
Sign up to save your podcasts
Or


Arka plan ses yüksekliği için kusuruma bakmayın...
Keyifli dinlemeler.
-Hanna
Bu bölümde neden başlayamadığımızı ve hazır olmayı beklemenin bizi nasıl ertelediğini konuşuyoruz.
Sonucu değil süreci, mükemmeli değil denemeyi merkeze alıyoruz.
Bugün Beş Çayı'nda, başlamak var.
Keyifli dinlemeler.
-Hanna
Hayaller alkışla değil, niyetle büyür.
Bugün, seni geri çeken sevgileri, küçülten tepkileri ve görünmeyen engelleri konuştuk.
Sonunda bir mektup yazıyoruz - çünkü bir yerden başlamak gerekiyor.
Keyifli dinlemeler.
-Hanna
Bugün Beş Çayı'nda masamızda Nova Scarlett vardı.
Kendi hayatına dahil olmanın, sahneye nereden çıkılacağının, bir kadının kendi rotasını çizmesinin ne demek olduğunu konuştuk.
Çayların yanında haritalar açıldı, notlar alındı, niyetler kuruldu.
Nova'ya hikayesini paylaştığı, kendi sesini buraya getirdiği ve başka kadınlara kapı açtığı için teşekkür ederim.
Bence bu daha başlangıç - onu burda görmeyi kesinlikle çok isteriz.
Masada herkese yer var... çayımız demli, kalbimiz sıcak.
Keyifli dinlemeler.
-Hanna Aurora
Bu bölüm, yalnızlığın eksiklikten değil, fazlalıktan doğduğunu anlatıyor. Bir şeyin eksik olmasından değil, insanın kendisine fazla gelmesinden.
İnsan kalabalıkta rolünü taşır ama yalnız kaldığında gerçek kimliği ortaya çıkar. O yüzden yalnızlık, çoğu zaman bir kırılma değil, iç mimaridir.
Bu yayında yalnızlığın bedelini değil, mimarisini konuşuyoruz; kimlik, hız farkı, içe doğru genişleme, kendine yaklaşma ve gerçek bağ kurma ihtiyacı.
Belki bugün duyman gereken cümle şu; Yalnız değilsin, sadece önden gidiyorsun.
Ve soru şu:
"Yalnızken sen kimsin?"
Bu bölüm bir motivasyon konuşması değil.
Bu bölüm sadece insanın kendi kapısına sessizce dokunan bir hatırlatmadır.
Keyifli dinlemeler.
-Hanna
Bu bölüm, hayatın dışarıda henüz görünmezken, içeride çoktan başlamış döneme bakıyor.
O dönem gürültüsüzdür. İlan edilmez, duyurulmaz, tasarlanmaz. Ama insanın iç ritmi değişir. İstekler forma yaklaşır. Hayaller ağırlık kazanır. Ve olmayan şey bir noktadan sonra varlık hissi taşımaya başlar.
Buna zamanlama demiyoruz.
Buna tezahür demiyoruz.
Buna kader de demiyoruz.
Bu, henüz dışarı çıkmamış gerçeğin hazırlanma sürecidir.
Bu yayında, başlamak, kabul etmek, hizalanmak ve içeriden doğan yeni döngülerin psikolojisini ele alıyoruz.
Dinlerken kendini şu soruyu sorabilirsin;
"İçimde hangi şey çoktan oldu ve ben henüz itiraf etmedim?"
Keyifli dinlemeler.
-Hanna
Kimi zaman hayat bizi hızla taşır,
kimi zaman ise sessizce büyütür.
Bu bölüm, geri dönmek isteyen akılla, dönmeyi reddeden iç ses arasındaki konuşmayı odağa alıyor.
Keyifli dinlemeler.
-Hanna Aurora
Çocukken bazı şeylere inanırdık.
Kanıt aramazdık.
Mantık sormazdık.
Sadece denerdik.
Bu bölüm, içimizdeki o alanı yeniden hatırlamaya dair.
Sihri bir güç olarak değil, hayatla kurduğumuz ilişkiyi değiştiren bir bakış olarak ele alıyoruz.
Bir oyunu ciddiye alır gibi...
bir ihtimali mümkünmüş gibi hissederek...
Bugün kendimize küçük bir alan açıyoruz:
"Ya sihir yapabiliyorsam?"
Ve belki de sihir, sandığımızdan daha yakınımızdadır.
-Hanna
Bu bölüm, hayatta kurduğumuz hayallerle kendimize seçtiğimiz kimlikler arasındaki ince çizgiye bakıyor.,
Bir noktada işe yarayan tanımların, zamanla neden dar gelmeye başladığını... ve bazen zorlanmanın, yanlış bir yerde ısrar etmekten nasıl doğduğunu konuşuyoruz.
Bu bir çözün arayışı değil.
Bir şeyleri düzeltme çağrısı hiç değil.
Daha çok, kendini açıklama ihtiyacını gevşetmeye, hayatın sunduğu diğer ihtimalleri fark etmeye dair bir alan.
Bu bölümde de büyük cevaplar yok ama durup düşünmeye değer sorular var.
Belki dinlerken, uzun zamandır görmediğin küçük işaretleri fark edersin. Belki de sadece, bir anlığına bile olsa olduğun yerde rahatladığını hissedersin.
Ve belki, sadece olmak sandığından daha mümkün hale gelir.
Keyifli dinlemeler.
-Hanna Aurora
Bugün karşıma çıkan her şeyle dans ediyorum.
Bazı günler vardır, hayatla kavga etmek yerine bir adım geri çekilip bakmak istersin.
Bu bölüm olana bitene otomatik tepkiler vermek yerine hayatla kurduğumuz ilişkiye biraz daha yakından bakmak için.
Kontrol etmeye çalışmadan, zorlamadan, ama tamamen geri çekilmeden...
Karşımıza çıkan insanlarla, durumlarla, duygularla nasıl temas kurduğumuzu fark etmeye dair bir sohbet.
Büyük cevaplar yok. Ama durup düşünmeye davet eden sorular var.
Belki bu bölümden sonra aynı şeyler olacak ama sen onlara biraz daha farklı bakacaksın.
Ve belki de bazen en iyi cevap, hayatla dans etmektir.
-Hanna Aurora
From the publisher's feed