İnsan tekrar tekrar neyi yapıyorsa, odur! Siz tekrar tekrar yaptıklarınızsınız…
Farkında mısınız? Tekrar tekrar neler yapıyorsunuz?
Sormaya başlayınca hadi bir soru daha soralım: Işıklar kapalıyken siz kimsiniz? Bu sorunun cevabı karakterinizdir ve karanlıktayken kim olduğunuzu alışkanlıklarımız belirler. Karakterimiz, iyi ve kötü alışkanlıklarımızın toplamıdır!
Dayanaklarımızın sarsıldığı bu belirsizlik çağında, yaratıcı ve yenilikçi düşünmeye bu kadar ihtiyacımız varken, yapılan araştırmalar iş hayatında en çok aranan yetkinliklerin başında yaratıcılık ve yenilikçilik olduğunu söylüyorken neden en zor bulunan yetkinlik yaratıcılık ve yenilikçilik? İşte yukarıda, yani suyun derinlerine daldığımızda çıkardıklarımız bu sorunun cevaplarından biri… Yani, karanlıktayken yaratıcı olmayan birinin ışık altında yaratıcı olmasını bekleyemeyiz. Gündelik hayatında, iş ilişkilerinde, çocuğunu büyütürken, eşiyle ilişkilerinde, ofiste bir sohbette, evinde yaratıcı bir zihniyete sahip olmayan birinin bir ürün geliştirme sürecinde, bir beyin fırtınası oturumunda, problem çözme sürecinde, bir müşteri deneyimi tasarımında ya da herhangi bir toplantıda da yaratıcı olmasını bekleyemeyiz. Olmaz demiyorum, olur ama durmuş saat de günde iki defa doğruyu gösterir ve biz günde iki defa doğruyu gösteriyor diye, durmuş bir saate asla güvenmeyiz.
Bir arkadaş ortamında, içinizden biri değişik ve farklı bir öneri de bulunduğunda bu kişiye nasıl tepki veriyorsunuz? Mesela bir toplantıda, birisi bir fikir ortaya attığında, bu fikre nasıl tepki veriyor şirketiniz? Eğer değil fikri eyleme geçirip denemesine izin vermek, kişilerin fikirlerini bile ifade etmesine izin vermiyorsa bir şirket, çalışanlarından yaratıcı olmalarını nasıl bekler ki? Ya da hayal gücünü ifade etmesine izin verilmeyen bir çocuğun ileriki hayatında yaratıcı olması nasıl beklenir ki?
Peki çocukluğundan beri yaratıcılığı köreltilerek büyümüş birinin iş hayatına girdiğinde de yaratıcılığını ifade etmesine izin verilmiyorsa, yaratıcılık ve yenilikçi bir şirket olunabilir mi? Yani yaratıcılığı yaşamının bir parçası haline getirmeyen şirketler yaratıcı ve yenilikçi fikir üretmek konusunda da başarılı olamaz.
O halde, alışkanlıklarımızı değiştirmek ve karakterimizi yeniden şekillendirmek için yaratıcılığı daha fazla yaşamımızın bir parçası haline getirmeliyiz. Hem özel hayatta hem de kurumsal dünyada…
Bazı alışkanlıklar vardır, bir insanın akli, iradi, duygusal ve ruhsal yeteneklerinin hepsini kapsayan harika ve bütünsel bir yapıdadır. Çünkü bu yetenekler günlük hayatlarımızda sık sık gösterdiğimiz davranışlarda toplu ve somut bir biçimde ifade olurlar. İşte ben, yaratıcılığı, böyle, yani, her gün kullandığımız düşünme, hissetme ve hareket etme biçimleri olarak düşünmenizi istiyorum.
Benim Bir Ömür Yaratıcılık: Yaratıcı Yaşam Rehberi'nde benzer kitaplardan farklı olarak yapmaya çalıştığım şey bu… Yaşamınızın her alanında ve özellikle de gündelik yaşamda yaratıcılığa daha fazla alan açmak için bir rehber sunmaya çalışmak…
Karanlıkta ve aydınlıkta yaratıcılığı yaşamınıza daha fazla katacağınız alışkanlıklar kazanmanıza vesile olmak için…
Peki siz karanlıkta kimsiniz? Yorumlarınızı bekliyorum. Videoyu beğenmeyi ve sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın.
#yaratıcılık #birömüryaratıcılık #inovasyon #yaratıcıdüşünme #creativity