Bu iç çekiş ve yakarışlar Hâle’dekilerin sızlanışları
çizgisinde sürüp gider; sürüp gider
de o, bu iç yakan âh u efgânıyla, kalb kasvetine
yenik düşmüş cismaniyet insanlarına ve çizgi
kaymalarıyla hedef sapması içinde bulunanlara,
gönül diliyle ne besteler ne besteler sunar..
ve bu sûzişî nağmeleriyle, duyup hissettiklerini
bencileyin yolzedelerin ruhlarına duyurmaya
çalışır. Güfteler Hâle’den, nağmeler ateş-i
aşkla yanan o melek sineden, bir ezan sesiyle,
“Gafletle uyumak ne revadır abd-i hakîre,
Şefkatle nida ederken Rahman gecelerde.”
(İbrahim Hakkı)
mazmununda, çok yüksek hislerle Allah’a
iç döküşlerini ve nefsiyle yüzleşmelerini öyle
tesirli iniltilerle sunar ki, anlayanlara bir saba
nağmesi tesiri icra eder ve böyleleri bütün bütün
ölmemişlerse, kalkar Hak kurbetine koşarlar.
O içten nağmelerle uyanıp kendimize gelmeyi
Allah bize de müyesser kılsın!..