Konuğumuz Yunus Emre Özorhan, konumuz Progressive Rock. 60’ların sonunda başlayan serüvenimizde, söz şüphesiz ki dönüp dolaşıp Dream Theater’a düştü. Sıklıkla Portnoy’la coştuğumuz, Portnoy’un ayrılmasından sonra davulcu seçmelerinde Marco Minnemann’a atılan kazıktan da bahsetmeden geçmediğimiz. Genesis, Gentle Giant, Jethro Tull, Rush gibi ustalara selam çaktığımız, ardından Kuzey Avrupa ekolüne kadar da geldiğimiz, geniş bir program oldu. Ya da başka bir deyişle Hell Yeah \m/