
Sign up to save your podcasts
Or


İlişki koçu Adil Yıldırım'ın “8 sene boyunca cinsellik bağımlısıydım, günde 22 defa ilişkiye giriyordum.” itirafından “sabah alarmıyla uyanan kadınlarda dişil enerji yoktur” diyen beyefendiye… Bu hafta gündeme düşen en iddialı erkek açıklamalarını Kübra Sevimgin hesap kitapla, faturalarla ve bolca kahkahayla masaya yatırıyor.Ardından konu derinleşiyor. Reglken yapılmaz denen şeyler ve kadim öğretilerde regl dönemine yüklenen “bilge kadın", "şifacı kadın” anlamı, insanları cezalandırma şeklimizin en büyük korkumuzu ele vermesi, Japon felsefesine göre en yakın arkadaşın geçmiş hayatta kardeşin olabileceği inancı ve ilk buluşmada karşındakinin ayaklarına neden bakman gerektiği...Bir de işin itiraf tarafı var. Etrafındaki herkes çiftken yalnız kalmak, yolda olan “Deliriyo Muyuz?" ifşa bölümü, Gülnane ile Limoner bağımlılığı, Kısmetse Olur sevgisi, evde çay demleme lüksü ve flört uygulamalarında erkeklerin boyunu kaç santim uzun yazdığı...3-5 cm'in lafını yapmadan, birlikte deliriyo muyuz?
Hepsi ve daha fazlası
Deliriyo muyuz kanalında...#Deliriyomuyuz YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!
Delirirsen Buradayız 👇🏻https://www.instagram.com/deliriyomuyuzz/
https://mobile.twitter.com/deliriyomuyuzz
https://www.tiktok.com/@deliriyomuyuz
Cinsel hayata neler ket vurur? Kübra Sevimgin bu bölümde stresten telefona, gelir düşüklüğünden yatakta eleştiriye kadar ilişkileri sessizce yoran unsurları kendi üslubuyla masaya yatırıyor. Her kavgayı sevişerek kapatmanın bir süre sonra kavgayı nasıl değersizleştirdiğini anlatıyor.Bölümün en çok konuşulacak kısmı “erkek fonu” Kıskanç erkek mi, çapkın erkek mi, annesine düşkün erkek mi, iletişimi güçlü erkek mi? Kübra hangi erkeğe yatırım yapılır, hangisi insanı zarara uğratır, tek tek cevaplıyor. Şekerli kahve ve kötü bir deneyim yüzünden aşka küsmemeyi, aşk acısında ağrı kesicilerin etkisini inceleyen araştırmayı, Japonya'da geliştirilen konuşma engelleyiciyi ve Karadenizli erkeklerin köy sevgisini de konuşuyoruz.Ekim ayı, meme kanseri farkındalık ayı. Bölümün sonunda Kübra kendi kendine meme muayenesini, düzenli kontrolün önemini ve tedavi sürecinde partner desteğinin neden şart olduğunu hatırlatıyor. Belirtiler ve tarama için mutlaka bir sağlık profesyoneline danışın.
Hepsi ve daha fazlası
Deliriyo muyuz kanalında...#Deliriyomuyuz YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!
Delirirsen Buradayız 👇🏻https://www.instagram.com/deliriyomuyuzz/
https://mobile.twitter.com/deliriyomuyuzz
https://www.tiktok.com/@deliriyomuyuz
İlk buluşmada hesabı kim öder? Kahve ısmarlamak centilmenlik mi, yoksa bir tür yatırım mı? Kübra Sevimgin bu bölümde para hesabı yapan cimri erkekleri, ilk buluşmada flört ekonomisini ve hiçbir jestin altında kalmamayı kendi kurallarıyla anlatıyor.Bölümün en çok konuşulacak hikâyesi ise Gizem’den geliyor. Bir double date sonrası gelen “hesap için kılınızı bile kıpırdatmadınız” mesajı, atılan IBAN ve 400 liralık hesaba karşılık gönderilen 1.000 liraya gelen akıl almaz cevap.Bunun yanında “çıtır seviyorum” videosuna gelen yorumlar ve kendinden küçük erkeklerle ilişki, uzun süre işlevsiz sanılıp yeni araştırmalarla yeniden ele alınan organ, laf bölmeyen şempanzeler, büyü bozma vaadiyle dolandırıcılık, ev fiyatları, hayal kurmanın gücü ve uzayda sevişmek mümkün mü sorusu da bu bölümde masada.
Hepsi ve daha fazlası
Deliriyo muyuz kanalında...#Deliriyomuyuz YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!
Delirirsen Buradayız 👇🏻https://www.instagram.com/deliriyomuyuzz/
https://mobile.twitter.com/deliriyomuyuzz
https://www.tiktok.com/@deliriyomuyuz
Kızlar, bu bölüme bir ricayla başlıyorum: Smeartestinizi, HPV aşınızı ve meme kontrollerinizi ertelemeyin. Neden bu kadar ısrar ettiğimi kendi deneyimlerimle anlattım; korunmak istemeyen erkeklere, rızaya ve “bir kereden bir şey olmaz” cümlesine de net bir cevabım var. (Kontrollerin sıklığı ve size uygun yöntem için mutlaka doktorunuza danışın.) Sonra uzun gelincik sendromuna geçiyoruz: Sen yükseldikçe seni alkışlamak yerine başarını şansa bağlayan insanlar neden var? Bir yandan da en saçma şeyleri bile kutlamayı neden bu kadar sevdiğimi, sevdiğim insanların yanında IQ’mun nasıl düştüğünü ve 2026’da arkadaşlık kavramının neden kaybolmaya başladığını konuştuk.
Bölümün ikinci yarısında halı saha deyince koşan ama çöpü atarken ıkınan erkekleri, amuda kalkan kokarca hikâyesini ve iyi erkekler kapıldıktan sonra kötünün iyisini aramak zorunda kalışımızı masaya yatırıyoruz. Instagram’dan gelen sorulardaysa hastayken neden hep o kişiyi aramak istediğimizi konuştuk.
Hepsi ve daha fazlası
Deliriyo muyuz kanalında...#Deliriyomuyuz YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!
Delirirsen Buradayız 👇🏻https://www.instagram.com/deliriyomuyuzz/
https://mobile.twitter.com/deliriyomuyuzz
https://www.tiktok.com/@deliriyomuyuz
Hoşlandığı halde mesaj atmayan erkekler; 17 kez okunan, arkadaş grubuna atılıp satır satır analiz edilen mesajlar… Kübra Sevimgin bu bölümde her şeye anlam yükleme alışkanlığımızı ve beynimizin belirsizliğe neden bu kadar dayanamadığını kendi itiraflarıyla anlatıyor.Erkekler gerçekten geç mi olgunlaşıyor? Beyin gelişiminin ortalama 32 yaşa kadar sürdüğünü söyleyen araştırmadan yola çıkıp kendinden küçüklerle neden flört ettiğini açıklıyor. Y ve Z kuşağının ghosting, gaslighting ve love bombing sözlüğüne de uğruyoruz. İstemediğin birinin bile seni seçmesini istemek, onaylanma ihtiyacı ve alkolün verdiği yetkiye dayanarak yapılan o gece yarısı araması da bu bölümde.Gündem de boş kalmıyor. Dükkanının önündeki ağacı kesen esnafa belediyenin verdiği cevap, Instagram’da çoğalan tuvalet temizliği videoları ve Jeff Bezos’a atfedilen yapay zeka - su yorumu. Siz bir mesajı en fazla kaç kere okudunuz?
Hepsi ve daha fazlası
Deliriyo muyuz kanalında...#Deliriyomuyuz YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!
Delirirsen Buradayız 👇🏻https://www.instagram.com/deliriyomuyuzz/
https://mobile.twitter.com/deliriyomuyuzz
https://www.tiktok.com/@deliriyomuyuz
Wimbledon Tenis Turnuvası'ndaki influencer krizinden, kiralık düğün altınlarına bu bölümde gösteriş kültürünü masaya yatırıyoruz. Turnuvaya tenisten haberi olmadan giden influencerlar, "dostlar alışverişte görsün" diye takılan altınlar ve sosyal medyada göz boyamak için oluşturulan imajlar… Sizce gösterişli düğün yapan çiftler gerçekten daha mı çabuk boşanıyor?Sonra biraz tarihe dönüyoruz. Etek, tayt, peruk, makyaj, pembe renk, topuklu ayakkabı ve küpe aslında eskiden erkekler için kullanılıyormuş. Küpe takan ya da pembe giyen erkeğe laf edenlere de söyleyeceklerim var. Sizlerden gelen taleple Yağız, Emre ve İbrahim isimlerini analiz ettim. Bir de ahtapotların kin güdüp kabuk fırlattığını bu videoda öğrendik.Bölümün sonunda ise kendimle ilgili uzun süredir anlatmadığım bir şeyi paylaştım. Beni sevsinler diye kendimden nasıl vazgeçtiğimi, bir saç bandının hikâyesini ve bugün nasıl "hayır" diyebilen bir kadın olduğumu açıkça anlatıyorum.
Hepsi ve daha fazlası
Deliriyo muyuz kanalında...#Deliriyomuyuz YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!
Delirirsen Buradayız 👇🏻https://www.instagram.com/deliriyomuyuzz/
https://mobile.twitter.com/deliriyomuyuzz
https://www.tiktok.com/@deliriyomuyuz
Bu bölümde Kübra Sevimgin; tanışmanın henüz başında “hayatımda gördüğüm en özel kadınlardan birisin” diyip, ardından mesajlara saatler sonra cevap veren adamlar "ghostlayan erkekler" ile programı açıyor. Oradan herkesin bildiği ghostlanma hikâyelerine, erkeklerin iletişim kurmaktaki tuhaf kararsızlığına ve Kübra’nın ortaya attığı inovatif bir fikre geliyoruz. "Ex flörtler için ortak bir veri tabanı kursak ve kim kimden neden ayrıldı hepsi orada yazsa, hayat kolaylaşmaz mıydı?"Sohbet ardından doğum günlerine geliyor. Eylül ayı, Başak burcu derken doğum günü kutlamalarının kökenindeki hikâye ile devam ediyor. Kötü ruhlar, ay tanrıçası Artemis’e sunulan kekler, pastanın üstünde yanan mumlar ve çıkan dumanın koruyucu olduğuna dair inanış. Bugün üflediğimiz mum gerçekten oradan mı kalma? Kübra anlatıyor, kararı ise size bırakıyor.Bölümün ikinci yarısı kişisel bir itiraf ve yüzleşme ile devam ediyor. Bizzat Kübra Sevimgin'in ağzından “eski Kübra'yı" dinliyoruz. Kendini eksik hisseden, o eksikliğin bir erkekle tamamlanacağını sanan ve değersizlik duygusuyla büyümüş o kadını. “Kendini sevmezsen kimse seni sevmez” kalıbına neden katılmadığını, kendine dürüst olmanın nasıl bir sevgi biçimi olduğunu paylaşıyor. Ve bir metafor ortaya atıyor. "Aynı kaynar su yumurtayı sertleştirirken patatesi yumuşatıyor."Kapanışta ise Japonca bir kelime var. "koi no yokan" Yani aşkın önsezisi. İlk görüşte aşk değil, birini gördüğünüzde o insanın hayatınızda bir yeri olacağını hissetmek.Birlikte "Delirmek" için yorumlarınızı bekliyoruz.
Hepsi ve daha fazlası
Deliriyo muyuz kanalında...#Deliriyomuyuz YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!
Delirirsen Buradayız 👇🏻https://www.instagram.com/deliriyomuyuzz/
https://mobile.twitter.com/deliriyomuyuzz
https://www.tiktok.com/@deliriyomuyuz
Bu hafta arkadaşlarım "Kübra, hep erkekleri gömüyorsun, bize kadınları da anlat" dedi. Ben de Instagram'dan erkeklere sordum. "Kadınlarda sizi rahatsız eden şeyler neler?" Gelen cevaplar bir yandan güldürdü bir yandan düşündürdü. Uzun tırnaktan bakımsızlığa, geğirmeden karın gurultusuna kadar her şey masada.Ama işin bir de ciddi tarafı var. Travmalarımızın arkasına sığınıp partnerimizden bizi iyileştirmesini beklemek, hiçbir şey söylemeden karşı tarafın niyet okumasını ummak ve ilk buluşmayı alkolle yapmak... Bu bölümde ilişkilerde açık iletişimi, belirsizliğin bedelini, "fark edilme sanatıyla sevilmeyi" ve neden kimsenin kimsenin kurtarıcısı olmadığını konuşuyorum.Sonra işler tamamen raydan çıkıyor. Orbiting ne demek, durmadan nazlanan erkekler listesinde kimler var, adının son iki harfi "an" olanlarla ilgili o meşhur tespit, dünyanın en güzel kelimesi seçilen Māori sözcüğü "kaitiakitanga" ve ilk 15'e giren Türkçe kelime "yakamoz"... Kapanışta da hep merak ettiğimiz soruyu hocama canlı bağlanıp sordum. "Kısır olan bir kadın regl olur mu?"
Hepsi ve daha fazlası
Deliriyo muyuz kanalında...#Deliriyomuyuz YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!
Delirirsen Buradayız 👇🏻https://www.instagram.com/deliriyomuyuzz/
https://mobile.twitter.com/deliriyomuyuzz
https://www.tiktok.com/@deliriyomuyuz
Bu bölüm nazarla açılıyor ama nereye gideceği hiç belli değil. Kübra Sevimgin önce uğursuzluk inanışlarından başlıyor. İncir ağacının altından geçmek, gece kirli su dökmek, sakız çiğnemek. Sonra kapı eşiği meselesine giriyor. Türk mitolojisi ve şamanizmde her evin koruyucu bir ruhu olduğuna inanıldığını, kapı eşiğinde duran bu ruha “eşik iyesi” dendiğini ve “eşiğe oturma” uyarısının aslında nereden geldiğini anlatıyor.Oradan konu bir anda beyaz atlı prense bağlanıyor. Kübra’nın tercihi net! "Prens değil şövalye!" Ardından düğün sezonunun faturası masaya yatırılıyor. 60 bin liralık gelin makyajı, geline kapı açmak için istenen 50 bin lira, koreografiye dönüşmüş kınalar ve mehir olarak araba isteyenler. Bölümün en tartışmalı kısmı ise bir izleyici mesajıyla açılıyor. Kadınlar kedilerine böyle tatlı tatlı bakarken erkeklerine neden aynısını yapmıyor? Kübra’nın cevabı kısa. "Kedi ona muhtaç, erkek değil."Kapanışta başarının rutinle ilişkisi, kendi paranla yaşamanın anlamı, “kralı sirke koysan, kral soytarı olur” sözü ve Doğu dizisinde görülen ücretli otel prezervatifi ve korunma tartışması var.
Hepsi ve daha fazlası
Deliriyo muyuz kanalında...#Deliriyomuyuz YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!
Delirirsen Buradayız 👇🏻https://www.instagram.com/deliriyomuyuzz/
https://mobile.twitter.com/deliriyomuyuzz
https://www.tiktok.com/@deliriyomuyuz
Geçenlerde sosyal medyada bir olaya denk geldim: bir çift dört beş gün konuşuyor, sonra buluşuyorlar ve adam kadına regl tarihini soruyor. Ben bu soruyu duyunca “baş tacı bu adam” dedim, çünkü regl takvimini bilen adam sana nasıl davranması gerektiğini de bilir. Ama sohbet oradan hiç beklemediğim bir yere gitti. Bölüme o hikâyeyle başladım ve flörtte açık iletişimin ne zaman kurulması gerektiğini konuştum.Sonra bir araştırma çıktı karşıma: gençler tutunacak bir dal arıyor. Tarot da açtırıyor, fal da baktırıyor, doğum haritasına da baktırıyor ama duasını da bırakmıyor. Ben de astrolojiye inanan biri olarak bu ikiliği anlattım; tarotu neden bıraktığımı, kahve falıyla aramın neden muallak olduğunu, şükretmenin bereketini ve hayatıma aldığım insanları nasıl “test ettiğimi” konuştum. 1+1=11 dövmemin hikâyesi de bu bölümde.Bölümün mottosu ise net. "Tavır almıyoruz, tepki veriyoruz." Çünkü insanlar tavırlara değil tepkilere bakıyor, sınırını ancak tepki vererek çizebiliyorsun. Oradan seni kullanmaya çalışanlara, karşılıksız destek verdiğin arkadaşlıklara ve "Kötü gün dostu istemiyorum, iyi gün dostu istiyorum." cümlesine geldim. Kapanışta da yaptığı her kötülüğün arkasına travmasını sığdıranlara söyleyeceklerimi tabii ki esirgemedim. 😎
Hepsi ve daha fazlası Deliriyo muyuz kanalında...#Deliriyomuyuz YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!
Delirirsen Buradayız 👇🏻https://www.instagram.com/deliriyomuyuzz/
https://mobile.twitter.com/deliriyomuyuzz
https://www.tiktok.com/@deliriyomuyuz
From the publisher's feed

65 Listeners

80 Listeners

23 Listeners

4 Listeners

10 Listeners

66 Listeners

50 Listeners

18 Listeners

43 Listeners

10 Listeners

6 Listeners

2 Listeners

0 Listeners

0 Listeners