşkın “kavuşma”dan çok hasret, özlem, inkâr ve içeride taşınan ağırlık olduğundan bahsettik. Ardından aşk acısını 5 türe ayırdık ve her tür için “Neyi unutamıyoruz? Bu acı nerede büyütür, nerede küçültür?” sorularını cevapladık.


    Referanslar / Geçen İsimler

    Heated Rivalry (dizi)

    Büyük Ev Ablukada – “İhtimallerin Heyecanına Üzülüyorum”

    Adele – “Someone Like You” +“Chasing Pavements”

    Rollo May

    Erich Fromm – Sevme Sanatı

    Nietzsche

    Rilke

    Nazım Hikmet

    500 Days of Summer

    La La Land, Normal People, Titanic, The Notebook, Romeo & Juliet

    33 min
  • Ben olsam üzüldüğümde ağlamak yerine bir duygu sözlüğüne bakar acaba hayal kırıklığı mı yaşıyorum diye sorardım.

    Bu bölümde duygusal zekayı bir hayatta kalma becerisi olarak ele aldık.

    Duygusal zekâ, ne hissettiğini fark etmek ve o duyguyla ne yapacağını seçebilmektir.


    Duygu başka şeydir, davranış başka.

    Öfke hissedebilirsin ama öfkeyle kırıp dökmek zorunda değilsin.

    İntikam hissedebilirsin ama intikam almak zorunda değilsin.

    Fark et → adını koy → dur → duyguyu büyütme → gerekirse yardım iste.

    Çünkü kontrol, duyguyu bastırmakla değil, onu anlayıp yönetmekle başlar.


    Daniel Goleman — Emotional Intelligence (1995)

    Brené Brown — Atlas of the Heart

    31 min
  • ben olsam mutlu olmak için zara'dan o botu almak yerine, cebimde ödül mamasıyla gezerdim

    Bu bölümde:

    Mutluluğun neden iyi hissetmekten ibaret olmadığını,

    Neden acısız, garantili bir hayatın bile bizi tatmin etmediğini,

    Mutluluğun hazdan değil anlamdan doğduğunu,

    Dış koşullara bağlı mutluluğun bizi nasıl kırılgan hale getirdiğini konuşuyoruz.

    Stoacılıktan Budizm’e, “Let them” yaklaşımından farkındalığa, öz-şefkatten iç dengeye uzanan üç güçlü bakış açısıyla mutluluğu içeride nasıl inşa edebileceğimizi ele alıyoruz.

    Ve belki de en önemlisi şunu hatırlıyoruz:
    Hayat bizi sürekli mutlu etmek için değil, bizi güçlendirmek için var.

    Robert Nozick – Experience Machine (Düşünce Deneyi)

    Marcus Aurelius – Düşünceler (Meditations)

    Budist öğretiler – Kabullenme & iç denge yaklaşımı

    Autobiography of a Yogi – Paramahansa Yogananda

    A Course in Miracles – “Gerçek olan hiçbir şey kaybedilemez.”

    35 min

About ben olsam

From the publisher's feed

Dünyanın ilk ve tek, sadece kendine odaklanmana yardımcı olan podcast'i.