Arzım ey dost hevâîlik içindeki hâlim,
Bırakmadı yakamı hiçbir zaman o zâlim;
Haşyetle ürpermesi kalbimin tüm âmâlim,
Aşk u iştiyaktan mahrumiyettir melâlim.
Geçsin ayrılık demleri birer serap gibi,
Cayır cayır yansın ciğerlerim kebap gibi,
Doğsun teveccüh günü gökteki mehtap gibi,
Kuşatsın benliğimi sevgin â�itâp gibi…
Hep bülbül sesleri duyayım gönül bağından,
Tutuşturulsun mumum Senin öz çerağından;
Her yanda revh ü reyhan essin ışık çağından,
Duyalım duyan gibi Habîb’in dudağından.
Savrulsun riyâhla sararmış bütün yapraklar,
Kuvve-i inbâtiye elde etsin topraklar,
Hep hayat zemzemesiyle çağlasın ırmaklar.
Gelip otağlar kursun o çehresi apaklar…
Keremler kıl ey Yâr, bırakma bizleri yolda!..
Kurtar bendegânı, sürünmekte sağda solda!..
Izdırapla inliyorlar canları dudakta,
Destigîr ol onlara ne olur son durakta!..