GZT Podcast

GZT Podcast

By GZTNews
Download on the App Store

GZT Podcast episodes

  • Biden'ın ilk 48 saati: Rusya’da neler oluyor?
    Biden’ın göreve başlamasından çok kısa süre sonra hem Irak’ta hem de Rusya’da Obama döneminden hatırladığımız sahneleri görmeye başladık. Baş döndürücü o 48 saati anlattık.
    Biden’ın yemininden bir kaç saat sonra Irak’ta gerçekleşen çifte intihar saldırısı ile, ismini uzun süredir duymadığımız DAEŞ tekrardan dünya gündemine girdi.
    32 kişinin yaşamını yitirdiği saldırı ardından IrakOrtak Harekat Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Tahsin Hafaci bir açıklamada bulundu. Saldırıyı DAEŞ’in uyuyan bir hücresinin gerçekleştirdiğini belirttikten sonra örgütün “varlığını kanıtlamak istediğini” söyledi.
    Trump döneminde ABD Irak’tan askerlerini çekmeye başlamıştı. Yaşanan bu gelişmelerle akıllara “ABD askelerinin bölgeye tekrardan takviye yapmasına ortam mı hazırlanıyor?” sorusu geldi.
    Ancak tekrardan Obama dönemini yaşayan yalnızca Irak değildi. Aynı 48 saatin içinde daha ilginç bir gelişme Rusya’da yaşandı.
    Hatırlayacağınız üzere Ukrayna’da NATO destekli darbe yaşandığı ve iç savaş çıktığı süreçte Biden, Obama yönetiminin Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekteydi. Aslında Ukrayna üzerinden sürmekte olan, Rusya ve ABD soğuk savaşının çatışmalara dönüşmüş hâliydi. Ardından gelen Trump yönetiminde Rusya ile dost olunmadı ancak çatışmalar da eski şiddetini yitirdi, hatta pandemi sürecinde büyük bir dayanışma ortaya çıktı. Fakat koltuğa Biden’ın oturması, bu neredeyse kapanmış meseleyi tekrar açtı...
    5 min
  • Yiyecek sektöründe son moda: Böcekler
    Uluslararası medya kanalları giderek artan şekilde böcek yememizi talep ve teşvik ediyor. Peki neden? Bu bölümde böcek yeme tavsiyelerinin geçmişini ve propagandanın geldiği aşamayı anlattım.
    Bugün izleyeceğiniz içerikteki görüntüler, Uğur Dündar’ın bir fırın baskınından değil. Normalde restoran mühürlenmesine sebep olan böcekler, artık yasal olarak insanların tükettiği yiyeceklerin içinde.
    Geçtiğimiz gün medyaya bir haber yansıdı: Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu, çeşitli böcekler kullanılarak üretilen gıdaların güvenli olduğu görüşüne vardı.
    Bu gündemi belki bir çoğunuz ilk defa duydu ancak insanları böcek yemeye ikna ve teşvik etme çalışmaları aslında bir süredir uluslararası medyanın gündemlerinden biri.
    İnsanları böcek yemeye ikna etme çalışmaları 2008 yılında ağırlık kazanmaya başladı. Fox’da çıkan bir haberin başlığı şu şekilde: “Birleşmiş Milletler Konferansı, kıtlık kurbanlarından astronotlara herkes için böcek yemeyi teşvik ediyor
    6 min
  • Cosmopolitan dergisinden obezite propagandası
    Propaganda serimizde gerçeği çarpıtan, kavramları tersine çeviren uluslararası akımları çok konuştum. 2021 yılı da bu konuda hızlı bir başlangıç yaptı. Ünlü magazin dergisi Cosmopolitan, Şubat 2021 kapağında obezite problemi çeken bir modele yer verdi ve şu notu yazdı: “Bu sağlıklı!”
    Aslında ben böylesine basit bir konuda, böylesine basit bir gerçek üzerine bölüm yapmaktan bile utanıyorum ancak mesele tam da bu: En basit konularda bile kavramları nasıl da tersine döndürdükleri. Konu sağlığımız olduğunda bile.
    Cosmopolitan kapağının yeni bir durum olmadığından bahsettim. Aslında tüm konu faydalı bir işle başladı. Bir sağlık problemi olan kilo ile dalga geçmek, kilolu kişilere çeşitli sıfatlar takmak, bu kişileri utandırmak ve rencide etmek elbette ki kabul edilemez bir davranış. İngilizce’de “Fat-shaming” denen bu tür kaba davranışlara karşı “bedeninle barışık ol” sloganıyla bir akım başladı. Başlarda son derece faydalı olan bu akım bir noktadan sonra üçüncü dalga feministlerin sağlık karşıtı aktivizmine dönüştü. Obez olmak bir moda gibi sunulmaya başladı. Vogue dergisi “Şimdi moda ne?” sloganıyla yayınladığı posterde kilolu bir modeli paylaştı.
    5 min
  • Büyük Reset: 2020’nin çözülemeyen terimi
    Komplo teorileri gerçekten can sıkıcı, ama bundan daha can sıkıcı bir şey söylememi isteseniz her gördüğü şeye komplo teorisi diyenler derim. 2020 felaketler yılı oldu, aynı zamanda kafaların çok karışık olduğu bir yıldı. Medya tekelleri bir yandan büyük sıfırlama, great reset için komplo teorisi diyor, bir yandansa bu terim manşetlerden inmiyor? Peki biz hangisine inanılım?
    4 min
  • 2021 nasıl bir yıl olacak?
    2020 felaketler yılı olmuştu. Bir çok kişi 2020 bitsin artık demişti. Peki 2021 nasıl bir yıl olacak? 2021 neler getirecek? Propaganda’nın bu bölümünde yeni yılın neler getireceğini anlattık.
    Geçtiğimiz gün dünya sağlık otoriteleri, İngiltere’de virüsün mutasyona uğradığını, %70 daha hızlı yayılan bir formunun ortaya çıktığını duyurdu. Avrupa ülkeleri tek tek İngiltere’den gelen uçuşları durdurdu, bunu dünyanın diğer ülkeleri takip etti.
    Hastalık artık yeni bir forma daha girdi, hatta yeni bir isim dahi aldı, ancak endişenmeye gerek yok, Almanya Sağlık Bakanı mevcut aşıların bu mutasyonu da kapsadığını bildirdi.
    Test edilmeden nasıl ulaşıldı ki bu bilgiye diye soruyorsanız sormaya devam edebilirsiniz. Çünkü sorularınızı duyan kimse yok. Sadece biz sıradan insanlar için değil, 2020 alanında uzman doktorların kısıtlamaları aşırı bulduğunu belirttiği için işinden kovulduğu, medyadan silindiği bir yıl oldu.
    The Irish Time’a verdiği röportaj ardından kovulan Dublin Midlands Hastane Grubu'nun klinik direktörü Dr. Martin Feeley bu doktorlardan sadece biri.
    Haliyle oto-sansür ve sessizlik sadece toplumu değil, tıp ve bilim dünyasını da sardı.
    Bu sansür ve sessizlik içinde yeni normal artık “normal” hale gelirken, kitleler de gerçek arayışı ile değil “normalden atılma” korkusu ile hareket etmeye başladı. Çünkü normallikten atılma, arkadaş kaybı, statü kaybı, gelir kaybı gibi bir çok cezayı da beraberinde getirir ki bunlar göze alması cesaret isteyen cezalardır. Ancak bununla kalmadı, bugün artık açık şekilde dillendirilen söylemlere göre yeni normali sorgulayanlar yakın gelecekte uçağa, otobüse dahi binemeyecek; kamu hizmetlerinden yararlanamayacak.
    2020 yılında Black Mirror adlı dizinin bölümlerini aratmayacak sahnelere tanık olduk. Londra’nın ortasında sosyal mesafe izleme kuleleri, dronelarla kovalanan yaşlı insanlar, bomboş sokakta sokağa çıkma yasağını deldiği için ters kelepçeyle göz altına alınan insanlar...
    5 min
  • KADRAJ TÜRKİYE: AŞI ARAŞTIRMASI
    GZT'nin gündeme ilişkin konu başlıklarını araştırmalarla destekleyen Podcast dizisi Kadraj Türkiye'de bu hafta GZT Editörü Duygu Göktürk ile AREDA Survey Genel Müdürü Yusuf Akın 'Aşı Araştırması'nı konuşuyor.
    19 min
  • Domatesin testi pozitif çıktı: Hızlı tanı kitleri güvenilir mi?
    Sosyal medyada son zamanlarda viral olan bir video var. Bir milletvekili hızlı tanı kitleriyle kolaya test yapıyor ve kola pozitif antikor veriyor. Biz de bu deneyi kendimiz de yapalım dedik.
    Deneyimizde bir tane yumurta, bir tane portakal, su ve domates var. Bunlara test etmeye başladık.
    Hızlı tanı kitlerini aldığınızda içinden neler çıktığına bir bakalım: Bir tane böyle bir test cihazı çıkıyor, bir tane damlatma aparatı çıkıyor, bir tane de solüsyon çıkıyor. Bu testler şöyle çalışıyor: Diyorlar ki örnekten, kandan yani bir damla damlatıyoruz şuraya, ardından solüsyonumuzdan iki damla damlatıyoruz ve bekliyoruz. Şurada, C yazan yerde bir çizgi çıktığında bu negatif anlamına geliyor eğer başka bir çizgi yoksa. Eğer bu çizgiyle birlikte altında bir tane iki tane çizgi varsa bunlar da pozitif anlamına geliyor.
    Öncelikle yumurtadan bir örnek aldık. Damlalığımızla testimizin üzerine koyduk. Ardından portakal suyu, su ve domatesten de örnekleri aldık.
    İki dakika sonra testlerin sonuçları çıktı ve elimizdeki hızlı tanı kitlerinden iki tanesi pozitif çıktı. Bir tanesine domates damlatmıştık bir tanesine portakal suyu damlatmıştık.
    Test ettiğimiz bu hızlı tanı kitleri piyasada 10'lu, 40'lı paketler halinde satılıyor. Yani 1000 Dolar'ı bulan ücretlerle temin edilebilir.
    Domatese, portakala pozitif vermeleri gösteriyor ki ya bu yiyecekler COVİD19'a karşı antikor içeriyor, ki böyle olmadığını biliyoruz, ya da bu testler çalışmıyor.
    Bu deneyimiz, bazı medikal şirketlerin COVİD19 salgını krizini bir fırsat olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
    Yapılması gereken, hastanelerin ilgili bölümleri vasıtasıyla yapılan testler dışında hiçbir teste itibar etmemek
    3 min
  • Tüm dünyanın konuştuğu kedinin hikayesi
    Tüm olay Merve’nin babasıyla birlikte hastaneye gittiği sırada çektiği bir fotoğrafla başladı. Fotoğrafta küçük yavrusuyla hastaneye girmiş bir kedi vardı. Doktorlar ve diğer görevliler de bu kediyi sevmekteydi. Merve fotoğrafı sosyal medyada “Bugün hastanenin acilindeydik, bir kedi ağzında taşıdığı yavrusunu koşa koşa acile getirdi” notuyla paylaştı ve istesek yapamayacağımız bir sosyal deneye tanık oldu.
    Merve paylaşımını yaptıktan sonra o günkü işlerine devam ediyor, akşam evine dönüyor. Fotoğraf başta 100-150 civarı bir beğeni alıyor. Fakat ardından bir anda fotoğrafı herkes paylaşmaya başlıyor ve kısa sürede binlerce beğeniye ulaşıyor. Sosyal medyadaki büyük hesaplar da fotoğrafları alıp kendi yorumlarını ekleyerek art arda paylaşmaya başlıyor.
    Ancak ilginç olan şu: Fotoğraflar yaşandığı şekliyle değil, bir kurguyla paylaşılıyor... Anne kedinin yaralı yavrusunu koşa koşa acile taşıdığı kurgusuyla. Hatta paylaşan hesaplardan bazıları “bu olay bizim orada oldu, kediler şimdi iyi” şeklinde gerçeklikten iyice kopuk eklemeler dahi yapıyor.
    5 min

About GZT Podcast

From the publisher's feed

Dijital medyaya yeni bir soluk!