
Sign up to save your podcasts
Or


Babacan’ın gündeminde Kürt sorunu, Bitlis’in yerel sorunları, eğitim politikaları ve ifade özgürlüğü vardı.
Bitlis’e yeterli sayıda okul yapılmamasını eleştiren Babacan şunları söyledi:
“Bitlisli vatandaşlarımız, iş kaybı, eğitim kaybı, hak kaybı, sağlık kaybı, değerler kaybı ile aslında her şeyini kaybediyor. Ama Bitlis, çocuklarını eğitimsiz bırakanlar yüzünden en çok da geleceğini kaybediyor. Bitlis, eğitimde devletin ihmali nedeniyle geri kaldı. Çocuklarımız, hele hele kız çocuklarımız eğitimden mahrum bırakıldı.”
Babacan, ifade ve basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini savundu:
“Bu ülkede tek bir tane düşünce olsun isteniyor. Bu mümkün değil. Herkesin aynı şeyi söylediği bir ülke, bir düzen olmaz. O düzenin adına demokrasi denmez. Demokratik bir hukuk devletinde eleştiriden korkulmaz. Bir bakıyorsunuz, gazeteciler tutuklanıyor. Her gazete aynı manşetle mi çıksın? Farklı hiçbir görüşe yer verilmesin mi? Siz gazetecileri papağan mı zannediyorsunuz?”
----------------------------------------------------------------------
Resmi Sosyal Medya Hesapları
https://www.instagram.com/alibabacan
https://twitter.com/alibabacan
https://www.facebook.com/alibabacan
Deva Partisi Resmi Sosyal Medya Hesapları
https://www.instagram.com/devapartisi
https://twitter.com/devapartisi
https://www.facebook.com/devapartisi
Daha fazla video için kanalımıza abone olun: youtube.com/c/devapartisi
Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan'ın kanalına abone olmak için: youtube.com/c/alibabacan
#DEVAPartisi #AliBabacan #Bitlis #Kongre #İlKongresi #TürkiyeninDEVAsı #BitlisinDEVAsı #Esnaf #Gençler #KadınHakları #Eşitlik #Adalet #Özgürlük #Hukuk #Ekonomi
DEVA Partisi’nin mevcut yönetimden çok daha dürüst ve becerikli kadroları olduğunu ifade eden Babacan şunları söyledi:
“Bütün ekibimizden, şu anki hükûmetten her konuda çok daha iyi on tane hükümet çıkarırız. İster ekonomi, ister sağlık, ister tarım, ister sanayi, ister kültür, ister sanat olsun. Aklınıza gelen her konuda, DEVA Partisi, mevcut yönetimden çok daha becerikli, çok daha dürüst, işini çok daha iyi bilen on tane bakanlar kurulu çıkarır.”
#DEVAPartisi #AliBabacan #Batman #Kongre #İlKongresi #TürkiyeninDEVAsı #BatmanınDEVAsı #Esnaf #Gençler #KadınHakları #Eşitlik #Adalet #Özgürlük #Hukuk #Ekonomi
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin 1. Olağan Çorum İl Kongresi’nde konuştu. Babacan’ın gündeminde Anayasa Mahkemesi, ekonomi, sağlık ve eğitim politikaları ile Azerbaycan-Ermenistan çatışması vardı. Babacan şunları söyledi:
Bir hükûmet üyesinin utanç verici sözleri, güvenlik konusundaki acziyetinin itirafıdır
Anayasa Mahkemesinin aldığı bir karar üzerine, bir hükümet üyesi Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı şahsen hedef alan, hem iftiralar içeren hem de tehdit kokan açıklamalar yaptı. Mahkeme kararları elbette eleştirilebilir, ancak ülkedeki güvenliği sağlamakla yükümlü bir hükûmet üyesinin bir yüksek yargı mensubuna sarf ettiği sözler ülkemiz adına utanç vericidir. Hükümetin güvenlik konusundaki acziyetinin itirafıdır. Hükümet kendi işini yapamadığını ilan etmiştir.
Bugün Anayasa Mahkemesini hedef alanların bir kısmı, askeri vesayet günlerinde, o yüce mahkemede görev yapan yargıçların hür iradeleriyle davranma cesaretine sahip olmaması yüzünden seçilme hakları gasp edilmiş, partileri kapatılmış, inanç özgürlükleri ayaklar altına alınmış insanlar. Devran döndü, şimdi bu insanların bir kısmı iktidarda. Ancak, vesayet rejimindeki hak hukuk tanımayan iktidarlar gibi davranmaya başladılar. İktidar, ne yazık ki, bugünün yüksek mahkeme mensuplarını vesayet rejiminin yargıçlarına benzetmeye çalışıyor.
Adalete inanmıyorlar
Ne zaman özgürlükçü, demokrat, adil, hakka uygun bir karar verilse karşı çıkıyorlar. Çünkü adalete inanmıyorlar.
İktidarın ortağı, Anayasa Mahkemesi için “engel” dedi, “yeniden yapılandırılması gerek” dedi. Cumhurbaşkanı da destekledi. Kimse kusura bakmasın, halkımız mağdur edildiğine inandığında Anayasa Mahkemesine başvuracak ve elbette hakkını arayacak.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin 1. Olağan Çorum İl Kongresi’nde konuştu. Babacan’ın gündeminde Anayasa Mahkemesi, ekonomi, sağlık ve eğitim politikaları ile Azerbaycan-Ermenistan çatışması vardı. Babacan şunları söyledi:
Bir hükûmet üyesinin utanç verici sözleri, güvenlik konusundaki acziyetinin itirafıdır.
Anayasa Mahkemesinin aldığı bir karar üzerine, bir hükümet üyesi Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı şahsen hedef alan, hem iftiralar içeren hem de tehdit kokan açıklamalar yaptı. Mahkeme kararları elbette eleştirilebilir, ancak ülkedeki güvenliği sağlamakla yükümlü bir hükûmet üyesinin bir yüksek yargı mensubuna sarf ettiği sözler ülkemiz adına utanç vericidir. Hükümetin güvenlik konusundaki acziyetinin itirafıdır. Hükümet kendi işini yapamadığını ilan etmiştir.
Bugün Anayasa Mahkemesini hedef alanların bir kısmı, askeri vesayet günlerinde, o yüce mahkemede görev yapan yargıçların hür iradeleriyle davranma cesaretine sahip olmaması yüzünden seçilme hakları gasp edilmiş, partileri kapatılmış, inanç özgürlükleri ayaklar altına alınmış insanlar. Devran döndü, şimdi bu insanların bir kısmı iktidarda. Ancak, vesayet rejimindeki hak hukuk tanımayan iktidarlar gibi davranmaya başladılar. İktidar, ne yazık ki, bugünün yüksek mahkeme mensuplarını vesayet rejiminin yargıçlarına benzetmeye çalışıyor.
Adalete inanmıyorlar.
Ne zaman özgürlükçü, demokrat, adil, hakka uygun bir karar verilse karşı çıkıyorlar. Çünkü adalete inanmıyorlar.
İktidarın ortağı, Anayasa Mahkemesi için “engel” dedi, “yeniden yapılandırılması gerek” dedi. Cumhurbaşkanı da destekledi. Kimse kusura bakmasın, halkımız mağdur edildiğine inandığında Anayasa Mahkemesine başvuracak ve elbette hakkını arayacak.
Orta direk yıkılıyor
Hükûmetin yaptığı yanlışlar yüzünden orta direk yıkılıyor. Yalanlarla, çarpıtmalarla kandırmaya çalışsalar da biz bunları görüyoruz, halk görüyor. “Biz döviz kuruna bakmıyoruz, ilgilenmiyoruz" diyorlar. Halkı cahil, anlamaz sanıyorlar. Halk, her gün sokakta, pazarda, markette gerçek enflasyonu da işsizliği de iliklerine kadar hissediyor. Yeter artık. Biz bu yanlışların bedelini ödemek istemiyoruz.
Kur sizi ilgilendirmiyor da niçin akaryakıta zam yapıyorsunuz? Niçin elektriğe zam yapıyorsunuz? Bunların maliyetinin direkt döviz kuruna bağlı olduğunu bu halk anlamıyor mu zannediyorsunuz? Devletin borcunun önemli bir kısmının döviz borcu olduğunu bu millet bilmiyor mu sanıyorsunuz?
En önemli milli çıkarımız halkımızın sağlığıdır
İktidar, Koronavirüs tablolarının gerçek tabloyu yansıtmadığını açıkladı. Türk Tabipleri Birliği aylardır verilerin gerçek olmadığını söylediği için hain ilan edildi. Sırf turizm gelirlerini artırma gayesiyle sağlık istatistikleri tahrif edilemez. Bu halkın canının hiç mi kıymeti yok? Mesele ülkenin çıkarlarıysa, en önemli milli çıkarımız halkımızın sağlığıdır.
Her yere para bulan iktidar sağlık ve eğitime gelince para bulamıyor. İlaç ve tıbbı malzeme tedarik eden firmalara borçlarını ödemiyor. Çünkü devletin bütçesi iflas etmiş durumda. Hazinede para kalmadı. Ama bu durumda bile Kanal İstanbul için ihale yapmayı ihmal etmiyorlar.
From the publisher's feed