
Sign up to save your podcasts
Or


İnsan, çalışmadığı zaman pas tutar. Hayatımıza yenilikler getirmek, çalışmak ve ilerlemek bizim elimizdedir. İnsan, çalışmadığı zaman körelir. Zihni durgunlaşır, bildiklerini unutur. Teknoloji sandığımızdan da hızlı gelişiyor. Hayat da akıp gidiyor. İnsan durduğu yerde durursa, kaybeder. Hakan Mengüç, konuğu Buğra Abayhan ile birlikte insan için ilerlemenin önemini anlatıyor.
Bir insanı özgüvenli yapan etmenler nelerdir? İnsanlar özgüvenli olmayı iddialı olmakla karıştırıyor. Özgüvenli olan insan, neyi bildiğini neyi bilmediğini bilen insandır. Peki özgüvenli insan için cesaret ne anlama gelir? Hakan Mengüç, konuğu Buğra Abayhan’la birlikte özgüven kavramını irdeliyor.
Üzerinde yaşadığımız toprakların kıymetini ne kadar biliyoruz? Anadolu’nun kadim topraklarını özel kılan nedir? Hakan Mengüç, konuğu Bora Yeter’le birlikte Sufizm felsefesinden hareketle Mevlana’ya, Şems-i Tebrizi’ye eğiliyor. İkili bu podcast’te, Anadolu’da nesillerden nesillere aktarılan bilgelik ve hoşgörü kültüründen örnekler veriyor.
Hakan Mengüç, konuğu Bora Yeter’le birlikte Şimdinin Gücü ve An’da Kalmak konularına değiniyor. Geçmişimizde yaşadığımız bazı pişmanlıklar, affedememek gibi nedenlerle ya geçmişe takılı kalıyoruz; ya da geleceğe dair taşıdığımız kaygılar yüzünden hep geleceği düşünme hali… An’da olmak, her ne yapıyorsanız sadece onun içinde olmak demektir. Genelde anda kalmak denince hiçbir şey yapmamak olarak algılıyoruz bunu. Ancak bu yanlış… Beynimiz, bir şeye odaklandığında anın içinde oluyor.
Bir şeyi ne kadar çok sahiplenirsek, ondan ayrıldığımızda o kadar acı çekeriz. Peki, ben neden bu kadar sahiplendim? Neden bu kadar acı çekiyorum? Kendimize bu soruyu sormamız lazım. Öncelikle belli bir süre acı çekmek doğaldır. Eğer acı çekmiyorsak bir problem var demektir. Çünkü o kişiyle bir bağ kurmuşuzdur ve zamana yayılmış olan belli bir yaşanmışlık vardır. Fakat bu yaşanmışlığın ayrılık sonrası bir "takıntıya" dönüşüp dönüşmediğini nasıl anlayabiliriz? Bu ve bunun gibi sorularınız için podcast'in devamını dinlemeyi unutmayınız.
Hayat her zaman adil gözükmeyebilir gözüne ama yine de çok güzeldir. Hayat o kadar kısa ki, birisinden nefret ederek vaktini harcama. Mucizeleri göremiyorum deme, dışarı çık, mucizeler her yerde... Birbirinden değerli, hayata dair umut verici, kalbinize huzur fısıldayan sözcükler için podcast'in tamamını dinlemeyi unutmayınız.
Yaşlı bir bilge öğrencileri ile gezinirken nehir kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş. Öğrencilerden biri “çünkü sakinliğimizi kaybederiz” demiş. Bunun üzerine bilge “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken, neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonuyla da aktarabilecekken, niye o kadar yüksek sesle söyleriz?" ... Bilgenin cevabı podcast'in içinde saklı. İyi dinlemeler.
Bu bölümde, Buğra Abayhan ile "Neden ayrılamıyoruz? Ayrılık sürecinde yaşananlar nelerdir? Bir ilişkiyi kurtarmanın yolları nelerdir? Doğru ilişkide sorunlar nasıl çözülür?" gibi ilişkiler ve kadın-erkek üzerine birtakım sorular sorup cevapladığımız keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Beni IG: @hakanmenguc hesabımdan da takip edebilirsiniz.
Bugün ilişkileri konuştuk. Kadınları ve erkekleri anlamayı. Vazgeçilmez kadın olmak diye bir şeyin var olup olmadığını konuştuk. Bir başkası için değil, kendimiz için değişmemiz gerektiğinden bahsettik. Başkasından ilgi veya sevgi beklemek yerine, bu güzellikleri önce kendimize borçlu olduğumuzdan bahsettik. Vazgeçilmez kadın veya vazgeçilmez erkek öncelikle kendisi için vazgeçilmez olmalı. Başkaları için değil, kendi için değişmeli. Zira senin gönlün değiştiğinde, dünya değişecektir...
From the publisher's feed