Bir benlik ne zaman parlar?
Cam kulelerde başlayan o ışıltılı hikâye, bugün LinkedIn profillerinde sürüyor. Başarı artık bir değer olmaktan çok, bir vitrin meselesi. Takım elbiselerden kişisel markalara, köşe ofislerden algoritmalara uzanan bu hatta soruyoruz: Gerçekten mi yaşıyoruz, yoksa sadece iyi mi görünüyoruz?
Bu bölüm; başarıyı, kariyeri ve “kendini gerçekleştirme” anlatısını motive edici sloganlarla değil, 80’lerin Yuppie kültüründen bugünün dijital performans rejimine uzanan tarihsel ve felsefi bir çerçevede ele alıyor.
Reagan’dan Trump’a, Wall Street’ten LinkedIn timeline’ına, Gordon Gekko’dan influencer estetiğine…
Teknolojiden çok, benliğin nasıl bir vitrine dönüştüğünü konuşuyoruz. Ve soru sonunda yine tersine dönüyor: Asıl mesele başarılı olmak mı, yoksa başarılı görünmeye razı gelmek mi?
Zaman çizelgesi:
00:00 – Parlayan Benlik
02:10 – Güç Zırhı Olarak Takım Elbise
05:00 – Açgözlülük İyidir
07:50 – Görüntünün Zaferi
10:20 – Gösteriş Teknolojisi
12:40 – Zevkin Sermayeye Dönüşmesi
15:10 – YUPPIE Formülü
17:20 – Çöken Amerikan Rüyası
20:00 – Hollywood Babası
23:00 – Reaganomics’in Karanlık Yüzü
25:20 – Girişimci Rüyası
27:50 – Plaza Kültürü
30:20 – Narsisistik Benlik
33:10 – Cam Kulelerden LinkedIn’e
35:40 – Trump: Parodinin İktidarı
38:00 – Görünürlük Özgürlük mü?
40:36 – İşte Asıl Mesele Bu
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices