Problemlerin üst üste yığıldığı bir dönemde dünyaya geldiğimiz için bazen hâlimizden şikâyet edebiliyoruz. Beşer tabiatının bir gereği olarak iyilik ve kemali arıyor, geçmişteki güzel günleri özlüyor ve “Keşke daha evvel gelseydik!” diyoruz. Hislerimizin bizi yönlendirmesine göre bazen sahabe döneminde yaşamayı arzuluyor, bazen tabiin dönemine gözlerimizi dikiyor, bazen Osmanlı’nın ihtişamlı dönemlerini özlüyor ve böylece tarihin şanlı sayfaları arasında geziniyoruz. Bir hicran hissiyle Akif’in dediği gibi,
Gül devrini bilseydim onun, bülbül olurdum.
Ya Rab! Beni evvel getireydin ne olurdu?
diyoruz. Bu tür duygu ve düşünceler zannediyorum çoğumuzun hissiyatının tercümanıdır.
Yazının tamamını okumak için:
http://herkul.org/kirik-testi/adanmislara-dusen-sorumluluklar/