Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji

Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji

By Faruk ToprakTechnology
Download on the App Store

Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji episodes

  • QR Kodlarıyla Etkileşimli Pazarlama Kampanyaları Oluşturmak

    QR Kodlarıyla Etkileşimli Pazarlama Kampanyaları Nasıl Oluşturulur?

    QR kodlar, günümüzde yalnızca restoran menülerinde değil; reklam panolarından ürün ambalajlarına, mağaza vitrinlerinden YouTube videolarına kadar pek çok alanda karşımıza çıkıyor. Ancak artık sadece bir bağlantıya yönlendiren araç olmaktan çıktılar. Stratejik olarak kullanıldıklarında markalar için güçlü bir etkileşimli pazarlama aracı haline geliyorlar.

    QR Kod Nedir ve Nasıl Çalışır?

    QR kod (Quick Response), bilgiyi iki boyutlu kare kodlar aracılığıyla hızlıca aktarabilen bir teknolojidir. Genellikle bir web sitesi bağlantısı, sosyal medya profili, PDF dosyası ya da iletişim formuna yönlendirme yapmak için kullanılır. Ancak burada kritik olan nokta, QR kodun yönlendirdiği içeriği stratejik ve dönüşüm odaklı tasarlamaktır.

    Türkiye’de QR Kodun Gelişimi

    İlk Yıllar: Deneysellik Dönemi

    Türkiye’de QR kodlar 2010’lu yılların başında kullanılmaya başladı. Ancak o dönemde akıllı telefonlar yeterince yaygın değildi ve internet erişimi sınırlıydı. Bu yüzden QR kodlar daha çok kataloglarda, kartvizitlerde ve afişlerde “yenilikçi ama pasif” bir araç olarak kullanıldı.

    Kırılma Noktası: Pandemi

    Gerçek anlamda kitlesel kullanıma geçiş 2020’deki pandemi süreciyle oldu. Restoran menülerinin kaldırılması, AVM giriş sistemleri ve kamu uygulamalarında QR kodlar yoğun şekilde kullanılmaya başlandı. Bu süreç kullanıcıyı eğitirken, markaları da daha yaratıcı çözümler üretmeye teşvik etti.


    Günümüzde QR Kodların Kullanım Alanları

    Fiziksel ve Dijital Dünyalar Arasında Köprü

    QR kodlar artık hem fiziksel hem dijital mecralarda bir bağlantı köprüsü görevi görüyor. Bankacılık uygulamalarında ödeme yaparken, Trendyol ve Getir gibi platformlarda kampanya entegrasyonlarında, mağaza içi ürün bilgilerinde aktif olarak kullanılıyor.

    Etkileşimli Kampanya Fikirleri

    • QR kodla indirim çarkı döndürme ve anlık kupon kazanımı
    • Ürün ambalajından tarif videosuna ulaşma
    • Açık hava reklamından WhatsApp botuna geçiş
    • TV reklamı üzerinden mobil uygulama indirme
    • Etkinliklerde check-in ve çekiliş katılımı
    • Restoranlarda QR ile yorum ve anket yönlendirmesi


    Türkiye’den Başarılı QR Kod Kampanyaları

    Burger King

    Dans eden karakterin üstüne yerleştirilen QR kod, kullanıcıyı uygulama indirmeye yönlendirdi ve bedava burger kazandırdı. Kullanıcı tek adımda kampanyaya katılabildi.

    Coca-Cola

    Etkinliklerde dağıtılan kutuların üzerinde bulunan QR kodlarla kişisel mesaj gönderme deneyimi sunuldu. Hem duygusal bir bağ oluşturuldu hem de veri toplama sağlandı.


    Teknik Olarak Nelere Dikkat Etmeliyiz?

    Dinamik QR Kodu Kullanın

    Statik bağlantılar yerine, URL’si sonradan değiştirilebilen dinamik QR kodlar tercih edilmelidir. Bu sayede kampanyalar güncellenebilir, A/B testleri yapılabilir ve detaylı analizler alınabilir.

    Mobil Uyumluluk ve Hız

    QR kodla erişilen sayfa mutlaka mobil uyumlu olmalı ve 3 saniyeden kısa sürede yüklenmelidir. Formlar sade, anlaşılır ve kullanıcı dostu tasarlanmalıdır.

    Marka Tasarımıyla Uyumlu QR Kodlar

    Siyah-beyaz standart görseller yerine, markanın renklerine ve logosuna uygun şekilde özelleştirilmiş QR kodlar daha fazla dikkat çeker ve tarama oranını artırır.

    Analiz İçin UTM Parametreleri Ekleyin

    Her QR bağlantısının sonunda UTM etiketleri kullanarak, Google Analytics üzerinden trafik kaynağını, etkileşim oranını ve dönüşüm verilerini izleyebilirsiniz.

    QR Kodlar Artık Sadece Kod Değil, Deneyimdir

    Bugünün pazarlama dünyasında QR kodlar yalnızca bilgi paylaşım aracı değil; dönüşüm sağlayan, kullanıcı verisi toplayan ve markaya değer katan birer deneyim platformuna dönüştü. Kampanyalarında QR kodları kullanırken mutlaka stratejik bir yaklaşım belirlemeni öneriyorum.

    Doğru tasarlanmış bir QR kod, kullanıcıyı yalnızca bir bağlantıya değil, markanın hikâyesine ve deneyimine götürür.


    Beni @frktprk Instagram'dan takip etmeyi untumayın.

    13 min
  • ChatGPT’ye Yeni Gelen “Alışveriş” Özelliği. E-ticaret ve Performans Reklamları Nasıl Etkilenecek?

    OpenAI’ın geliştirdiği ChatGPT, uzun süredir üretken yapay zekanın en popüler yüzlerinden biri. Ancak artık sadece içerik üretmiyor, kod yazmıyor ya da sohbet etmiyor. Yepyeni bir dönem başlıyor: Yapay zeka destekli alışveriş asistanlığı.

    Bu bölümde ChatGPT’nin alışveriş özelliğini detaylı şekilde inceliyoruz. Bu sistem nasıl çalışıyor, kullanıcıya ne kolaylıklar sağlıyor, dijital pazarlamacılar bu gelişmeye nasıl adapte olmalı, markalar için ne anlama geliyor?

    Hepsini adım adım açıklıyorum.


    ChatGPT Alışveriş Özelliği Nedir?

    ChatGPT’nin yeni alışveriş özelliği, kullanıcıların yapay zekaya ürün buldurabildiği, karşılaştırma yaptırabildiği, öneri alıp satın alma sürecini başlatabildiği bir entegrasyon sistemidir.

    Bu sistem, sohbet ekranını bir alışveriş asistanına dönüştürüyor.

    Örneğin kullanıcı şunu yazabiliyor:

    “Annem için doğum günü hediyesi arıyorum, 1000 TL civarında, ev dekorasyon ürünleri olabilir.”


    ChatGPT bu sorguyu analiz ederek, alışveriş platformlarında (şu an için ABD’de aktif olan Shopify, Instacart, Klarna, Temu, BestBuy) ilgili ürünleri tarıyor, karşılaştırıyor ve kullanıcıya direkt öneriler sunuyor. Üstelik bu öneriler sadece metin değil — görseller, fiyatlar ve satın al butonlarıyla birlikte geliyor.

    - Yani kullanıcı artık Google’da arama yapmıyor.

    - Doğrudan sohbet ederek alışveriş yapıyor.

    - İlk defa arama yerine sohbetle satın alma süreci başlıyor.


    Bu Sistem Nasıl Çalışıyor?

    ChatGPT’nin alışveriş sistemi, GPT-4o altyapısının üzerine kurulu. Bu model, kullanıcının niyetini analiz ederek şunları yapabiliyor:

    • Ürünleri kategori bazlı filtreliyor
    • Fiyat/performans değerlendirmesi yapıyor
    • Ürün açıklamaları ve kullanıcı yorumlarını analiz ederek karar sürecini destekliyor
    • Önceki konuşmalardan veya sorulardan kullanıcı profilini çıkarabiliyor
    • Doğrudan alışveriş bağlantılarıyla süreci tamamlıyor

    Örneğin kullanıcı önce kulaklık sordu, sonra spor salonu için çanta istedi. ChatGPT bu iki ürünü bağlamsal olarak eşleştirip “Spor için bu powerbank’i de düşünebilirsiniz” gibi ek önerilerde bulunabiliyor.

    Bu, artık sadece öneri değil, stratejik satış yapabilen bir yapay zeka demek.


    Kullanıcı Deneyimi Nasıl Değişiyor?

    Eskiden kullanıcı şunları yapardı:

    1. Google’a girer
    2. Anahtar kelimeyle arama yapar
    3. Site site gezer
    4. Ürünleri inceler
    5. Yorumları okur
    6. Sepete ekler ve satın alır

    Şimdi bu süreç tek bir ChatGPT ekranında gerçekleşiyor. Kullanıcı sormakla, alışverişi tamamlamak arasında sadece birkaç adım uzakta.

    Bu da:

    • Daha hızlı karar
    • Daha az dikkat dağınıklığı
    • Daha kişiselleştirilmiş öneriler
    • Daha yüksek dönüşüm oranı anlamına geliyor

    Pazarlamacılar İçin Ne Anlama Geliyor?

    Dijital pazarlamacılar ve markalar için bu gelişme bir devrim niteliğinde. Çünkü artık rekabet sadece arama motorlarında değil, yapay zeka algoritmalarında da görünür olmak üzerine kurulacak.


    1. SEO Değişiyor

    Geleneksel SEO stratejileri sadece Google için değil, artık ChatGPT gibi AI platformları için de kurgulanmalı. Ürün başlıkları, açıklamaları, görseller ve yorumlar yapay zeka tarafından analiz edilebilir formatta olmalı.


    2. Ürün Verisi ve Entegrasyon

    Ürün bilgileri doğru, eksiksiz ve standart API’lerle uyumlu olmalı. Yani ürünlerinizin “AI-friendly” hale getirilmesi gerekiyor. Eğer sistem sizi tanımıyorsa, sizi önermesi de mümkün değil.


    3. İçerik Pazarlaması Yeniden Şekilleniyor

    Artık sadece kullanıcıya değil, AI modeline de hitap eden içerikler üretmeniz gerekiyor. Ürün sayfalarınızda yer alan bilgiler, yapay zekanın anlayabileceği şekilde yapılandırılmalı.


    4. Küçük İşletmeler İçin Fırsat mı Tehdit mi?

    Büyük markalar bu entegrasyonlara hızla adapte olurken, küçük işletmelerin doğru veri yönetimiyle algoritmalarda öne çıkma şansı da bulunuyor. Ancak verisi eksik olan, entegrasyon sağlamayan markalar bu dönüşümde geride kalabilir.


    Bu bölümü beğendiysen podcastimi hem YouTube'da hem Shopify'da takip etmeyi unutma. Beni Instagram'dan @frktprk takip edebilirsin.

    16 min
  • İşletme Mezunu Musun Yazılımcı Mı? Hangi Bölüm Mezunları Dijital Pazarlamada Fırtına Gibi Esiyor?

    Türkiye’de dijital pazarlama alanı hızla büyürken, bu sektöre yönelen gençlerin sayısı da her geçen gün artıyor. Peki bu alanda çalışanlar hangi üniversite bölümlerinden mezun? Dijital pazarlama için özel bir eğitim mi gerekli? Yoksa herkes bu dünyada kendine yer bulabilir mi?

    Bu yazıda, Türkiye’de dijital pazarlama kariyeri yapmak isteyen gençler için kapsamlı bir yol haritası sunuyoruz. Hangi bölümlerden mezun olanlar daha çok tercih ediliyor, neden bu alan seçiliyor ve kimler dijital pazarlama kariyeri için uygun? Hepsi detaylı olarak burada.

    Hangi Bölüm Mezunları Dijital Pazarlamayı Seçiyor?

    1. İşletme (%22)

    Dijital pazarlama sektöründe çalışanların büyük kısmı işletme bölümü mezunlarından oluşuyor. Bu bölümün sunduğu geniş perspektif (pazarlama, yönetim, finans, girişimcilik) mezunları stratejik kampanya yönetiminde, medya satın alma ve performans analizi gibi alanlarda öne çıkarıyor.

    2. İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık (%18)

    İletişim fakültesi mezunları içerik üretimi, sosyal medya yönetimi, metin yazarlığı ve marka iletişimi gibi yaratıcı alanlarda yoğun olarak yer alıyor. Dijital platformlarda markanın dili ve hikâyesini oluşturmak için oldukça uygun bir altyapıya sahipler.

    3. Yazılım ve Bilgisayar Mühendisliği (%12)

    SEO, SEM, web analitiği, teknik otomasyonlar ve CRM sistemleri gibi dijital pazarlamanın teknik alanlarında yazılım kökenli kişiler önemli roller üstleniyor. Growth hacking gibi veri odaklı alanlarda da oldukça etkililer.

    4. Grafik Tasarım, Görsel İletişim, Yeni Medya (%10)

    Dijital pazarlamanın görsel tarafını yöneten bu mezunlar; sosyal medya tasarımları, video içerikler, UI/UX tasarımları gibi kullanıcı ile görsel teması yöneten görevlerde ön plana çıkıyor.

    5. Psikoloji ve Sosyoloji (%8)

    Kullanıcı davranışlarını anlama, nöropazarlama teknikleri, kullanıcı deneyimi (UX) yazımı ve persona analizlerinde bu mezunlar ciddi katkı sağlıyor. Tüketicinin zihinsel süreçlerine odaklanan işlerde tercih ediliyorlar.

    Geri kalan %30 ise çok çeşitli alanlardan: Hukuk, edebiyat, mühendislik, sağlık bölümleri gibi…


    Neden Bu Mezunlar Dijital Pazarlamayı Seçiyor?

    Dijital pazarlamanın cezbedici tarafları, farklı disiplinlerden mezunların ilgisini çekiyor:

    • Hızla Büyüyen Sektör: Türkiye’de e-ticaret hacmi 2023 itibariyle 1.85 trilyon TL’yi aştı. Bu büyüme, dijital pazarlamayı iş dünyasının vazgeçilmez bir parçası haline getirdi.

    • Esnek Çalışma İmkanları: Remote iş modelleri, freelance projeler ve dijital ajans kültürü bu alanda özgür çalışma alanı sunuyor.

    • Kariyer Geçişine Açık: Kısa sürede öğrenilebilen beceriler sayesinde insanlar farklı sektörlerden dijital pazarlamaya kolayca geçiş yapabiliyor.

    • Yaratıcılık + Teknoloji: Hem yaratıcı düşünebileceğiniz hem de teknik araçlarla çalışma fırsatı sunan nadir sektörlerden biri.

    • Sürekli Güncellenen Alan: Her ay yeni algoritmalar, reklam modelleri, araçlar ve yapay zeka entegrasyonları ile sektör dinamik kalıyor.

    Kimler Dijital Pazarlama Kariyeri Yapmalı?

    Bu sektörde başarılı olmak için şu özelliklere sahip olman büyük avantaj sağlar:

    Analitik Düşünenler

    Google Analytics, reklam paneli analizi, dönüşüm oranı takibi gibi konulara meraklı olanlar performans tarafında etkili olabilir.

    Yaratıcı Zihinler

    Metin yazarlığı, kampanya kurgusu, içerik üretimi gibi işlerde yaratıcı bireyler ön plana çıkar.

    İletişim Yeteneği Güçlü Olanlar

    Müşteri ilişkileri yönetimi, brief alma-verme süreçleri, takım içi koordinasyon gibi süreçlerde iletişim becerisi önemli.

    Sürekli Öğrenmeye Açık Olanlar

    Sürekli değişen trendleri takip edebilen, yeni araçlara adapte olabilen kişiler bu sektörde ayakta kalır.


    İşletme, yazılım, iletişim, grafik tasarım ya da psikoloji… Mezuniyet bölümün ne olursa olsun, dijital pazarlama alanında bir yol çizmek mümkün. Bu sektör hem teknik hem yaratıcı yönleriyle gençlere çok geniş fırsatlar sunuyor. Üstelik günümüzde eğitim kaynaklarına ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Tek yapman gereken öğrenmeye başlamak.


    16 min
  • Bot Hesaplarla Gündem Nasıl Satın Alınıyor X (Twitter) Manipülasyonunun Dijital Pazarlamaya Etkisi

    Sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter) artık yalnızca bireylerin değil, büyük stratejilerin ve görünmeyen güçlerin de oyun alanı. Bu bölümde, X üzerinde sistematik şekilde kullanılan bot hesapların hem Türkiye’de hem de dünyada nasıl etkili bir manipülasyon aracı haline geldiğini derinlemesine inceliyoruz. Sahte hesaplar, yapay gündemler, siyasi kampanyalar, ticari algı yönetimi ve pazarlama dünyasının bu manipülasyondan nasıl etkilendiği gibi kritik konulara sağlam kaynaklarla ışık tutuyoruz.

    Bu bölümde şunları net biçimde öğreneceksiniz:

    • Bot hesaplar nasıl çalışır?

    • Türkiye ve dünyada hangi olaylarda gündem manipüle edildi?

    • Algı operasyonları nasıl planlanır?

    • X gerçekten güvenilir bir platform mu?

    • Bu manipülasyonlardan nasıl korunabiliriz?

    Bot hesaplar yalnızca siyasetle sınırlı değil. Kripto paralardan e-ticaret ürünlerine, influencer kampanyalarından marka algısına kadar birçok dijital pazarlama sürecine doğrudan etki edebiliyor. Özellikle trend listeye giren içeriklerin organik değil, yazılımla yönetilen binlerce sahte hesap tarafından pompalanması, kullanıcıların neye inanması gerektiğini sorgulatır hale getiriyor. Bu bölümde X’in algoritmalarının nasıl çalıştığını, Elon Musk sonrası yapılan değişikliklerin ne gibi sonuçlar doğurduğunu ve bağımsız araştırmacıların tespit ettiği kritik bulguları da paylaşıyorum.

    Türkiye’de son yıllarda seçim dönemlerinde, toplumsal olaylarda ve ekonomik tartışmalarda ortaya çıkan hashtag’lerin önemli bir kısmının bot destekli olduğu çeşitli analiz raporlarında açıkça ortaya konmuş durumda. Ancak sorun yalnızca bu botların varlığı değil; bu hesaplar üzerinden yapılan yorumlar, mention’lar ve retweet’ler sayesinde markaların, siyasetçilerin ya da fikir önderlerinin algısal gücünün olduğundan çok daha yüksek gösterilmesi. Yani X, yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir algı oluşturma makinesine dönüşmüş durumda.

    Peki bu manipülasyonun dijital pazarlamaya etkisi ne? Şirketlerin kampanya stratejileri nasıl etkileniyor? Organik görünmeyen gündemlerde yer almak, tüketici güvenini nasıl zedeliyor? Dijitalde şeffaflık ve güven ilkeleri bu manipülasyon çağında nasıl savunulmalı? İşte bu bölümde tüm bu sorulara örneklerle, istatistiklerle ve sektörel analizlerle yanıt veriyoruz.


    🤖 Bot Hesaplar Nedir, Nasıl Tanınır?

    • Botlar, yazılımlar tarafından kontrol edilen, insan gibi davranan sahte hesaplar.

    • Amaçları:

    • Belirli konuları gündeme taşımak

    • Hashtag’leri trend yapmak

    • Gerçek kullanıcıların görüşlerini bastırmak

    • Dezenformasyon yaymak

    • Genelde profil fotoğrafsız, çok sayıda tweet atan, çok az takipçisi olan ya da tam tersi sahte takipçilerle şişirilmiş hesaplar.

    • MIT & Harvard çalışmaları gösteriyor: Botlar, sahte haberlerin yayılmasında insanlardan 7 kat daha etkili.


    💣 Botlar Sadece Siyaset İçin mi Var?

    • Hayır! Ticari kullanım da çok yaygın:

    • Kripto para projeleri: Hızlı hype yaratmak için botlar devreye giriyor.

    • E-ticaret ürünleri: Sahte yorumlar, mentionlar, ilgi çekmek için kullanılan etiketler.

    • Rakip şirketleri kötülemek için botlar tarafından olumsuz yorum kampanyaları başlatılıyor.

    • Trend listeye girmek için bot kullanan influencerlar bile var.


    🛡 Bu Manipülasyonlardan Nasıl Korunuruz?

    • Etiketlere hemen inanmadan önce Google’da arama yapın.

    • Aynı anda atılan yüzlerce benzer tweet’e dikkat edin.

    • Profil geçmişlerine bakın: Sahte hesaplar genelde birkaç ay önce açılmıştır.

    • “Teyit.org”, “Doğruluk Payı” gibi kaynakları sık takip edin.

    • Gündeme gelen her şey gerçeği yansıtmak zorunda değildir.


    Eğer sen de dijital dünyada görünene değil, perde arkasındaki büyük tabloya bakmak istiyorsan, bu bölümü kaçırma. Botların nasıl çalıştığını, neyi neden etkilediğini ve pazarlama kararlarını verirken nelere dikkat etmen gerektiğini öğreneceğin dolu dolu bir bölüm seni bekliyor.


    Bu bölümü paylaşmayı unutma! Birçok insanı botlar konusunda ve manipülasyon konusunda hep birlikte uyaralım...

    Instagram : @frktprk

    14 min
  • Ekonomik Kriz Dijital Tüketimi Nasıl Dönüştürdü Pazarlamacılar Ne Yapmalı

    Türkiye’nin sosyolojik haritası yeniden çiziliyor… Sessiz ama çok güçlü bir dönüşümün içindeyiz. Ekonomik kriz, iç göç, bireyselleşme, dijitalleşme, kültürel alışkanlıklarda büyük değişimler… KONDA’nın 2008’den bu yana adım adım izlediği Hayat Tarzları Araştırması, 2025 verileriyle bize bugünün Türkiye’sine dair çarpıcı bir tablo sunuyor. Ve bu tablo, sadece sosyolojik değil, aynı zamanda dijital pazarlama açısından da çok şey anlatıyor.

    Bu bölümde, “insanların değişen yaşam tarzları dijitale ve pazarlamaya nasıl yansıyor?” sorusunu odağımıza alıyoruz.

    İç göç devam ediyor, şehirler büyürken kırsal değerler henüz kaybolmuyor. Üniversite mezunu işsiz sayısı milyonları bulmuş durumda. Tüketici artık sadece satın alma davranışıyla değil, aynı zamanda duygusal, kültürel ve ekonomik motivasyonlarıyla da analiz edilmek zorunda. Çünkü toplumun yarısı istihdam dışı, bir kısmı iş arıyor, bir kısmı evde dijital içeriklerle vakit geçiriyor.

    Yurt dışında yaşayan Türkler, Türkiye’deki sevdiklerine uzaktan destek olmaya çalışırken, ülke içindeki milyonlar, yaşadıkları ekonomik zorlukları gizleyerek “iyiyim” demeye devam ediyor. Bu duygusal yük, dijital mecralarda davranışlara da yansıyor. Artık sosyal medya sadece bir eğlence alanı değil, aynı zamanda bir kaçış, bir anlatım, bir statü göstergesi.

    Sinemaya gitme oranı düşerken, konserlere ve müzelere katılım hızla artıyor. Sosyal medyada paylaşım yapan kişi sayısı düşük ama izleyenler çok. TikTok hızla yayılıyor, mobil bankacılık günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Hatta her 10 kişiden biri artık yapay zekâ uygulamalarıyla haşır neşir.

    Tüm bu değişimler dijital pazarlamayı doğrudan etkiliyor. Artık kampanyalar sadece ürün satma odaklı değil, duygulara, değer setlerine ve yaşama biçimlerine dokunmalı. Çünkü bugün pazarlama, sadece tüketiciyi değil, onun hikâyesini de anlamayı gerektiriyor.


    Bu bölümde;

    – Ekonomik kriz ortamında dijital tüketici davranışları nasıl değişiyor?

    – Sosyal medya gerçekten merkeze mi yerleşti yoksa bir göz aldanması mı?

    – Yeni nesil tüketici kitlesi hangi platformlarda, neye tepki veriyor?

    – Marka yöneticileri ve dijital pazarlamacılar bu değişimi nasıl avantaja çevirebilir?


    Hepsi ve daha fazlasını bu bölümde konuştuk.


    Beni instagram'dan @frktprk takip edebilirsin.

    Lütfen podcastimi takip etmeyi ve paylaşmayı unutma.

    16 min
  • Yeni Başlayanlar ve Uzmanlar İçin En Güçlü Reklam Platformları Listesi

    Günümüzde dijital dünyada varlık göstermek isteyen her işletme, doğru reklam platformlarını etkili şekilde kullanmak zorunda. Peki hangi platform sana en uygun? Google Ads mi yoksa Instagram mı daha iyi dönüşüm getirir? LinkedIn reklamları gerçekten gerekli mi?

    Bu bölümde dijital pazarlamacıların mutlaka stratejisine dahil etmesi gereken en etkili 7 reklam platformunu tüm detaylarıyla ele alıyorum. Hangi platform hangi sektör için daha verimli, hangi içerik nerede öne çıkıyor, hangi hedefleme modeli daha iyi çalışıyor? Hepsini senin için anlatıyorum.


    1. Google Ads

    Satın alma niyeti taşıyan kullanıcılarla buluşmanın en etkili yolu. Arama reklamları, YouTube, Alışveriş ve Performans Maksimum kampanyaları ile geniş bir yelpazede güçlü dönüşümler sağlar.


    2. Meta Ads (Instagram & Facebook)

    İlgiye dayalı hedefleme, yeniden pazarlama (retargeting) ve benzer kitlelerle (lookalike) çalışabilme avantajı ile Meta hâlâ etkisini sürdürüyor. Hikaye reklamları özellikle mobilde yüksek performans gösteriyor.


    3. TikTok Ads

    Z kuşağına ve genç kitlelere ulaşmanın en doğal yolu. Eğlenceli, yaratıcı ve organik hissi veren videolarla satış yapmanın kapılarını aralıyor. “TikTok’tan aldım” akımı hâlâ etkili.


    4. LinkedIn Ads

    B2B reklamcılığın vazgeçilmezi. Pozisyon, sektör, şirket büyüklüğü gibi kriterlerle tam karar vericilere ulaşma imkânı sunuyor. Yazılım, danışmanlık, eğitim ve SaaS sektörleri için birebir.


    5. X (Twitter) Ads

    Gündeme hızlı adapte olan markalar için etkili. Promoted Tweet’ler ve video reklamlar ile farkındalık yaratmak mümkün. Özellikle kriz anlarında ve özel günlerde güçlü bir mecra.


    6. Pinterest Ads

    İlhamla başlayan satın alma yolculuğu. Moda, dekorasyon, düğün, güzellik gibi alanlarda güçlü bir kadın kitlesine sahip. Düşük maliyetle test edilmesi gereken görsel odaklı bir platform.


    7. Pazaryeri Reklamları (Trendyol, Amazon, Hepsiburada)

    Sıcak trafikle buluşmanın doğrudan yolu. Ürün arayan kullanıcıların karşısına çıkmak için birebir. Satın almaya hazır müşterilere doğrudan ulaşma imkânı sunar.

    İster e-ticaret, ister B2B hizmet sun, doğru platform seçimi seni başarıya götürecek en önemli adım. Bu bölümde anlattığım stratejilerle reklam bütçeni daha akıllıca yönetebilir, dönüşüm oranlarını katlayabilirsin.


    Ben Faruk Toprak.

    Bölümü beğendiysen takip etmeyi, paylaşmayı ve Spotify’da puanlamayı unutma.

    Bana ulaşmak istersen Instagram’da @frktprk ya da [email protected] adresinden yazabilirsin.

    Yeni bölümlerde daha fazla dijital pazarlama tüyosu için görüşmek üzere!

    10 min
  • Espressolab Neden Hedef Oldu? Kriz Anında Markanı Nasıl Korursun?

    Türkiye’de Dijital Pazarlama podcast’inin bu bölümünde, son dönemde ülkemizde gündemi meşgul eden önemli bir konuyu ele alıyoruz: Espressolab’e yönelik boykot ve bu tür krizlerin markalar üzerindeki etkileri. Bu bölümde, boykotun arka planını, markanın tepkisini, yaşanan gelişmeleri ve genel olarak markaların kriz anlarında nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini detaylı bir şekilde inceliyoruz.


    Espressolab Boykotunun Arka Planı


    Mart 2025’te, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından, siyasi arenada tansiyon yükseldi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, bazı firmalara yönelik boykot çağrısında bulundu ve bu çağrıda Espressolab de hedef alınan markalar arasında yer aldı. Özel, konuşmasında, “Kahvenin her türlüsünü severim… Türk kahvesi, filtre kahve hepsini severim. Hangisini içerseniz için ama bunu sakın Espressolab’den içmeyin!” ifadelerini kullandı.


    Espressolab’in Tepkisi ve Açıklaması


    Boykot çağrısının ardından Espressolab, bir açıklama yaparak neden boykot edildiklerini anlamadıklarını belirtti. Şirket, 2014 yılında bir üniversitenin içinde doğduklarını, herhangi bir siyasi bağlantıya sahip olmadıklarını ve devlet desteği ya da teşviki almadan 15 ülkede faaliyet gösteren bir marka haline geldiklerini ifade etti. Ayrıca, markalarının ardında görünmeyen ortaklar veya gizli destekçilerin olmadığını vurguladılar. 


    Boykotun Markaya Etkisi


    Boykotların markalar üzerindeki etkisi, tüketicilerin tepkisinin büyüklüğüne ve medyanın ilgisine bağlı olarak değişebilir. Espressolab özelinde, boykotun finansal etkilerine dair net veriler mevcut değildir. Ancak, sosyal medyada ve basında geniş yankı bulduğu göz önüne alındığında, markanın itibarına yönelik olumsuz etkiler yaşanmış olabilir. Örneğin, Ekşi Sözlük’te kullanıcılar, bazı şubelerin boş olduğunu ve müşteri sayısında düşüş yaşandığını belirtmiştir. 


    Markalar Boykot Durumunda Nasıl Hareket Etmeli?


    Bir markanın boykotla karşılaşması durumunda izleyebileceği stratejiler şunlardır:

    1. Şeffaf ve Hızlı İletişim: Marka, boykotun nedenlerini anlamaya çalışmalı ve kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklamalıdır. Hızlı ve doğru bilgi akışı, spekülasyonların önüne geçer.

    2. Tüketici Geri Bildirimlerini Dikkate Alma: Tüketicilerin endişelerini dinlemek ve onların değerlerine saygı göstermek, markanın güvenilirliğini artırır.

    3. Sosyal Sorumluluk Projeleri: Toplumsal konulara duyarlılık gösteren projeler geliştirmek, markanın olumlu algısını güçlendirebilir.

    4. Kriz İletişimi Planı: Olası kriz durumlarına karşı önceden hazırlıklı olmak, markanın hızlı ve etkili bir şekilde tepki vermesini sağlar.

    5. Bağımsız Denetimler ve Sertifikalar: Ürün ve hizmetlerin belirli standartlara uygun olduğunu gösteren bağımsız sertifikalar, tüketicilerin güvenini kazanabilir.


    Espressolab’in Kuruluş Hikayesi ve Genel Bilgiler


    Espressolab, 2014 yılında Esat Kocadağ tarafından İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ilk mağazasını açarak faaliyetlerine başlamıştır. Kocadağ ailesinin bir girişimi olan marka, Türkiye ve yurt dışında hızla büyüyerek 15 ülkede 360 mağazaya ulaşmıştır. Mağazalarının %93’ü franchise modeliyle işletilmektedir. Çalışan sayısına dair kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, geniş mağaza ağı göz önüne alındığında binlerce kişiye istihdam sağladığı tahmin edilmektedir.


    Sonuç


    Espressolab’e yönelik boykot, markaların toplumsal ve siyasi olaylar karşısında nasıl konumlandıklarının ve iletişim stratejilerinin önemini bir kez daha göstermektedir. Markaların, tüketicilerle olan ilişkilerinde şeffaf, duyarlı ve proaktif bir yaklaşım sergilemeleri, olası krizlerin etkilerini minimize etmek açısından kritik öneme sahiptir.


    Bu bölümümüzde, Espressolab boykotu üzerinden markaların kriz yönetimi stratejilerini detaylı bir şekilde ele aldık. Umarız bu bilgiler, markaların benzer durumlarla karşılaştığında nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda faydalı olmuştur.

    14 min
  • Make.com ile Akıllı Otomasyon: 10 Kat Daha Verimli Çalışmanın Sırrı!

    Dijital dünyada her şey giderek daha fazla otomatikleşiyor. Günde onlarca, belki de yüzlerce tekrar eden iş yapıyoruz. Peki ya bunları yapay zeka destekli bir sistemle otomatize etsek? İşte tam bu noktada Make.com ve AI Agent uygulamaları devreye giriyor! Bu bölümde, Make.com'un ne olduğunu, AI Agent sistemleri ile neler yapabileceğimizi ve bu teknolojileri kendi işimizde nasıl kullanabileceğimizi konuşacaktız.


    Make.com Nedir ve Ne Sunar? 

    Make.com, kod yazmadan otomasyon senaryoları oluşturmanıza olanak tanıyan, Zapier'e alternatif ama daha esnek ve güclü bir otomasyon aracıdır. API entegrasyonları, çok adımlı iş akışları ve yapay zeka destekli otomasyonlarla, hem bireysel hem de kurumsal seviyede verimliliği inanılmaz ölçülerde artırabilir.


    AI Agent Nedir? 

    AI Agent, yapay zeka destekli sistemlerin belirli görevleri kendi başına yüretmesini sağlayan bir yaklaşımdır. Yani, AI destekli bir otomasyon sisteminiz olduğunda, belirli çıktılar doğrultusunda kendi kararlarını alabilen, eyleme geçebilen bir "ajans" oluşturmuş oluyorsunuz.


    Make.com ve AI Agent Kullanarak Hangi Otomasyonlar Kurulabilir?

    • E-Ticaret Otomasyonları: Shopify, WooCommerce ya da Trendyol gibi platformların sipariş sistemlerini AI ile otomatize etmek. Stok bildirimleri, iade süreçleri ve kargo takibi gibi işleri AI destekli botlara bırakabilirsiniz.

    • Müşteri Hizmetleri Otomasyonu: HubSpot vb. platformlarla entegre çalışan AI destekli sohbet botlarınız, destek taleplerini otomatik olarak işlemler.

    • Sosyal Medya Pazarlama: Instagram, Facebook, LinkedIn veya Twitter'da paylaşımları belirli zamanlarda yapacak ve kullanıcı etkileşimlerini analiz edecek AI sistemleri oluşturabilirsiniz.

    • E-Posta ve Bülten Otomasyonu: AI destekli segmentasyon ile doğru kitleye, doğru zamanda e-posta gönderimini sağlayabilirsiniz. "Açılma oranı yüksek olan kullanıcıları tespit et, onlara özel bir teklif gönder" gibi bir sistem düşünebilirsiniz.

    • Muhasebe ve Fatura Takibi: Satış yaptığınızda, AI sistemleri otomatik olarak fatura oluşturup müşteriye gönderebilir.

    • Veri Analizi ve Raporlama: İşletmenizin her alanından veri toplayarak görsel ve anlamlı raporlar oluşturan sistemler kurabilirsiniz.

    • Shopify'da AI Destekli Otomasyonlar: Shopify'da stok takibi, fiyat optimizasyonu, terk edilen sepetlerin otomatik takibi, AI destekli kişisel öneri sistemleri gibi gelişmiş otomasyonlar kurabilirsiniz. AI, hangi ürünlerin daha fazla satılacağını tahmin ederek dinamik fiyatlama yapabilir ve en iyi satış stratejilerini belirleyebilir.


    Bu Otomasyonlar Nasıl Kurulur?

    • İlk olarak, Make.com’a kaydolup hangi platformları entegre etmek istediğinize karar verin.

    • Ardından, yapay zeka entegrasyonlarının nasıl çalıştığını anlayın. OpenAI gibi modellerle doğru entegrasyonu kurun.

    • Otomasyon akışlarını test edin ve gerekirse optimize edin.

    • Uzun vadede AI'nin öğrenmesini sağlamak için belirli dönemlerde performans analizleri yapın.


    AI ve Otomasyonun Geleceği 

    Otomasyon, şu an geldiği noktada sadece "süreci hızlandıran" bir çözüm değil, aynı zamanda stratejik kararları otomatize eden bir sisteme dönüşüyor. Yapay zeka ajanslarının giderek daha fazla sektöre yayılmasıyla, insan müdahalesini minimuma indiren çözümler hayatımızın bir parçası olacak.


    Bugün sizlere AI destekli otomasyonların neler yapabileceğini anlattım. Artık bu teknolojiyi kullanarak işlerinizi daha verimli hale getirebilirsiniz! Siz de Make.com’u deneyerek kendi AI Agent'larınızı oluşturmaya başlayabilirsiniz. Podcastimi beğendiyseniz, Spotify’da takip etmeyi unutmayın! Bir sonraki bölüme kadar görüşmek üzere!

    15 min
  • Facebook Reklamlarında CPA’yı %50 Düşürmenin Şok Edici Yolu!

    Facebook veya Instagram reklamları veriyorsanız, CPA'nızın (Edinme Başına Maliyet) ne kadar olduğunu hiç kontrol ettiniz mi? Eğer etmediyseniz, bu yazı tam size göre! Bugün sizlere Facebook reklamlarında CPA'yı nasıl %50 oranında düşürebileceğinizi anlatacağım.

    CPA (Cost Per Acquisition), yani edinme başına maliyet, bir işletmenin her yeni müşteri veya dönüşüm için ödediği tutardır. Bazı işletmeler bunu CAC (Customer Acquisition Cost) olarak da adlandırır ve sadece yeni müşteri edinme maliyetine odaklanır. CPA'yı düşürmek, daha az maliyetle daha fazla müşteri kazanmak anlamına gelir ve dijital reklamcılıkta büyük bir avantaj sağlar.

    Bu yazıda CPA'yı düşürmenin en etkili 5 yolunu anlatacağım. Uygulamalı olarak denediğimiz bu stratejilerle ortalama %50’ye varan düşüşler elde ettik. İşte detaylar:

    1. Doğru Hedef Kitleyi Seçerek Gereksiz Harcamaları Azaltın

    Reklamınızın yanlış kişilere gösterilmesi, gereksiz harcamalara ve düşük dönüşüm oranlarına neden olur. Bunu önlemek için hedef kitlenizi doğru şekilde belirlemeniz gerekir:

    • Geniş kitleler yerine Lookalike (Benzer) Audiences kullanın. Sitenizi ziyaret eden, ürün görüntüleyen veya satın alma gerçekleştiren kişilere dayalı benzer kitleler oluşturun.

    • Remarketing (Yeniden Pazarlama) stratejileri kullanın. Özellikle sepete ekleyip satın almayan kullanıcılara yönelik reklamlarla dönüşüm oranlarını artırabilirsiniz.

    • Advantage+ Audiences özelliğinden yararlanın. Facebook’un akıllı hedefleme sistemini kullanarak daha düşük maliyetle daha iyi dönüşümler elde edebilirsiniz.


    2. Reklam Yaratıcılığını (Creative) Test Etmeden Harcama Yapmayın

    Reklamlarınızın görselleri ve videoları, CPA’nızı doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biridir. İşte yaratıcılarınızı test ederken dikkat etmeniz gerekenler:

    • En az 3-5 farklı reklam kreatifi (görsel veya video) test edin. Tek bir görsele veya videoya bağımlı kalmayın.

    • En iyi performans gösteren kreatifleri belirleyin ve bütçeyi onlara yönlendirin.

    • Carousel Ads, Video Ads ve Story Ads gibi formatları kullanın. Farklı formatlarla kullanıcı deneyimini geliştirin.

    • Reklam yerleşimlerini geniş tutun. Facebook’un otomatik yerleşim ayarlarını (Advantage+ Placements) kullanarak reklamlarınızın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

    3. Düşük Bütçeyle Maksimum Sonuç Almak İçin Kampanya Optimizasyonu

    Daha az bütçeyle daha fazla dönüşüm almak için doğru kampanya yapılandırması yapmalısınız:

    • CBO (Campaign Budget Optimization) kullanın. Kampanya bütçenizi, reklam gruplarınızın performansına göre Facebook'un otomatik olarak yönetmesine izin verin.

    • Günlük bütçe mi yoksa ömür boyu bütçe mi kullanacağınıza karar verin. Kısa vadeli testlerde günlük bütçe, uzun vadeli kampanyalarda ise ömür boyu bütçe daha iyi çalışabilir.

    • Yüksek CPA'li kampanyaları optimize edin veya yeni bir kampanya oluşturun. Bazen kötü performans gösteren kampanyaları optimize etmek yerine sıfırdan yeni bir kampanya açmak daha iyi sonuç verir.

    4. Reklam Metinleri ve Görsellerde Satın Almaya Teşvik Eden Taktikler Kullanın

    Daha etkili reklam metinleri ve görsellerle CPA’nızı düşürebilirsiniz:

    • Aciliyet ve sınırlı stok stratejileri kullanın. “Sadece bugün için geçerli!”, “Son 10 ürün kaldı!” gibi ifadelerle kullanıcıları harekete geçirin.

    • Güçlü bir CTA (Call To Action) belirleyin. “Hemen Satın Al”, “Fırsatı Kaçırma” gibi dönüşüm oranını artıran ifadeler kullanın.

    • Metin ve görsellerde kullanıcıyı yönlendirin. CTA’ları sadece butonlarda değil, doğrudan görsellerin ve videoların üzerinde de kullanın.

    5. Facebook Pixel ve Event Tracking’i Optimize Edin

    Facebook Pixel, reklamlarınızın başarısını ölçmek için kritik bir araçtır. Ancak yanlış yapılandırıldığında CPA’nızın gereksiz yere yükselmesine neden olabilir. İşte dikkat etmeniz gerekenler:

    • Facebook Pixel’in doğru çalıştığını kontrol edin. 

    • Event Prioritization ayarlarını doğru yapın. 

    • Pixel verilerini kullanarak yapay zeka destekli optimizasyon yapın. 

    Daha fazla içerik için beni Instagram'da takip etmeyi unutmayın @frktprk .

  • 17 min
  • B2B Satışları Patlatan Reklam Stratejileri

    B2B satışlarınızı artırmak, doğru reklam kanallarını kullanarak karar vericilere ulaşmak ve dijital pazarlama stratejilerinizden en iyi verimi almak ister misiniz? Bu rehberde, B2B için en etkili reklam stratejilerini ve pazarlama tekniklerini detaylıca inceleyeceğiz.

    1. En Etkili B2B Reklam ve Pazarlama Kanalları

    B2B pazarlamada başarıya ulaşmak için doğru reklam kanallarını kullanmak çok önemlidir. İşte en etkili B2B reklam platformları:

    LinkedIn Ads

    B2B için en etkili platformlardan biridir. Şirket yöneticileri, karar vericiler ve sektör profesyonellerine doğrudan ulaşabilirsiniz.

    Google Ads (Search & Display)

    Anahtar kelime bazlı reklamlarla alıcı niyeti yüksek kişilere ulaşabilir, Display Ağı ile marka bilinirliğinizi artırabilirsiniz.

    Facebook & Instagram Ads

    Retargeting ve özel hedefleme yöntemleriyle B2B firmalar için de etkili olabilir.

    E-posta Pazarlama (Cold Outreach & Automation)

    Doğru kişilere kişiselleştirilmiş teklifler göndermek B2B satışlarında büyük fark yaratabilir.

    SEO ve İçerik Pazarlaması

    Google'da doğru anahtar kelimelerle organik olarak öne çıkmak, inbound marketing stratejinizin temelini oluşturur.

    Webinarlar ve Online Etkinlikler

    Hedef kitlenizle etkileşime geçmek ve uzmanlığınızı göstermek için çok etkili bir yöntemdir.

    2. B2B Reklam Bütçesi Ne Olmalı?

    B2B satışlarında karar verme süreci daha uzun olduğundan, reklam bütçenizi uzun vadeli bir yatırım olarak düşünmelisiniz.

    • Küçük ölçekli işletmeler: 20.000 - 50.000 TL

    • Orta ölçekli işletmeler: 50.000 - 150.000 TL

    • Büyük ölçekli firmalar: 150.000 TL ve üzeri

    3. Yurtdışına Toptan Ürün Satmanın En Etkili Yöntemleri

    Eğer B2B olarak yurtdışına açılmayı hedefliyorsanız, şu stratejileri kullanabilirsiniz:

    • Alibaba, Amazon, eBay, ETSY gibi uluslararası pazar yerlerinde yer alarak geniş bir müşteri kitlesine ulaşabilirsiniz.

    • LinkedIn ve E-posta Pazarlama ile doğrudan karar vericilere ulaşabilirsiniz.

    • Google Ads ve SEO ile hedef ülkelerde aranan anahtar kelimelerde öne çıkabilirsiniz.

    • Dijital PR ve Influencer Marketing ile global arenada marka bilinirliğinizi artırabilirsiniz.

    4. Dijital mi, Offline Kanallar mı Daha Etkili?

    B2B pazarlamada hem dijital hem de offline stratejiler başarı getirir:

    • Dijital Kanallar: SEO, Google Ads, LinkedIn Ads ve e-posta pazarlama ile ölçülebilir ve etkili yöntemler sunar.

    • Offline Kanallar: Fuarlar, seminerler ve yüz yüzé görümeler büyük iş anlaşmalarında önemlidir.

    • Hibrit Model: Online temas kurup, offline etkinliklerle güven oluşturmak en ideal yöntemdir.

    5. B2B Pazarlamada Yapay Zeka Kullanımı

    Yapay zeka, B2B pazarlamada fark yaratıyor:

    • Otomatik İçerik Üretimi: AI destekli blog yazıları, e-posta şablonları ve reklam metinleri oluşturabilirsiniz.

    • Gelişmiş Hedefleme: AI destekli reklam sistemleri, en iyi dönüşüm sağlayan müşteri segmentlerini analiz eder.

    • Chatbotlar ve Müşteri Destek: Potansiyel müşterilere anlık cevaplar verebilir ve satış sürecini hızlandırabilirsiniz.

    • Öngörüsü Analizler: AI, verileri analiz ederek hangi müşterinin ne zaman satın alım yapacağını tahmin edebilir.

    B2B satışlarınızı artırmak için doğru reklam kanallarını seçmek, reklam bütçenizi akıllı bir şekilde yönetmek ve yapay zeka gibi yeni teknolojileri kullanmak kritik öneme sahiptir.

    Bu stratejileri uygulayarak B2B satışlarınızı büyük oranda artırabilirsiniz. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

    Daha fazla bilgi için web sitemwww.faruktoprak.com'u ziyaret edebilir ve beniInstagram'dan @frktprk takip edebilirsin.

    11 min

About Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji

From the publisher's feed

Yapay zeka hakkında size iki şey satılıyor: ya korku ya sihir. İkisi de para kazandırmıyor. Ben Faruk Toprak, markaları dijitalde ölçülebilir büyümeye taşıyorum.

More shows like Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji

Değer Yaratmanın Formülü by Mete Yurtsever

Değer Yaratmanın Formülü

1 Listeners