" Hangi 2’si olursa olsun (acı ya da haz) sabırlı ol"
Acı da haz da değişkendir, birisi diğerine yerini bırakarak döner durur. Hayat, deneyimlerden ibarettir. Deneyim sadece kendisini bu iki biçimde gösterir: Acı ya da haz. Ancak acı veya hazzın ötesinde “gözlemci” vardır. Deneyimi kuran “deneyimleyendir”. Her ikisine de “sabırlı ol” diyerek tepkisellikle, deneyimin içerisinde kaybolmamayı bize hatırlatmaktadır. Sabır, “arzunun” çekim ve itim gücüne karşı halin ve anın içinde kalabilme becerisidir. Bunu ancak, görme, fark etme, izleme becerimizle geliştirebiliriz.
" Bu 2’sini hayatın pahasına gözle"
İkisi Derken İki Adet Yeminden Bahsetmektedir:
1. Aydınlanma, Hakikati Görme, Gerçeği Bilme, Kozmik Zekayı, Hakk’ı ya da Kendilik’i bilme olarak çevirebiliriz. Bu farklı kültürlerde farklı terimlerle tanınır. (Tibet öğretisinde aydınlanma potansiyeli ile herkeste saklı olan “buddhalık”, ve düzenin kendi zekası, denklemi ile dharma’dır)
2. Bu Gerçeği, Hakk’ı, Kendilik’i bilmenin Ortak Birlikten, ayrımsız bir aradalıktan geçtiğini unutmamayı hatırlatır. “Her koşulda şefkat, anlayış, sevgi ve bilgelik geliştirmek için yaşadığını hatırla” der. Şefkat, erdemlerin en büyüğüdür. Arapça’da Merhamet olarak bilinir, Rahman kökünden gelir. İlahi olanın niteliğidir “koşulsuzca kapsamak, sarma”k. Hakk’ı bilmek isteyen kendinde Hakk’ın sıfatlarını geliştirmelidir. Şefkati bilmek, Koşulsuz Bir aradalık’ta, Bütün’e, Gerçek’e götüren yoldur. Her deneyim, manevi büyümek için, şefkati ve bilgeliği geliştirmek için bir şanstır. Kimisine gitmek kimisine kalmak, kimisine tutmak kimisine bırakmaktır. Önemli olan bu 2 yeminin unutulmamasıdır.