Karanlık ve dar bir odadan son derece karmaşık bir dünyaya seyahat etmekle ortaya çıkan (zeki ve eğitimli insanların bile idrakini
aşkın) öğrenme yoğunluğunu hayal edin. Çok
şükür, bebeğimiz bu seyahati gerçekleştirmesine imkan tanıyan, olağanüstü bir motivasyon
sermayesi ile donatılmıştır.
İlk bir kaç gün veya ay boyunca (yetişkinlerden neredeyse hiç bir yardım almadan) harikulade bir öğrenim gerçekleşir. Bu ilk açılım,
ferdin geri kalan hayatında belki de hiç bu seviyede olmayacaktır. Bebeğin motivasyonu ve
merakı böylesine hızlı bir öğrenimi mümkün
kılıyor olabilir, fakat aynı zamanda mükemmel
bir işlemciye ve hafızaya sahip, insan beyni denilen benzersiz bir bilgisayarla desteklendiği
de unutulmamalıdır. Bunlar yetişkinlerin çocuğun öğrenimine karışmadan evvel mevcut olan
ana kaynaklardır.
Yetişkinlerin Öğrenime Tesiri
Anne baba, bakıcı, öğretmen ve diğer yetişkinlerin çocuğun öğrenimine etki etmelerinde başlıca iki ihtimal söz konusudur. Birincisi yukarıda
anılan iki sermayeyi en iyi şekilde kullanmak,
doğumdan beri başarıyla süregelen devamlı ve
anlamlı öğrenimin yolunu açmak. İkincisi ise
bu fıtrî sürece mânâsız ve bazen zorla müdahale ederek çocuğu “bilgilendirmeye” kalkışmaktır. Anne babalar veya bakıcılar yaklaşımlarının
özellikle çocuğun öğrenme serüveninin başlangıcında nasıl muazzam bir etkiye sahip olduğunu fark edemeyebilirler. Ancak seçtikleri yaklaşım, çocuğun zihnî alışkanlıklarını kayda değer
bir surette etkileyecektir.