"Bütüncül beslenme" son yılların en çok kullanılan, en az tanımlanan kavramlarından biri. Bir tarafta ciddi bir bilimsel zemin var, diğer tarafta kanıtsız uygulamaların arkasına sığındığı bir şemsiye.
Bu bölümde ikisini birbirinden ayırıyoruz.
609 kişilik DIETFITS çalışması bize diyet savaşlarının neden yanlış tartışma olduğunu gösteriyor. 1.002 kişilik PREDICT 1, genetik ikizlerin bile aynı yemeğe farklı yanıt verdiğini — ve mikrobiyotanın öğünün makro dağılımından daha belirleyici olabildiğini ortaya koyuyor. 1.607 kişilik Food4Me ise en can alıcı bulguyu veriyor: kişiselleştirme işe yarıyor, ama genetik test eklemek hiçbir ek fayda sağlamıyor.
Bir de şu var: fazla kilolu ve az uyuyan yetişkinlerle yapılan randomize bir çalışmada, katılımcılara tek bir uyku görüşmesi yapıldı. Diyet önerisi yok, kalori kısıtı yok. Sonuç, günde yaklaşık 270 kalorilik azalma.
Konuştuklarımız:
– Bütüncül yaklaşım ne demek, ne değil?
– Neden kalori ve makro hesabı tek başına yetmiyor?
– Uyku, stres ve mikrobiyota bir diyetisyenin konusu mu?
– Kişiselleştirmenin gücü pahalı testlerden mi geliyor?
– Ve en önemlisi: "bütüncül" adı altında satılan neler aslında bilim değil?
Son sorunun cevabında IgG gıda intolerans testlerini, detoks kürlerini ve saç mineral analizini adıyla konuşuyoruz.
Kökü bilimde, meyvesi sağlıkta.