Hizmetten

Hizmetten

Download on the App Store

Hizmetten episodes

  • Allah’ı bulan neyi kaybetmiştir ki! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Allah’ı bulan neyi kaybetmiştir ki?!.”
    *Allah’ın maiyyetine eren insan başka beraberliğe ihtiyaç duymaz. O’ndan kopan kimseler de, Kur’an-ı Kerîm’in ifade buyurduğu gibi, doğru yoldan ayrılınca o kadar yamuk yumuk yolla karşılaşırlar ki, yol değiştirir durur ama hep eğri büğrü yürürler. Yol O’nun yolu, yöntem O’nun yöntemidir. Ataullah İskenderânî hazretlerinin ifadesiyle, “O’nu bulan neyi kaybetmiş ve O’nu kaybeden neyi bulmuştur ki?” Bu mülahazayla çokları virdlerinde, كُنْ لَنَا وَلَا تَكُنْ عَلَيْنَا “Bizim için ol, aleyhimizde olma!” demişlerdir. Allah muhafaza, biz O’ndan koparsak, değişmeyen âdet-i sübhâniye olarak, her şey aleyhimize döner.
    *O’nunla kavî bir irtibat içine girenler, muvakkaten sarsıntılar yaşayabilirler fakat imtihanı verdikten sonra er geç o işin içinden sıyrılırlar Allah’ın izni ve inayetiyle. Öyle olduğundan dolayı şeytan bir kısım zalimleri, gaddarları, hattarları, müfsitleri, kötülük düşüncesiyle oturup kalkanları onlara musallat edebilir. Hatta denebilir ki, O’nun izniyle gelen o sıkıştırmaların bile “hüsün ligayrihi” bir güzelliği vardır.
    Aydınlanmanın Başladığı Nokta
    *Tazyikler neticeleri itibarıyla güzeldir çünkü birileri her zaman yürüdüğünüz yolu kesince, sizler yeniden kendinize göre yürüyebileceğiniz, güzergâh emniyeti sağlam yollar yöntemler oluşturmaya çalışırsınız. Kafanızın içindeki atıl nöronları harekete geçirir, tabiî düşüncenin içinde faik düşünceye sahip olursunuz. Iztırar ve ızdıraplar sizi bugüne kadar yürüdüğünüz yolun yöntemin dışında çok daha rahat edebileceğiniz iklimlere taşır. Bir yeri namüsait gördüğünüz zaman, müsait ortamlar araştırırsınız; o müsait ortamlara ulaşmak için de dimağlarınızı daha aktif hale getirirsiniz. Evet, her zaman dendiği gibi, kararmanın son noktası aydınlanmanın başlangıcıdır.
    *İlk Müslümanlar, müşrikler tarafından işkencenin her türüne maruz bırakılmışlardı. Bazıları güneşin altında adeta çarmıha geriliyordu; bazıları taşa tutuluyordu; bazıları yetmiş-seksen derece hararetin olduğu o sıcak kumda ki öyle yerde beyin kaynar, öyle bir beyin kaynamasında insan delirir, felç olur vücutlarından daha ağır kayalar üzerlerine konuyordu ve bu her gün tekerrür ediyordu. Fakat Ashab-ı Kiram eziyet ve işkencelere asla boyun eğmemişlerdi.
    Şeytan dün Necidli bir yaşlı kılığında entrika üretiyordu, bugün de kılıktan kılığa…
    *Bütün tehlike dolapları herkesten önce İnsanlığın İftihar Tablosu’nun mübarek başında dönüp durmuştur. Kur’an-ı Kerim, Müslümanlar hakkında kurulan komploları âdetâ Efendimiz’e tahsis etmiş ve şöyle demiştir:
    وَإِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ أَوْ يَقْتُلُوكَ أَوْ يُخْرِجُوكَ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّهُ وَاللّهُ خَيْرُ الْمَاكِرِينَ
    “Bir vakit de o kâfirler senin elini kolunu bağlayıp zindana mı atsınlar veya öldürsünler mi, yahut seni ülke dışına mı sürsünler diye birtakım tuzaklar planlıyorlardı. Onlar tuzak kuradursunlar, Allah da tuzaklarını başlarına doluyordu. Zaten Allah’tır tuzakları boşa çıkarıp onları kuranların başlarına dolayan.” (Enfal, 8/30) Görüldüğü üzere, elini kolunu bağlayıp zindana atma, öldürme ya da belde dışına sürme gibi mekrin değişik dalga boyundaki zuhurları olan bütün komplolarda gayr-i sarih mef’ul Efendimiz’dir; bütün planlar O’nun üzerine yapılmıştır.
    12 min
  • Mefkûre kahramanları, her mevsim ürün veren bereketli ağaç gibidir! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Mefkûre kahramanları, her mevsim farklı bir ürün veren kelime-i tayyibe veya bereketli ağaç gibidir!..
    *Mefkûre insanları, birer kelime-i tayyibe gibi her mevsim farklı bir ürün/meyve vermesini bilmelidirler. Cenâb-ı Hak, İbrahim Suresi’nde şöyle buyurur:
    أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللَّهُ مَثَلاً كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَاءِ تُؤْتِي أُكُلَهَا كُلَّ حِينٍ بِإِذْنِ رَبِّهَا وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَبِيثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَبِيثَةٍ اجْتُثَّتْ مِنْ فَوْقِ الْأَرْضِ مَا لَهَا مِنْ قَرَارٍ
    “Görmedin mi Allah nasıl bir benzetme yaptı: Güzel söz (kelime-i tayyibe), kökü yerin derinliklerinde sabit, dalları ise göğe doğru yükselmiş bir ağaç gibidir ki Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Düşünüp ders çıkarsınlar diye Allah insanlara böyle temsiller getirir. Kötü söz ise, gövdesi toprağın üstünden kolayca çıkarılabilen, kökleşip yerleşmeyen değersiz bir ağaca benzer.” (İbrahim, 14/24-25)
    *“Kelime”yi, ağzınızdan çıkan bir söz, davranış olarak ortaya koyduğunuz bir tavır, arkada bıraktığınız bir eser, sebebiyet verdiğiniz olumlu veya olumsuz bir şey şeklinde şümullü anlamak lazım. “Habis kelime”nin misali, yeryüzünün derinliklerine doğru kök salmadığından sürekli oynayıp duran, değişik fırtınalar karşısında savrulan ve hatta devrilen ağaç gibidir. Yeryüzünde onun için hiç karar yoktur. Güzel kelimenin misali ise, tertemiz, kendisine güve musallat olmamış, küfe maruz kalmamış, yerin derinliklerine doğru kök salmış, sabitkadem, dimdik, yukarılara doğru ser çekmiş bir ağaç gibidir.
    *Madem mü’min de bir Allah kelimesidir; o da işte öyle güzel bir ağaç gibi olmalı ve her mevsimde o mevsime göre bir kısım meyveler vermelidir. Öbür tarafta Cenâb-ı Hakk’ın inayet elinin damlayı derya, zerreyi güneş yapıp iade etmesi için burada her mevsimi en iyi şekilde değerlendirmelidir.
    Bu video 04/10/2015 tarihinde yayınlanan “Hizmet Mevsimleri ve Himmet Meyveleri” isimli bamtelinden alınmıştır.
    Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamtel...
    10 min
  • Eğer inayet bekliyorsanız... | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Allah’a karşı fiilen sunulmuş öyle icâbete şayeste bir duadır ki, Allah böyle duaları hiçbir zaman geriye çevirmemiş, bu yolda yürüyenleri de hiçbir zaman yolda bırakmamıştır. Hani bir Türk atasözü vardır: “Dede, himmet!” demiş; “Oğul, hizmet!” demiş. Eğer himmet bekliyorsanız, inayet bekliyorsanız, riayet bekliyorsanız, bilesiniz ki, mele-i âlânın sakinlerince sizden beklenen de hizmettir. Bu açıdan da sizi hiçbir şey yıldırmamalı!..
    *Geriye çevrilmeyecek dualardan biri de âlem-i İslam’ın her tarafının kan seylaplarıyla dopdolu olup taştığı bu dönemde ızdırar ruh hali içinde ızdırap ve hüzün yudumlamaktır. Hal-i hazırda dünyanın değişik yerlerinde kan seylapları birer kütük gibi insanları önüne katıp sürükleyip götürüyor. İnsanın bu korkunç hadiseler karşısında duyarsızlığı, onun nezd-i ulûhiyette kıymetsizliğini ifade eder. Müslümanların dertlerini dert edinmeyen ve paylaşmayan onlardan değildir; yani açıkça Müslüman değildir.
    *Mefhum-u muhalifi: Bir kimse Müslümanların dertlerini paylaşıyorsa, acılarını içinde duyuyorsa, ızdıraplarına gözyaşı döküyorsa ve yıkılan her şey onun içinde de bazı şeylerin yıkılması şeklinde kendisini hissettiriyorsa, işte o, Müslümanlardandır. Arkadaşlarımızın bu çizgide Müslüman olduğunda şüphem yok; fakat bizim her zaman bu istikamette teyid ve rehabilitasyona ihtiyacımız vardır.
    Bu video 04/10/2015 tarihinde yayınlanan “Hizmet Mevsimleri ve Himmet Meyveleri” isimli bamtelinden alınmıştır.
    Tamamı burada:https://www.herkul.org/bamteli/bamtel...
    7 min
  • Her dönemde hep böyle olmuştur! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Hizmet erleri yedikleri tekmelere rağmen yeni okullar açıyor, açılımlar yapıyorlar!..
    *Mazlumiyet ve mağduriyetler karşısında katiyen sarsıntı yaşamamak ve asla paniklememek lazım. Tekme yemeler olabilir; M. Âkif de “…tekme yerim, çifte yerim” diyor. Şimdiye kadar tekme yemedik hizmet insanı da olmamıştır; hep tekme yemişlerdir, çifte yemişlerdir. Fakat sarsılmayanlar ve yerinde duranlar kazanmış; tekme ve çifte atanlar da kaybetmişlerdir.
    *Onun için, değişik vesilelerle ifade etmeye çalıştığım gibi, bugüne kadar hizmetimizi kaç vitesle götürüyor idiysek, şimdi onu ikiye katlamamız lazım. Zaten bu işe gönül vermiş arkadaşlar bunu yapıyorlar. Onlar mesajlarını öteden almışlar, bizden değil; Allah ile irtibat sayesinde, sanki Cenâb-ı Hak onlara ışık tutuyor, onlar da o yolda yürüyorlar. Sürekli okulların sayısını arttırıyorlar, yeni üniversiteler açıyorlar.
    Allah’la irtibatın gücünü bilemeyenler, adanmış ruhları korkutabileceklerini zannettiler!..
    *Aslında böyle krizli gibi görünen her dönemde hep böyle olmuştur. Az geriye doğru giden insanlar 27 Mayıs’ı, 12 Mart’ı,12 Eylül’ü ve 28 Şubat’ı da hatırlarlar. O dönemde de aynı yaveler minarelerin başından ilan edilir gibi medya yoluyla ilan edildi. Birileri bütün güç ve kuvvetlerini sizi sarsmak ve dağıtmak için kullandılar. İmkânları elinizden almak ve sizi panikletmek istediler. “Korkutursak millet bunlardan kopar, bizim yanımıza gelir.” dediler. Korkmamaya karar vermiş insanların hiçbir zaman korkmayacaklarını düşünemediler, bilemediler ve bilemezlerdi de!.. Çünkü o ruh haletini taşımıyorlardı!.. Çünkü Allah ile irtibatın insana çok önemli bir enerji kaynağı olduğunu bilemiyorlardı! Hazreti Rasûl-i Zîşân ile irtibatın mü’minde nasıl bir metafizik gerilim hâsıl ettiğini bilemiyorlardı!..
    *Son maruz kalınan zulümler, bu işe dilbeste olmuş insanlarda o metafizik gerilimi biraz daha artırdı. Arkadaşlar daha bir kenetlendiler Allah’ın izni ve inayetiyle. Daha bir birleşme oldu ve bu, olanın üstünde bir sinerji hâsıl etti. Bugüne kadar Cenâb-ı Hak sizde o metafizik gerilimi muhafaza buyurdu.
    *Öyleyse, bundan sonra da hiç sarsılmadan, bir küheylan gibi koşmaya bakmalıyız. Ana yurdumuzda olan ve dünyanın değişik yerlerinde bulunan arkadaşlarımızla hepimiz, vites yükseltmeli ve düne kadar yapageldiğimiz hizmetlerimizi katlayarak sürdürmeliyiz.
    Bir gayeye gönül vermiş insanlar dünyayı ellerinin tersiyle iter ve dönüp ona bakmayı Allah’a karşı terbiyesizlik bilirler!..
    *Hizmet adına neyimiz vardı bizim? Okul faaliyetlerimiz vardı. Toplumun değişik kesimleri arasında “diyalog” münasebetlerimiz vardı! Herkesin ayağına gidiyor, herkesi ziyaret ediyor, herkesin çayını içiyor, herkese çay içiriyorduk; bir yönüyle sarsılmış, kırılmış, örselenmiş o uhuvvet ruhunu ihya etmeye çalışıyorduk. Hiçbir şey olmamış gibi bunu yeniden devam ettirmemiz lazım!
    *Evet, o beşerî münasebetleri engin bir gönül şefkatiyle yeniden ihya etmek lazım. Mefkûre insanına, gaye-i hayal insanına düşen şey budur. Onlar yüksek bir gayeye dilbeste olmuşlardır. Dünyevî saltanat ve debdebeyi ellerinin tersiyle itmişlerdir. Saraylarla, yatlarla, yalılarla karşılarına çıksanız bile, onlar sağda solda ırgatlık yapmak suretiyle ruhlarının âbidesini ikâme etmekten başka bir şey düşünmezler. Mefkûrelerinden başka bir şey düşünmeyi kendilerine karşı saygısızlık sayarlar. Allah’a karşı terbiyesizlik sayarlar. Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm’a karşı da edepsizlik sayarlar.
    *Mefkûre insanları hep dik dururlar. Dünyaya ait şeyleri dünya kadar kabul ederler. “Tatmaya izin var, doymaya yok!” diyen Hazreti Pîr-i Mugân’ın “Dünya lezzetleri zehirli bala benzer, lezzeti nispetinde elemi de vardır.” sözünü hep hatırda tutarlar.
    Bu video 04/10/2015 tarihinde yayınlanan “Hizmet Mevsimleri ve Himmet Meyveleri” isimli bamtelinden alınmıştır.
    Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamtel...
    9 min
  • Rüyalar ve Yorumları | 30.04.2007
    Soru: Bazı kimseler rüyaya, yakazaya, tevafuklara, keşf ü kerâmete çok açık oluyorlar. Daha gözlerini yumar yummaz adeta metafizik alemlerle münasebete geçebiliyorlar. Bazıları bunları şekerleme türünden birer ikram-ı ilâhî olarak kabul edip ketmederek adeta geçiştirirken bazıları da rüya ve yakazalara haddinden fazla değer atfedebiliyorlar. Bunları ifrat ve tefritlere girmeden değerlendirmede istikamet çizgisi nasıl olmalıdır?
    -Rüyada görülen hemen her şey birer semboldür; onların Kur’an ve hadis çerçevesinde te’vil edilmeleri gerekmektedir. (01.07)
    -Bazı kimseler maneviyâta açık olur; bu açıklığı da kültür ortamı besler ve o istidadı ortaya çıkarır. (03.26)
    -İnsan sürekli “Allahım ne olur, bana istidadımı aşkın bir marifet ufku nasip eyle” der ve bunu gönülden isterse, Cenâb-ı Hak bu yakarışı kat’iyen boşa çıkarmaz. (05.30)
    -Tevafuklar, Allah Teâlâ’dan bilinmeli ve insan onlardan dolayı kendisine asla pay çıkarmamalıdır. (08.15)
    -Bu rüyalar, bu yakazalar, peşi peşine gelen bu tevafuklar mekr-i ilâhî olmasın! Bunlar ya birer istidrac ise… (10.59)
    -Şeytan gönlünüze bir yalanı ilka etmek için size yüz tane doğru gösterebilir ama sonra sizi o yalanına mutlaka inandırıp başaşağı getirebilir. (14.24)
    -Bizim için esas olan Kitap ve Sünnet gibi temel referanslardır; rüya, yakaza, keşif ya da kerâmet sübjektiftir ve herkesi bağlayıcı değildir. (15.37)
    -“Ne olur Allahım, bana keşf ü kerâmet verme; Abdülkadir Geylanî hazretlerinin ayağına paspas olurum ama bana Abdülkadir Geylanîlik de verme. Ben sana sıradan bir kul olmak ve hep düz zeminde kalmak istiyorum!” (16.45)
    – Kayma ihtimali olmayan bir zeminde durmayı tercih edin!.. (17.35)
    -Ashab-ı Kirâm’ın peşine düştüğü en büyük pâye nedir? (19.09)
    -Kazanma kuşağında kaybetmemek için mebdede de müntehada da teyakkuz ve temkin insanı olmak lazım. (20.17)
    26 min

About Hizmetten

From the publisher's feed

Hizmetten.com ailesi olarak sizden aldığımız destek ve dualarla yayın hayatına başladık ve her gün daha da güçlenerek yolumuza devam ediyoruz.

More shows like Hizmetten

Kendine İyi Davran by Beyhan Budak

Kendine İyi Davran

65 Listeners

TR724 Podcasts by Tr724

TR724 Podcasts

31 Listeners

Çağlayan Dergisi by Çağlayan Dergisi

Çağlayan Dergisi

118 Listeners

M. Fethullah Gülen by Çınar Medya

M. Fethullah Gülen

67 Listeners

Sabah - Akşam Dualari by Çağlayan Dergisi

Sabah - Akşam Dualari

7 Listeners

Deutsch lernen durch Hören by www. einfachdeutschlernen.com

Deutsch lernen durch Hören

81 Listeners

Barış Özcan ile 111 Hz by Podbee Media

Barış Özcan ile 111 Hz

50 Listeners

Varyete by Varyete

Varyete

8 Listeners

Haddini Aşan Yaşam Rehberi by Podbee Media

Haddini Aşan Yaşam Rehberi

18 Listeners

Bildiğin Kadarıyla by Karnaval

Bildiğin Kadarıyla

5 Listeners

Hiçbir Şey Tesadüf Değil by Podbee Media

Hiçbir Şey Tesadüf Değil

10 Listeners

IŞIK KARANLIK DEVRİ DAİMİ KIRIK TESTİ 20 by M. Fethullah Gülen

IŞIK KARANLIK DEVRİ DAİMİ KIRIK TESTİ 20

7 Listeners

Fethullah Gülen Sohbetleri by Yavuz Turan

Fethullah Gülen Sohbetleri

0 Listeners

Bamteli | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul by Herkul

Bamteli | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul

0 Listeners

Herkul Nağme | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul by Herkul

Herkul Nağme | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul

0 Listeners