Kendini yenileme, devamlı var olabilmenin ilk şartı ve en mühim esasıdır. Sırası geldikçe kendini yenileyemeyenler, güçlü de olsalar, er geç tükenip gitmeye mahkûmdurlar. Her şey, kendini yenileyerek canlı kalır ve varlığını sürdürür; yenileme durunca da canı çekilmiş ceset gibi, çürümeye, hebâ olup dağılmaya terk edilmiş olur.
Bahar mevsiminde yeryüzü, her şeyin kendini yenilediği ne muhteşem meşherdir![1] Otlar, ağaçlar ve tırnak kadar bir parçasında milyonlarca canlıya dâyelik yapan toprak... Çık da bir kere gez; baharın, o formalarını takıp bin çığlık yenilenen ve gelişen canlıları arasında! Bak, nasıl ölü gibi camid şeyler, resmîgeçide hazırlanan ordular misillü, rengârenk nişanları ve değişik değişik silahlarıyla, bir baştan bir başa yeryüzünü şenlendirip Cennet’lere çeviriyorlar. Ve dünya çapında, umumî yenilenmenin bir değil, binlerce, milyonlarca misalini birden veriyorlar.
https://fgulen.com/tr/eserleri/buhranlar-anaforunda-insan/Kendini-yenileme