
Sign up to save your podcasts
Or


Bu bölümde Yeliz'le birlikte popüler kültürün bize sunduğu sahte özgürlükleri eleştiriyoruz.
Trendlerin kölesi olmayı, sorgulamadan tüketmeyi ve kitle psikolojisinin bizi nasıl sürüklediğini konuştuk.
Kısacası: gerçekten seviyor muyuz, yoksa öyle görünmek mi istiyoruz?
Let Them teorisi son dönemde sık duyduğumuz bir kavram ama aslında hepimizin hayatına sessizce dokunan bir gerçekliği var: kontrolü bıraktığımızda kendimizi buluyoruz.
Bu bölümde hem kendi deneyimlerimden hem de hepimizin ortak kaygılarından bahsediyorum.
Kamerayı yeniden kendine çevirme ve kendi ekseninde yaşamayı hatırlama üzerine...
Arkadaşlık ne demek? Bağ kurmaya çalışırken nelere dikkat ediyoruz ve ilişkiler toksikleştiğinde kendimizi nasıl uzak tutuyoruz?
Bugün ki bölümde Evşen'le birlikte arkadaşlık kavramı ve toksik arkadaşlıklar üzerine konuştuk.
Bazen bir şeylerin olması için çok çabalıyoruz.
Plan yapıyoruz, hedef koyuyoruz, sabırsızlanıyoruz…
Ama sonra fark ediyoruz ki, bazı şeyler sadece biz hazır olduğumuzda geliyor.
Bu bölümde geç kalmışlık hissini, zamana güvenmeyi ve her şeyin kendi ritmine teslim olmayı konuşacağız.
Bu bölümde ambivalans yani duygu ikililiğini konuşuyorum. Aynı anda hem evet hem hayır demek, hem sevmek hem uzak durmak istemek gibi içsel çelişkilerin hayatımızda neden bu kadar sık ortaya çıktığını ve onlarla nasıl baş edebileceğimizi ele alıyorum.
Bu bölümde, müziğin hafızamızla kurduğu o görünmez ama derin bağdan söz ediyorum.
Unutulmuş anıların nasıl bir melodiyle geri döndüğünü, şarkıların sadece ses değil, bazenbir zaman makinesi gibi çalıştığını...
Kendi anılarımdan yola çıkarak, hepimizin yaşadığı o "bir anda geçmişe ışınlanma" hissini birlikte keşfediyoruz.
Bu bölümde, alışkanlıkları sürdürülebilir hâle getirmenin yollarını konuşuyorum.
Motivasyonun tek başına yeterli olmadığını, duygusal bağ, küçük adımlar ve kendini ödüllendirmenin alışkanlığı kalıcı kıldığını kendi deneyimlerim üzerinden paylaşıyorum.
Odaklanma problemi günümüzün en yaygın dikkat sorunlarından biri. Bu bölümde odaklanamamanın nedenlerini, günlük yaşantımıza etkilerini ve odaklanma becerimizi güçlendirmek için neler yapılabileceğini ele alıyorum.
Duygularımızı ne kadar tanıyoruz?
Kırgınlıklarımızı, öfkelerimizi, “keşke”lerimizi zamanında ifade edebiliyor muyuz yoksa saklıyor muyuz?
Bu bölümde, kendin olabilmekten, duyguları kabullenmekten ve geçmişle barışmaktan bahsediyorum. Çünkü bazen en zor olan şey, kendimize karşı dürüst olmak.
From the publisher's feed