Gelmiş Geçmemiş Şeyler

Gelmiş Geçmemiş Şeyler

By Gelmiş Geçmemiş Şeyler PodcastSociety & CulturePersonal Journals
Download on the App Store

Gelmiş Geçmemiş Şeyler episodes

  • DM | Kendi Hayatından Kovulmak

    Bir gün koşudan dönüyorsunuz. Anahtarınız kilitte dönmüyor. Kapı açılıyor ve karşınızda sizin kıyafetlerinizi giymiş, sizin evinizde, sizin hayatınızı yaşayan bir yabancı duruyor... Üstelik en yakınınız bile sizi tanımıyor.

    Gelmiş Geçmemiş Şeyler’in bu bölümünde, Alice Feeney’nin Kocamın Karısı kitabındaki o tekinsiz kırılma anından yola çıkıyor ve zihnimizin kuytu bir köşesine fener tutuyoruz: Bizi biz yapan şey gerçekten nedir? Birlikte yaşlandığımız insanlar mı, unvanlarımız mı, yoksa cebimizdeki kimlik kartı mı?


    Bütün dışsal etiketler bir saniyede buharlaşsa ve çevrenizdeki tüm şahitler sussa; kendi gerçekliğinize tek başınıza tutunabilir misiniz?


    Keyifli dinlemeler!



    İletişim & Sosyal Medya:

    Instagram: @gelmisgecmesimseyler (Bölüm hakkındaki düşüncelerinizi DM'den paylaşmayı unutmayın!)

    Mail: [email protected]



    Takip Et: Podcast'i beğendiyseniz dinlediğiniz platformdan takip ederek destek olabilirsiniz.

    6 min
  • Zihinsel Hırsızlık Rehberi

    Biyolojik anne babamızı seçemeyiz ama zihinsel soyağacımızı kendi rızamızla kurabiliriz.

    Peki, rol modellerimizi seçerken nerede hata yapıyoruz? Bir insanı "paket halinde" kabul etmek zorunda mıyız, yoksa harika bir felsefeyi bir alet çantası gibi parçalarına ayırıp sadece ihtiyacımız olanı alabilir miyiz?

    Gelmiş Geçmemiş Şeyler’in bu bölümünde, Austin Kleon’un "Bir Sanatçı Gibi Araklayın" yaklaşımından yola çıkarak zihinsel hırsızlığın inceliklerini konuşuyoruz. Haruki Murakami’den koşuyu değil disiplini çalmayı, Marcus Aurelius’tan güce rağmen özdenetimi korumayı, David Bowie’den ise kalıpları kırma cesaretini cebimize koyuyoruz.

    Bu bölümde yanıtını aradığımız temel soru şu: Zihninizdeki o büyük meşe masaya, size rehberlik etmesi için kimleri oturtacaksınız?

    Bölümü dinledikten sonra zihinsel danışma kurulunuzdaki ilk ismi ve ondan ne "çaldığınızı" Instagram’da paylaşmayı unutmayın. Keyifli dinlemeler!



    Aşağıdaki adreslerden bana ulaşabilirsiniz:

    Mail:[email protected]

    Instagram: gelmisgecmemisseyler.podcast


    Bölümü sevdiyseniz beni takip etmeyi ve dostlarınızla paylaşmayı unutmayın!



    #podcast#birsanatçıgibiaraklayın#austinkleon#marcusarelius#davidbowie#harukimurakami

    12 min
  • Alet Çantanızda Neler Var?

    Elinde sadece çekiç olan bir insan için dünya yalnızca çakılacak çivilerden mi ibarettir? 🔨

    Zor zamanlarda, kriz anlarında veya belirsizliklerde eliniz otomatik olarak hangi refleksinize gidiyor? Mizah mı, içe kapanmak mı, mükemmeliyetçilik mi yoksa sürekli uyumlanmak mı? Çocukken ya da ilk gençlikte bizi koruyan o ilk "alet", bugün ilişkilerimizi ve hayatla kurduğumuz bağı nasıl etkiliyor?

    Gelmiş Geçmemiş Şeyler’in bu bölümünde, Dr. Gülcan Özer’in ve Maslow’un izinden giderek psikolojik alet çantamızı açıyoruz. Hayatla baş etme mekanizmalarımızı, ne zaman "çekiç vurmayı" bırakıp zımparalamayı, yapıştırmayı ya da öylece beklemeyi öğrenmemiz gerektiğini konuşuyoruz.

    O ağır çekici bir anlığına masanın üzerine bırakın ve bu yolculukta bana eşlik edin.


    ✨ Bölümü beğendiyseniz takip etmeyi ve zihninde küçük bir pencere açılacağını düşündüğünüz dostlarınızla paylaşmayı unutmayın.



    Aşağıda ki adreslerden bana ulaşabilirsiniz:


    Mail: [email protected]

    Instagram: gelmisgecmemisseyler.podcast


    #podcast#reklamyok#maslow#gülcanözer

    9 min
  • Bize Verilenler | Ver, Al, Karşılık Ver

    Birinden bir şey aldığınızda gerçekten sadece bir eşya ya da bir zaman dilimi mi almış olursunuz? Peki birisi size bir iyilik yaptığında hemen "Ben de sana ne verebilirim?" telaşına kapılıyor musunuz?

    Gelmiş Geçmemiş Şeyler’in bu bölümünde, Sandro Botticelli’nin Venüs ve Üç Güzeller freskinden yola çıkarak insan ilişkilerinin en derin ve karmaşık alanlarından birine bakıyoruz: Vermek, almayı kabul etmek ve karşılık vermek.

    Sosyal psikolojideki "karşılıklılık normu"ndan zihnimizde açtığımız gizli hesap defterlerine, vermek kadar almanın da bir beceri oluşundan borçlandırmayan cömertliğe uzanan bir yolculuk… Hayat bir Excel dosyası değilse, ilişkilerdeki gerçek dengeyi nasıl kurarız?

    Bölümü dinledikten sonra düşüncelerinizi ve kendi deneyimlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Keyifli dinlemeler!


    Aşağıdaki adreslerden bana ulaşabilirsiniz:


    Mail:[email protected]

    Instagram: gelmisgecmemisseyler.podcast


    16 min
  • Bırak Yarım Kalsın

    Başladığımız her şeyi bitirmek zorunda mıyız? Yarım bıraktığımız bir kitap, rafa kaldırılmış bir proje ya da artık bize hizmet etmeyen bir ilişki neden zihnimizde sürekli açık bir sekme gibi kalır?

    Bu bölümde, Zeigarnik etkisinden batık maliyet yanılgısına uzanarak yarım kalan şeylerin zihnimizdeki yükünü ve geçmişte harcadığımız emeğin bizi nasıl yanlış yollarda tutabildiğini konuşuyoruz. Vazgeçmekle pes etmek arasındaki o ince çizgiyi, Cézanne’ın tamamlanmamış tuvallerinden Kafka’nın vasiyetine uzanan bir perspektifle ele alıyoruz.

    Eğer siz de geçmişte verdiğiniz kararların mahkûmu olmak istemiyor ve doğru zamanda yön değiştirebilmenin bir erdem olduğunu düşünüyorsanız, bu bölüm tam size göre.


    Keyifli dinlemeler!


    Aşağıdaki adreslerden bana ulaşabilirsiniz:


    Mail: [email protected]

    Instagram: gelmisgecmemisseyler.podcast



    #ziegarniketkisi #yarımbırakmak #reklamyok #podcast

    11 min
  • Son Rakamı Bilerek Yaşamak

    İnsan zihni garip bir illüzyonla çalışıyor: Öleceğimizi biliyoruz ama tarih belli olmadığı için önümüzde sonsuz bir takvim varmış gibi planlar yapıyoruz. Peki ya bu tarih kesin olsaydı?

    Bu bölümde, çıkış noktasını Clair Obscur: Expedition 33 oyununun felsefi konseptinden alan varoluşsal bir düşünce deneyine davetlisiniz. Herkesin kesin olarak 65 yaşında ya da 33 yaşında öldüğü iki alternatif senaryoda; eğitimin, ekonominin, hırsların, ebeveynliğin ve ertelediğimiz hayallerin nasıl dönüştüğünü sorguluyoruz.

    Ölümün belirsizliği bize bir özgürlük mü veriyor, yoksa sadece hayatı daha sonraya bırakmak için en büyük bahanemiz mi?

    Keyifli dinlemeler!

    Bölümü beğendiyseniz takip etmeyi ve sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın.



    Aşağıdaki adreslerden bana ulaşabilirsiniz:


    mail: [email protected]

    instagram: gelmiisgecmemisseyler.podcast


    #podcast #reklamyok #ölümünbelirsizliği

    15 min
  • Hiç Kimse Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

    En son ne zaman hiç kimsenin —ama gerçekten hiç kimsenin— nerede olduğunuzu, ne hissettiğinizi ya da hangi kitapta hangi cümlenin altını çizdiğinizi bilmediği bir gün geçirdiniz?

    Görünür olmanın bir varoluş ispatına dönüştüğü bir çağdayız: Gösteriyorsam varım, paylaşıyorsam yaşıyorum. Peki ya üzerimizdeki bütün bu etiketleri, unvanları ve "önemli biri olma" iddiasını bir kenara bırakıp sadece kaybolmak istiyorsak?

    Bu bölümde; sürekli "ben buradayım" diye bağırmak zorunda kalan yorgun zihinlerimizi alıp saklanmanın, görüneni gizlemenin ve anonimlikten farklı olarak "hiçkimse olmanın" o duru hafifliğini konuşuyoruz.

    Güney Koreli düşünür Byung-Chul Han’ın Şeffaflık Toplumu’ndaki tespitlerinden Pessoa’nın özgürleştiren heteronimlerine, Spot Işığı Etkisi (Spotlight Effect) psikolojik deneyinden Homeros’un Odysseia destanına kadar uzanan bir yolculuk…

    Kulaklığınızı takın ve bu bölüm bittiğinde kendinize kimsenin bilmeyeceği küçük bir "hiçlik alanı" yaratmayı unutmayın.



    Bölümü sevdiyseniz ben buradan ve instagramdan takip etmeyi unutmayın!



    Bana aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz:


    Mail: [email protected]

    Istagram: gelmisgecmemisseyler.podcast


    #spotlighteffect #fernandopessoa #byungchulhan #şeffafflıktoplumu #homeros #odysseia #reklamyok #podcast

    12 min
  • Kaydet, Unut, Tekrar Et

    Kaydet, Unut, Tekrar Et: Dijital İstifçi mi, Koleksiyoner mi?

    Telefonunuzda kaç fotoğraf, kaydedilmiş gönderi ya da ekran görüntüsü var? “Bir gün lazım olur” diyerek kaydettiğimiz o tarifler, kitap önerileri ve videolar gerçekten işimize yarıyor mu, yoksa farkında olmadan ertelediğimiz ihtimallerin altında mı kalıyoruz? 

    Gelmiş Geçmemiş Şeyler’in bu bölümünde, dijital dünyada biriktirme arzumuzun peşine düşüyoruz. Yüzyıllar önceki “Nadire Kabineleri”nden çocukluğumuzun peçete koleksiyonlarına; biriktirmek ile seçmek, istiflemek ile anlamlı bir koleksiyon oluşturmak arasındaki o ince çizgiyi konuşuyoruz. 

    Eğer siz de kaydettiğiniz yüzlerce şeyin arasında kaybolmuş hissediyorsanız, zihninizin ve telefonunuzun küratörü olmaya davetlisiniz. 

    Kulaklıklarınızı takın, küçük bir düşünce molası başlıyor. ☕🎧


    Aşağıdaki adreslerden bana ulaşabilirsiniz:


    Mail: [email protected]

    Instagram: gelmisgecmemisseyler.podcast


    #podcast#dijitalistifçilik#nadirekabineleri#reklamyok

    11 min
  • Ya Hayat Çoktan Başladıysa?

    Bir telefonun çalmasını, bir mesajın gelmesini, bir işin sonuçlanmasını, biraz daha cesur olmayı, biraz daha hazır hissetmeyi bekliyoruz.


    Peki ya hayatın büyük bir kısmı tam da o beklediğimiz yerde geçiyorsa?


    Bu bölümde beklemek üzerine konuşuyoruz. Beklemenin psikolojisinden, belirsizliğin zihnimizde yarattığı hikâyelerden, George Tooker’ın The Waiting Room tablosundan ve John Cage’in 4’33” eserinden yola çıkarak, hayatımızı yaşamak için neyi beklediğimizi birlikte sorguluyoruz.


    Bazen beklemek sabırdır.

    Bazen ise fark etmeden kendimizi ertelemek.


    Belki de bazı cevaplar beklerken gelmez.

    Belki onları ancak yola çıktığımızda buluruz.


    Keyifli dinlemeler.


    Instagram: gelmisgecmemisseyler.podcast

    Mail: [email protected]


    Podcasti takip etmeyi, bölüm hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmayı ve bir sonraki bölümlerde görüşmek üzere benimle kalmayı unutmayın.

    26 min
  • Bir Yere Gitmeden Yürümek

    “Bazen hayatı çözmek için değil, hayatın içinde biraz daha hareket edebilmek için yürürüz."


    Bu bölümde kapıyı açıp hiçbir yere gitmeden yürümek üzerine konuşuyoruz. Yürümenin bir zihin boşaltma yöntemi, bir sanat pratiği ve dünyayla kurduğumuz en temel bağ olma hâlini inceliyoruz. Kırkyama atölyesinden Likya Yolu’na, yürüyüşü bir esere dönüştüren çağdaş sanatçılardan kent hayatındaki ayak izlerimize uzanan bir rota çiziyoruz.


    Bugün varılacak bir hedefimiz yok; sadece yolda olduğumuzu hatırlamak var. Keyifli dinlemeler!


    Not:Küçük bir ekleme yapmak istiyorum. Marina Abramović ve Ulay’in The Lovers: The Great Wall Walk performansı aslında başlangıçta bir buluşma ve evlilik fikriyle planlanmıştı. Ancak Çin Seddi’nde yürüyüş için gerekli izinlerin alınması ve projenin hayata geçirilmesi yıllar sürdü. Bu süreçte ilişkileri sona erdi. Yürüyüş gerçekleştiğinde ise proje, planlandığı gibi bir kavuşma değil, iki sanatçının ortada buluşup birbirlerine veda ettikleri bir ayrılık performansına dönüştü.



    Bahsettiğim atölye: Dere Tepe Kırkyama Atölyesi

    Atölye yürütücüsü: Betül Mutlu

    Depoda Sanat Var Koordinatörü: Esin Selimoğlu


    Atölyede yaptığım ilk kırkyama haritamı Instagram sayfamda görebilirsiniz.



    Mail:[email protected]

    Instagram: gelmisgecmemisseyler.podcast


    Bölümde bahsettiğim metinlere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:


    https://www.journals.gen.tr/index.php/arts/article/download/1157/763

    https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3865760



    #yürümek

    21 min

About Gelmiş Geçmemiş Şeyler

From the publisher's feed

Gelip geçmeyen bizde kalan şeyleri konuşuyoruz.