Bu bölümde aşırı düşünmenin görünen tarafını değil,
travmanın beden ve zihin üzerindeki izlerini, alarm sisteminin neden kolay kapanmadığını ve kişinin duygudan kaçmak için düşünceyi nasıl kullandığını anlatıyorum.
Zihin neden susmaz?
Neden analiz ettikçe rahatlamak yerine daha da geriliriz?Neden bazı duygular düşünceye dönüşerek kontrol edilmeye çalışılır ve neden bu kontrol hiçbir zaman tam olarak işe yaramaz?
Yakınlık, belirsizlik, reddedilme ihtimali ya da kaybetme korkusu beynin alarmını tetiklediğinde, düşünmek bir savunma haline gelir. Bir zamanlar koruyan bu mekanizma,
bugün aynı döngünün içinde sıkışmış hissettirebilir.
Bu bölüm, aşırı düşünmeyi susturmak için değil—
onun neyi bastırmaya, neyi taşımamaya, neyi kontrol etmeye çalıştığını anlamak için.