
Sign up to save your podcasts
Or


Kahve falı baktırdım ve ses kaydı aldım.
Ses kaydını beraber dinliyor ve yorumluyoruz!
Falcı Sezer beyin instagram hesabı: https://www.instagram.com/ossemankar?igsh=MWpmemY2dWdjMXBkbA==
Herkese selam! Bir şey dicem podcast’e hoşgeldiniz!
Ben Eda.
Yıllar önce sıcak bir temmuz akşamı, bilinmeyen bir amaç uğruna bu evrende var oldum. Küçük bir şehirde, büyük hayallerle büyüdüm. İlkokul ve ortaokul hayatımı sınıfın uslu ve başarılı öğrencisi olarak tamamlayıp liselere geçiş sınavında Galatasaray Lisesini kazandım. Okul yaşadığımız yere bin kilometre uzaklıkta olduğu ve ben 30 kilo olduğum için babam gitmemi istemedi. Yıllar sonra 375 gr bir kedi sahiplendiğimde babama hak verdim. Lise hayatım bir benzeri olmayan, yeni yapılandırılmış, bütün öğrencilerin Türk olduğu uluslar arası bir okulda geçti. Burada doğunun ve batının ahlaksızlığını sentezleyip kendime özgü bir ahlaksızlık edindim. Küçük bir şehrin küçük bir tıp fakültesinden mezun olup, tıp hekimi oldum. Mecburiyetten iki yıla yakın aktif savaşılmayan bir askeri birliğin pek uğranılmayan bir revirinde doktorluk yaptım. O yıllarda yoga yapmaya başlayınca doğu ve batı tıbbını sentezleyip, kendime ait bir iyileşememe yöntemi edindim. Yaşadığım şehri, arkadaşlarımı, alışkanlıklarımı ve hatta mesleğimi bırakıp kendime yeni bir hayat kurdum. Şimdi gelişmekte olan bir ülkenin en iyi üniversitelerinden birinde sinir bilim alanında doktora yapıyorum. Bilimle, yalancıktan bilimle, sanatla ve dikkatimi çeken her şeyle ilgileniyorum. Hiçbir tanımla kendimi sıkıştırmak istemediğim için, kendimi tanımlaması için kendime bile izin vermiyorum.
Bu podcast’te yaşadıklarımı anlatıyor, kimi zaman derin bir sessizlikte kayboluyor, kimi zaman hem kendimi hem sizi güldürüyorum. Düşüncelerimi sorguluyor, geçmişin tozlu raflarından sahneler indiriyor, geleceğe küçük notlar bırakıyorum. Uzun yolculuklarda yan koltukta oturuyor, yürüyüşlerinize adım uyduruyor, uykusuz gecelerinize arkadaş oluyorum.
Eğer dinlemek isterseniz, ben bir şey dicem!
1. Hissediyorum. 2. Ne hissediyorum? 3. Niye hissediyorum? soruları üzerine düşünüyorum. Hayal kırıklıklarımdan bahsediyorum. Niye hissettiğimi bulmak için yıllardır yazdığım hikayeleri anlatıyorum. Beliz Güçbilmez'in yazarlık kurslarından öğrendiğim birkaç şeyi sizlere aktarıyorum. Nihan Kaya'nın Yazma Cesareti adlı kitabından uzun bir kesit okuyarak sizlere veda ediyorum.
Sevgilerimle,
Eda
30. yaşım bitmeden, hayatımın 30. yılında hayatımdan çıkan arkadaşlarımdan bahsediyorum. Yalnızlığıma ve bitişlere minnet duyuyorum. Eksilenlerin yarattığı boşlukla bütünlük hissinin tadını çıkarıyorum. Size Barış Bıçakçı'nın Yüz Yirmilik Keçeli Kalem Takımı öyküsünün bir kısmını okuyorum. Köyümün serin akşamında bu şarkıyı dinleyerek bütün yok sayışlarımı neşeyle kutluyorum.
En çok artık hayatımda olmayanlara sevgilerimle,
Eda
Uzun uzun neden tıp okumayı seçtiğimi ve neden sonra doktorluğu bıraktığımı anlattım.
İçimdeki bağıran kuzuları sakinleştirmek için neler yaptığımı anlatıyorum. Meditasyon ve oryantasyon tekniklerine değiniyorum. Geçen sene katıldığım sessizlik inzivasından ve benim üzerimde oluşturduğu etkilerden bahsediyorum. Kuzuların Sessizliği filminden bir alıntı yaparak kapatıyorum.
Sevgilerimle,
Eda
Kuzuların Sessizliği (The Silence of the Lambs) filminin ismi, filmdeki baş karakter Clarice Starling’in çocukluğuna dair bir travmatik anıya dayanır.
Filmde (ve Thomas Harris'in aynı adlı romanında), Clarice küçükken bir çiftlikte yaşamış ve bir gece koyunların (kuzuların) kesilmek üzere götürüldüğünü duymuştur. Bu olay onu derinden sarsar çünkü kuzuların çığlıklarını ve korkularını hisseder ama hiçbir şey yapamaz. Bir tanesini kurtarmaya çalışsa da başarılı olamaz. Bu olay, onun içinde derin bir suçluluk duygusu bırakır ve adalet arayışına yön verir.
Clarice, Dr. Hannibal Lecter ile yaptığı görüşmelerde bu anısından bahseder. Dr. Lecter ona, bu olayın hayatındaki motivasyonlardan biri olduğunu ve “kuzuların çığlıklarını dindirmek” için kurbanları kurtarma çabasında olduğunu söyler. Yani "kuzuların sessizliği", onun içsel huzura ulaşma arzusunun bir metaforudur: Adalet sağlandığında, içindeki çığlıklar da susacaktır.
Gecenin bir vakti yataktan kalkıyorum, geçen hafta anlattığım dersi anlatıyorum. Lise yıllarımdan bahsediyorum. Terapideki ilk seanslarda çocukluğumla ilgili fark ettiğim duygusal bir anı anlatıyorum. Sonra kendi çocukluğuma ve sizlere sabaha karşı ninni söylüyorum.
Hepimize uyku düzeni diliyor, çocukluklarınızın gözlerinden öpüyorum.
Sevgilerimle,
Eda
From the publisher's feed