
Sign up to save your podcasts
Or


Nisan ayı benim için adeta bir duygu ve düşünce maratonu gibiydi. 11 kitap, 3 film, 2 tiyatro oyunu ve 1 sergiyle dolu dolu geçen bu ayın 'raporunu' birlikte tutalım istedim. Bu bölümde; anneliğin karanlık taraflarından statü endişelerimize, eril gevezeliklerden hayatta kalmak için tutunduğumuz 'harika şeyler' listesine kadar pek çok durağa uğruyoruz. Hem yeni keşifler yapmak hem de okuyup izlediklerim üzerine konuşmak için bölüme davetlisiniz.
Bana ulaşmak için:
Mail: [email protected]
Instagram: gelmisgecmemisseyler.podcast
"İyi olmak yerine bütün olmayı tercih ederim." — Carl Jung
Hayatımızın ilk yirmi yılını, çevremiz tarafından "kabul edilemez" bulunan özelliklerimizi görünmez bir torbaya doldurarak mı geçiriyoruz? Peki ya geri kalan ömrümüzü, o torbanın ağırlığı altında ezilerek ve içimizdeki o bitmek bilmeyen yorgunluğun sebebini arayarak mı harcıyoruz?
Bu bölümde, Debbie Ford’un klasikleşmiş eseri "Işığı Arayanların Karanlık Yanı" rehberliğinde, kendi "gölge yanlarımıza" doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.
Belki de aradığın o ışık, bakmaya korktuğun karanlığın tam ortasındadır. ✨
Bölümde Bahsi Geçen Kitap: Debbie Ford - Işığı Arayanların Karanlık Yanı
Mail: [email protected]
Instagram: gelmisgecmemisseyler.podcast
Kişisel Bir Ansiklopedi: Kimlerin Hayatında Dipnotuz?
“Hiç düşündünüz mü; bir ansiklopedi hazırlasaydınız, içine yazacağınız ilk şey ne olurdu?”
Bu bölümde, Barış Bıçakçı’nın Dünyaya Yeni Gelen Okurlar kitabından ilhamla kendi şahsi ansiklopedilerimizin peşine düşüyoruz. Hayatımıza giren insanların bizde bıraktığı küçük izleri, "başka bir yerde olma isteğini" ve son kullanma tarihlerine bakmanın ruhumuzu nasıl mahkûm ettiğini konuşuyoruz.
Peki ya siz? Kaç kişinin ansiklopedisinde dev bir yer kaplıyorsunuz, kaçında sadece silik bir dipnotsunuz? Gelin, bugün sayfaları biraz geriye saralım.
Instagram: gelmisgecmemisseyler
Mail: [email protected]
Dünya her zaman yıkılıyordu; Roma yanarken de, bugün biz ekranlarımıza bakarken de... Peki, bu enkazın ortasında bir çiçeğin rengini konuşmak bizi yüzeysel mi yapar, yoksa sadece insan mı?
Gelmiş Geçmemiş Şeyler’in yeni bölümünde, Sally Rooney’nin mektuplarından yola çıkarak dikkati bir devrim, estetiği ise bir hayatta kalma refleksi olarak ele alıyoruz. 'Güzel Dünya Neredesin?' ve biz ona bakmaya ne zaman hazır oluruz?
Şu an verdiğiniz o küçük karar... 'Evet' dediğiniz o iş, 'Hayır' dediğiniz o teklif... Tam o anda, sizin bir kopyanız o reddettiğiniz hayatı yaşamaya başladı. Peki ya ona bir mesaj atabilseniz? 'Orada işler nasıl? Benden daha mı mutlusun?' diye sorabilseniz? Ted Chiang’ın 'Nefes' kitabındaki o sarsıcı hikayeden yola çıkarak; pişmanlıklarımızı, zihnimizdeki hayali 'prizmaları' ve kendi potansiyelimize duyduğumuz o yıkıcı hasedi konuşuyoruz. Gelmiş Geçmemiş Şeyler’in ilk bölümünde, kendi ihtimaller hapishanemizden çıkış biletini arıyoruz.
*Bölüm spoiler içermektedir.
From the publisher's feed