Kalb ve ruh erbabı, böyle bir temkin
ve teyakkuz tavrıyla hemen her zaman
olumsuz şeylerden olumlu hususlara,
münkerâttan maruf hakikatine yönelmeye
hicret nazarıyla bakmış ve bu evsâfı hâiz
olanları “hakikat muhacirleri” olarak adlandırmışlardır ki, böyleleri iman, amel-i
sâlih ve marifet zirvesinde sürekli teveccüh, nefehât, kurb, muhabbet, maiyyet
ve üns billah iştiyakıyla oturup-kalkmış;
pek çok mukteziyât-ı beşeriyelerini nisyana emanet edip az yemiş, az içmiş, az
uyumuş; adeta cismâniyete ait hususlara
boykot yaparcasına hep Hakk’ı hecelemiş,
O’nunla gündüzlemiş, O’nunla gecelemiş
ve vuslat sevdasıyla çevrelerine hep aşk
u iştiyak besteleri sunmuşlardır. İnsanları
bu yüksek ufka çağırma mevzuunda İbrahim Hakkı Hazretleri duygu, düşünce ve
hislerini şöyle seslendirir:
“Ey dîde, nedir uyku, gel uyan gecelerde,
Kevkeplerin et seyrini seyrân gecelerde.
…
Çün gündüz olursun nice ağyâr ile gafil,
Ko gafleti, Dildâr’dan utan gecelerde...”
M. Fethullah Gülen Hocaefendi