Hizmetten

Hizmetten

Download on the App Store

Hizmetten episodes

  • Tarihin sayfalarına birer leke halinde kaydedilecekler! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Son dönemde şahit olduğumuz çekmeler, ızdıraplar, tehcirler, tehditler, tenkiller, ibadeler, mahkûmiyetler, mağduriyetler, mazlumiyetler, mevkufiyetler, mustantakiyetler… Bütün bunlar bizi üzebilir. Bunları da şefkat tokadı veya kulak çekilmesi şeklinde mülahazaya almak lazımdır. İhtimal ki biz yürüdüğümüz bu yolda yolun âdâbına tam uyamadık; Hazreti Mevlâ da kulağımızdan hafif tuttu ve çekti. Onca eltaf-ı İlahiye karşısında hukuka riayet etmek, istikameti korumak, dimdik durmak ve sarsılmadan meseleyi götürmek gerekirken bazen bunlar gereğince gözetilmemişse, bu, hafif bir kulak çekilmesine sebebiyet vermiş olabilir. Hadiselere böyle bakarsak, Allah’ın izni ve inayetiyle, o da bizi tevbe, inâbe ve evbeye sevkeder. Rabbimizin razı olmadığı ve sevmediği ne varsa, hepsinden dolayı “Estağfirullah” deriz. İstiğfar da O’na teveccühün, tevbenin, inâbenin ve evbenin mebdeidir.
    Tarihin sayfalarına kapkara lekeler halinde yazılacak kimselere sadece acınır!..
    *Böyle bir bakış aynı zamanda bizi kin ve nefretten de uzak tutar. Hizmet’e zulmü reva gören, uğradığı her yerde efkârı aleyhimize çevirmeye çalışan ve “Kapatın bu okulları; kapatamıyorsanız yıkın!..” diyen kimselere karşı bakışımızı tadil eder. Meseleye bir yönüyle bizim istihkakımız nazarıyla bakacak olursak; onları da musallat olmuş birer kılıç gibi görür ve Allah’ın onlarla gözlerimizi açtığına, bizi tedip ettiğine ve istiğfara, tevbeye, inâbeye, evbeye yönlendirdiğine inanırsak, onlar hakkındaki mülahazamız da birdenbire kinden, nefretten, misliyle mukabele düşüncesinden sıyrılarak şefkate ve acımaya döner. Acırız onlara; çünkü tarihin sayfalarına birer leke halinde kaydedilecekler. Evet, hizmetinizle alakalı menfi propaganda yapan kimselere sadece acıma duygusuyla bakmak lazım.
    Bu video 23/08/2015 tarihinde yayınlanan “Hal ve Ümit” isimli bamtelinden alınmıştır.
    Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamtel...
    6 min
  • Günümüzün zalimleri de çer-çöp gibi savrulup gidecekler! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Bir de meselenin gayretullaha dokunma kertesi var. Menkıbelerin aslına değil faslına bakılır ve onlardan ibret alınır. İşte ibretlik bir menkıbe: Bir deve kervanı yola koyulmuş giderken fakir bir derviş önlerine çıkar ve kervancıbaşına kendisini de aralarına almaları ricasında bulunur. Kervancıbaşı adamcağızın isteğini kabul eder ve beraberce yola revan olurlar. Bir zaman sonra haramiler kervana saldırır ve gariplerin bütün eşyalarını alırlar. Bir aralık, eşkıyânın reisi, dervişe de malı olup olmadığını sorar. Hak dostu, “Benim hiç param yok, ama kervancıbaşının bürümcek bir gömleği vardı, onu almayı unutmuşsunuz.” der. Haramîler hemen koşar, kervancıbaşının heybesini, üstünü başını yeniden arar ve pek değerli gömleğine de el koyarlar. Uzun süre hiçbir şey söylemese de dervişe karşı kervancıbaşının gönlü çok kırılır. Öyle ya; onca iyiliğine mukabil maruz kaldığı tavır kolay kolay kabul edilebilecek cinsten değildir. Bütün sermayelerini kaybeden mazlumlar, çaresiz bir halde yürürlerken devletin askerleri çıkagelir; haramilerin hepsi derdest edilmiştir. Nihayet, gasbedilen mallar sahiplerine geri verilir. İşte o zaman kervancıbaşı dervişe yaklaşır ve der ki, “Baba aşkolsun! Ben sana o kadar iyilik yaptım, sen de tuttun, benim biricik gömleğimi de şakîlere haber verdin.” Hak dostunun cevabı düşündürücüdür: “Oğul, niyetim sana kötülük yapmak değildi; bu haramiler halka o kadar gadretmişlerdi ki, baktım zulümlerinin gayretullaha dokunmasına dört parmak kalmış.. senin gömleğinin işte o dört parmak yerine geçmesiydi muradım.”
    Günümüzün zalimleri de çer-çöp gibi savrulup gidecekler!..
    *Gayretullaha dokunduğu zaman, günümüzün zalimleri de çer-çöp gibi savrulup gidecekler, hiç tereddüdünüz olmasın. Takvim vermek ve zaman belirlemek, bu mevzuda karanlığa taş atmak olur; bu, Allamu’l-guyub Allah’a karşı bir saygısızlıktır. Bir zaman veremeyiz ama bildiğimiz bir âdet-i ilahiye, âdet-i sübhaniye var. Cenâb-ı Hak, zalimlere hep öyle yapmıştır: Nuh kavmi, Hud kavmi, Salih kavmi, Şuayb kavmi, Lut kavmi, Seyyidina Hazreti Musa’nın kavmi… Hepsi hazan yemiş yapraklar gibi savrulup gitmiş, ağaçların başındayken toprağın bağrında gübre haline gelmişlerdir. Hiç tereddüdünüz olmasın, endişe etmeyin.
    Bu video 16/08/2015 tarihinde yayınlanan “Yol Adabı ve Gayretullah” isimli bamtelinden alınmıştır.
    Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamtel...
    8 min
  • Ye’se düşmek de ne demek! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Ye’se düşmek de ne demek?!.
    *Acz, fakr, şevk ve şükür! Kendini aciz görme; adeta eli hiçbir şeye yetmeyen ve hiçbir şeye sahip bulunmayan biri olarak kabul etme. Genel kabulümüz ve genel durumumuz odur. Bu düşüncemiz bir yönüyle kendi konumumuzu çok iyi bilme sayılır; diğer yandan da şevk ve şükür vesilesi olur: Cenâb-ı Hakk’ın sağanak sağanak lütufları geliyor. Her şey O’ndan geldiğine göre hiç ye’se düşmemek ve sürekli şevk içinde olmak lazım! Madem O’ndan geliyor ne diye ye’se düşeceğim?!. Şayet yolu açan O ise, güzergâhı gösteren O ise, güzergâh emniyetini sağlayan O ise ve yol boyunca gulyabânileri bertaraf edecek O ise, niye ye’se düşeyim ki?!.
    *Meseleye şu şekilde bakılsa mahzuru yok: “Allah Allah, kaderî bir plan var, senaryo gibi. Bizi hiç farkına varmadan birer figür, birer ırgat, birer amele gibi sahneye sürüyor; ‘Bu şeyi tamir etmede, onarmada sizi çalıştırıyorum!’ diyor.” Böyle bakarsanız, “Ona binlerce hamd ü sena olsun. Bizi böyle güzel işlerde koşturuyor. Acaba işin hakkını tam verebiliyor muyuz? Acaba konumumuzu rantabl olarak değerlendirebiliyor muyuz? Fakat ona binlerce hamd ü sena olsun, her şeye rağmen bizi güzel işlerde istihdam ediyor!” dersiniz.
    Zalim, Allah’ın kılıcıdır; mazlumiyet de bazen şefkat tokadıdır!..
    *Fakat bazen farkına varmadan zikzaklar olabilir. Doğru yolda doğru yürüme hususiyetlerini koruyamayabiliriz; hafizanallah, kaymalar yaşayabiliriz. Ondan dolayı da şefkat tokatlarına ve kulak çekmelerine maruz kalabiliriz. Allah, birilerini musallat edebilir. Ümmet-i Muhammed (aleyhissalatü vesselam) cezalandırılmayı hak ettiğinde Allah (celle celâluhu), onlara karşı tedip unsuru olarak bir kısım zalimleri kullanır. Zalim, Allah’ın kılıcıdır. Allah, önce onunla intikam alır; sonra da döner ondan intikam alır.
    *Son dönemde şahit olduğumuz çekmeler, ızdıraplar, tehcirler, tehditler, tenkiller, ibadeler, mahkûmiyetler, mağduriyetler, mazlumiyetler, mevkufiyetler, mustantakiyetler… Bütün bunlar bizi üzebilir. Bunları da şefkat tokadı veya kulak çekilmesi şeklinde mülahazaya almak lazımdır. İhtimal ki biz yürüdüğümüz bu yolda yolun âdâbına tam uyamadık; Hazreti Mevlâ da kulağımızdan hafif tuttu ve çekti. Onca eltaf-ı İlahiye karşısında hukuka riayet etmek, istikameti korumak, dimdik durmak ve sarsılmadan meseleyi götürmek gerekirken bazen bunlar gereğince gözetilmemişse, bu, hafif bir kulak çekilmesine sebebiyet vermiş olabilir. Hadiselere böyle bakarsak, Allah’ın izni ve inayetiyle, o da bizi tevbe, inâbe ve evbeye sevkeder. Rabbimizin razı olmadığı ve sevmediği ne varsa, hepsinden dolayı “Estağfirullah” deriz. İstiğfar da O’na teveccühün, tevbenin, inâbenin ve evbenin mebdeidir.
    Bu video 23/08/2015 tarihinde yayınlanan “Hal ve Ümit” isimli bamtelinden alınmıştır.
    Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamtel...
    9 min
  • SOLUKLARINA MUHTACIZ!
    Soluklarına Muhtacız!
    00:50 Beşer O’nunla (S.A.V) emniyete kavuştu…
    1:38 Güven bizim yamaçların gülü, çiçeğidir
    3:35 Allah’ın himayesine hala sığınmayacak mısınız?
    5:06 Hayatında yalan olmayan insan, hıyanet görülmeyen insan, emniyete riayet eden insan, güvenin temsilcisi insan, Muhammedü’l Emin (S.A.V)
    6:50 Bir kerecik olsun yalanına şahit olmamışlardı!
    7:00 İnsanlığın kurtuluşu bahis mevzuysa şayet onu Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) gerçekleştirecektir
    8 min
  • ÜÇ HASTALIK VE KURTULUŞ YOLLARI NELERDİR
    Üç Hastalık ve Kurtuluş Yolları Nelerdir?
    0:09 Bizim üç önemli hastalığımız vardır. Bu hastalıklardan bir tanesi cehalettir
    0:44 İnsanlık cehalet denen bu yüz karasından mutlaka sıyrılmalıdır
    1:36 Bizim ikinci hastalığımız da fakirliktir
    2:15 Fakirlik neredeyse küfürdür!
    3:43 Zühd, insanın kendi vicdanında duyacağı şeydir
    4:30 Üçüncü hastalığımız da bizim iftiraktır
    5:49 Herkesi müsbet hizmetinde, Allah yolundaki tavrında alkışlamalı, ona sahip çıkmalı
    6:32 İçinde olmadığınız yerde size söz vermezler
    8 min
  • Sana hakkıyla ibadet edemedik ey Ma’bûd | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    *Konumumuza göre bir tavır belirlemeye ihtiyacımız var; yoksa hiç farkına varmadan Cenâb-ı Hakk’ın ekstradan lütuflarını kendimize mâl etme gibi bir hataya düşmüş olabiliriz. Vifak ve ittifaka sağanak sağanak gelen tevfîk-i ilâhîyi, şahsî kabiliyetlerimize ve istidatlarımıza nisbet etmeye kalkarız. Bu da bir yönüyle şirk sayılır, ondan sakınmak lazımdır. Oysaki üzerimizdeki ilahi ihsanlar, vifak ve ittifak mevzuunda gösterilen cehde Cenâb-ı Hakk’ın ayrı bir lütuf tecellisidir. Üstad Hazretleri de “Vifak ve ittifak, tevfîk-i ilâhînin vesilesidir.” diyerek bu hususa dikkat çekmektedir.
    Sana Hakkıyla Kulluk Yapamadık!..
    *Cenâb-ı Hakk’ın bu fevkalâdeden lütufları karşısında bize düşen vazife, oturup kalkıp sürekli “eşşükrulillâh” ve “elhamdülillah” demektir. Aslında, biz sabahtan akşama kadar ibadet yapsak, her gün yüz rekât namaz kılsak, bir gün oruç bir gün yeme şeklinde savm-ı Dâvud veya aralıksız olarak savm-ı visal tutsak ve her sene hacca gitsek, yine de “مَا عَبَدْنَاكَ حَقَّ عِبَادَتِكَ يَا مَعْبُودُ – Sana hakkıyla ibadet edemedik ey Ma’bûd” demeliyiz.
    *Cenâb-ı Hakk’ın lütufları karşısında aklımıza “Bir şeyler yaptık” mülahazası geldiği zaman hemen o düşüncenin başını “mâ abednâ”, “mâ arefnâ”, “mâ hamidnâ”, “mâ şekernâ”, “mâ sebbahnâ” (ibadetin, marifetin, hamdin, şükrün, tesbihin hakkını veremedik) duygusuyla ezmeliyiz. “Ey ibadete layık yegâne Ma’bud, Sana hakkıyla ibadet edemedik!.. Ey bütün mahlûkat tarafından bilinen Rabbimiz, Seni bilinmesi gereken ölçüde bilip tanıyamadık!.. Ey her dilde meşkûr olan Rabbimiz, Sana gereğince şükredemedik! Ey yerde ve gökte her varlık tarafından adı anılan ve tesbih edilen Rabbimiz, şanına lâyık zikr u tesbihi yapamadık!” deyip O’na gerektiği gibi kullukta bulunamadığımızı, O’nu hakkıyla bilemediğimizi, ululuğu ölçüsünde zikredemediğimizi ve şükür vazifesini tam yerine getiremediğimizi avaz avaz ilan etmeliyiz.
    Bu video 23/08/2015 tarihinde yayınlanan “Hal ve Ümit” isimli bamtelinden alınmıştır.
    Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamtel...
    10 min
  • İbadet İştiyakı | 18.06.2007
    Soru: Günümüzde, iman hizmetine gönül verenler arasında bile âbidlerin çok az sayıda olduğunu ifade ediyorsunuz. Bu nedret, şahısların dûnhimmetliliğinden midir, yoksa zamanın şartlarından mı kaynaklanmaktadır? Mânileri defedip âbid olmak ve âbidler, zâhitler yetiştirmek için hangi hususlara dikkat etmek gerekir?
    -İman zaafı, amelde de bir kısım eksiklik ve kusurlara sebebiyet verir. (00.30)
    -Bunca zamandır bazı hakikatları heceleyen insanların, gözleri ötelere açılmalı ve kalbleri Allah sevgisiyle dolmalı değil miydi? (01.44)
    -İnsan ancak nazarî bilgilerini amel ile destekleyip derinleştirdikten sonra marifete erebileceği içindir ki, Kur’an-ı Kerim imanı zikrettiği hemen her yerde ameli de nazara vermektedir. (05.38)
    -Hazreti Masum (sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz’in günde en az yetmiş defa istiğfar etmesi –hâşâ– herhangi bir günahından dolayı değildi; O, her gün marifet ufkunda biraz daha yol alıyor ve dönüp geriye baktığında bir önceki durağı görüp muvakkaten de olsa oraya uğramış olmasından dolayı istiğfar ediyordu. (06.55)
    -İnsan için en ciddi mesele sağlam iman etmesi ve o imanı salih amel ile payandalayıp sağ salim ötelere gidebilmesidir; dolayısıyla o, bütün ömrünü bu ciddi iş etrafında programlamalıdır. (13.53)
    -İyi birer kul olabilmemiz için teâvün düsturunu çok iyi işletmeli ve birbirimize hayırhahlık yapmalıyız. (15.18)
    -Hakiki imana ulaşma ve ibadet ufkunu yakalama yolunda asla “olmuyor” dememeli, sürekli oldurmak için ısrar etmeli!.. (20.56)
    -Gençlik veda edip gitmeden, dizler tutmaz olup bel bükülmeden insan yapabildiği kadar ibadet yapmalı ve kırk yaşına varmadan gönlünde ciddi bir ibadet iştiyakı oluşmasına gayret etmelidir. (23.20)
    28 min

About Hizmetten

From the publisher's feed

Hizmetten.com ailesi olarak sizden aldığımız destek ve dualarla yayın hayatına başladık ve her gün daha da güçlenerek yolumuza devam ediyoruz.

More shows like Hizmetten

Kendine İyi Davran by Beyhan Budak

Kendine İyi Davran

65 Listeners

TR724 Podcasts by Tr724

TR724 Podcasts

31 Listeners

Çağlayan Dergisi by Çağlayan Dergisi

Çağlayan Dergisi

118 Listeners

M. Fethullah Gülen by Çınar Medya

M. Fethullah Gülen

67 Listeners

Sabah - Akşam Dualari by Çağlayan Dergisi

Sabah - Akşam Dualari

7 Listeners

Deutsch lernen durch Hören by www. einfachdeutschlernen.com

Deutsch lernen durch Hören

81 Listeners

Barış Özcan ile 111 Hz by Podbee Media

Barış Özcan ile 111 Hz

50 Listeners

Varyete by Varyete

Varyete

8 Listeners

Haddini Aşan Yaşam Rehberi by Podbee Media

Haddini Aşan Yaşam Rehberi

18 Listeners

Bildiğin Kadarıyla by Karnaval

Bildiğin Kadarıyla

5 Listeners

Hiçbir Şey Tesadüf Değil by Podbee Media

Hiçbir Şey Tesadüf Değil

10 Listeners

IŞIK KARANLIK DEVRİ DAİMİ KIRIK TESTİ 20 by M. Fethullah Gülen

IŞIK KARANLIK DEVRİ DAİMİ KIRIK TESTİ 20

7 Listeners

Fethullah Gülen Sohbetleri by Yavuz Turan

Fethullah Gülen Sohbetleri

0 Listeners

Bamteli | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul by Herkul

Bamteli | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul

0 Listeners

Herkul Nağme | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul by Herkul

Herkul Nağme | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul

0 Listeners