Vuslat arzusuyla ömür hep âh ile geçti, Olmasa da liyakat, O bendesini seçti; Yer yer belki ruhum hayatın zehrini içti, Bundan, dedim, hayatımın şerefi ve mecdi…
Şen günler hep neş’eyle benim yüzüme baktı, Bir inşirah olup gönlümün içine aktı; Bazen âteş-i suzân gibi bendeyi yaktı, Kedere gerek yok âşığın yanması haktı.
Asla hiç açılmadı Hak’la gönül arası, Şeker-şerbet sayıldı dildeki aşk yarası; Sevimlidir aşkın hem akı hem de karası, Anlamaz bu neş’eyi bulunan kalb yarası.
Vuslat arzusuyla ömür hep âh ile geçti, Olmasa da liyakat, O bendesini seçti; Yer yer belki ruhum hayatın zehrini içti, Bundan, dedim, hayatımın şerefi ve mecdi…
Şen günler hep neş’eyle benim yüzüme baktı, Bir inşirah olup gönlümün içine aktı; Bazen âteş-i suzân gibi bendeyi yaktı, Kedere gerek yok âşığın yanması haktı.
Asla hiç açılmadı Hak’la gönül arası, Şeker-şerbet sayıldı dildeki aşk yarası; Sevimlidir aşkın hem akı hem de karası, Anlamaz bu neş’eyi bulunan kalb yarası.