Hizmetten

Hizmetten

Download on the App Store

Hizmetten episodes

  • On düşünüp bir konuşmak lazım! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Bu video 11/02/2018 tarihinde yayınlanan "SARP YOKUŞLAR VE MERHAMET" isimli bamtelinden alınmıştır. Yayının tamamını buradan izleyebilirsiniz :http://herkul.org/bamteli/bamteli-sad...
    On düşünüp bir konuşmak lazım. Hazreti Lokman’a (aleyhisselam) nispet edilir: “Bir varlığın en kıymetli uzvu hangisi?” diye sorulunca bazıları, şurasını-burasını getirirler veya söylerler en kıymetli uzuv olarak. Sonra O (aleyhisselam), “dil” ile “kalb”i getirir. “En kötü uzuv nedir?” diye sorulunca yine o iki uzvu getirir. Demek ki bu iki uzuv, iyi olmada da kötü olmada da insan için çok önemli unsurlar sayılıyor.
    Kalb, hep istikamet içinde atmalı; lisan da ona tercüman olmaya çalışmalı. İnsan, kalbinden gelmeyen şeyleri konuşmamalı; kalbinde de hep iyi şeyler kurgulamalı, güzel şeyler oluşturmalı ki, ağzından dökülen şeyler de öyle olsun!..
    İnsan, kalbine bağlı yaşamaz ise, dilini kalbinin emrine vermez ise, hiç farkına varmadan, “Yapıyorum!” dediği yerlerde dahi çok yıkmalara sebebiyet verebilir. Bir söz var: “Kalbiniz gül gibi olursa şayet, gezdiğiniz her yer, ıtriyat çarşısı gibi kokar!” Fakat kalb, bir zakkum ağacı gibi olursa hafizanallah geçtiğiniz her yerde insanlara bir şeyler batırıverirsiniz. Bu açıdan, evvela kalb, kontrol altına alınmalı, şeytanın menfezleri kapatılmalı; sonra da lisan, onun emrine verilmeli. Aksi halde, “Yapayım!” derken, insan, yıkabilir, hafizanallah.
    Herhalde geçenlerde bir yazının içinde de vardı: “Kâbe bünyâd-ı Halîl-i Âzerest / Dil, beyt-i Hudâ-i ekberest!” (Bazı nüshalarda: “Dil nazargâh-ı Celîl-î ekberest”) Yani; Kâbe, Âzer’in oğlu Hazreti İbrahim’in binasıdır. Dil (gönül) ise, Allah’ın beytidir, nazargâh-ı İlahîdir; Allah, oraya tecelli eder. Bu tecelliyi, oraya “inme” veya “otağını kurma” şeklinde ifade ederler; fakat bunlar, müteşâbih ifadelerdir; Allah (celle celâluhu) zamandan, mekândan, hayyizden münezzeh ve müberrâdır. “Ne cism u ne arazdır, ne mütehayyiz ne cevherdir / Yemez, içmez, zaman geçmez, berîdir cümleden Allah // Tebeddülden, tagayyürden, dahi elvân u eşkâlden / Muhakkak ol müberrâdır, budur selbî sıfâtullah.” Bunlar, birer selbî sıfattır. Onlar, Zât-ı Ulûhiyete nispet edilmez. Bu açıdan da o müteşâbihi Cenâb-ı Hakk’ın tecellîsi şeklinde anlamak daha uygundur; “Öyle tecelli eder!”. Ama o tecelliler bir yönüyle bir güneşin tecellîsi gibi değildir; hatta bir nuranî varlığın, bir Cebrâîl’in, bir Mikâîl’in, bir İsrafîl’in (aleyhimüsselam) tecellîsi gibi de değildir. Zât-ı Ulûhiyetin azametine uygun bir tecellidir. Öyle bir tecellidir ki hakikaten o tecelli ile siz, O’nu (celle celâluhu) görüyor gibi olma ufkuna ulaşırsınız; lâakal (en azından) O’nun tarafından görülüyor olma durumunu ihraz edersiniz.
    Bu açıdan, kalbin kontrol altına alınması, onun bir “insanî kalb” haline getirilmesi, çok önemlidir. Bu hususların başında da zannediyorum şefkat, mülayemet, merhamet gelmektedir; Zât-ı Ulûhiyeti bilmenin yanında, bunlar çok önemli şeylerdir. Yine bir sözü hatırlatıyor bu: “İnsanın imandan nasibi, mahlûkata şefkatiyle mebsûten mütenâsiptir!” “Doğru orantılıdır.” Parantez içinde onu hep ifade ediyoruz. “İnsanın imandan nasibi, mahlûkata şefkati nispetindedir!” Varlığa karşı ne kadar şefkat duyuyorsa… Zannediyorum eko-sistemcilerin de bundan alacakları dersler vardır. Bir karıncanın hakk-ı hayatı çok önemlidir; bir sineğin hakk-ı hayatı çok önemlidir. Ne kadar yaşıyorlar onlar? İki ay mı yaşıyorlar, üç ay mı yaşıyorlar? O yaşama sürelerine saygılı olmak, tabiatın bir parçası olarak onları korumak, bir karıncaya ayağını basmamak… Hakk-ı hayatı var onun, yaşama hakkı var. Evet, insanın imandan nasibi, mahlûkata şefkatiyle mebsûten mütenâsiptir.
    6 min
  • Gerçek iman muamelatta zuhur eder
    *Muamelatında öyle hassas olmalıdır ki, Ehli Tahkik şöyle demişlerdir: “Hakiki müslümanlık ancak muamelatta belli olur. 'Alışveriş, aile münasebetleri, insanlarla münasebetler ve diyalog' bunlarda ne kadar istikamet içindesin işte sen o kadar müslümansın. Çünkü bu işin amelî yanıdır. Diğeri sözdür, kolay söylersiniz.
    *Bütün hayat boyu davranışlarınızda, gözlerinizi açıp kapayıp Allah’ın rızasını araştırma çok zor, çok çetin, çok zorlayıcı bir şeydir. Ancak gerçek iman işte o zaman zuhur eder. Muamelatta zuhur eder. Bu itibarla da Ehli Tahkik muamelatında eğri büğrü insanlara münafık nazarıyla bakmışlar. Allah yeniden onlara istikamet vermezse, müslüman görünmeleri de uzun sürmez. Bir gün bir çukura yuvarlanır giderler. Muamelattır her şey.
    2 min
  • Aya, yıldızlara, güneşlere bakınız... | M. Fethullah Gülen Hocaefendi
    Aya, yıldızlara, güneşlere
    00: 58 En hayırlı zâdü zahire (azık) takvadır
    03: 06 Hakiki muttakî Peygamber Efendimiz (S.A.V)’ dir
    04: 28 İttika edene Allah bir ferec, bir çıkış noktası ihsan edecektir
    06: 37 Nebi’nin kendini kurtarması, başkalarını kurtarmasına bağlanmıştır
    08: 15 İnsanların himmetine bir darbe vurdular, kolunu kanadını kırdılar
    08: 46 İslam milletleri, İslam cemaatleri ardı arkası kesilmeyen bir çöküş, bir yıkılışla yıkıldı gittiler
    09: 03 Allah’ın himayesinde yükselmeleri gerekli olan insanlar geridirler
    10 min
  • Takvalı olana Allah bir çıkış kapısı ihsan edecektir! | M. Fethullah Gülen Hocaefendi
    Takvalı olana Allah bir çıkış kapısı ihsan edecektir
    01: 18 Şuur Hassasiyeti…
    02: 06 Muttakiler gayba iman eden insanlardır
    03: 29 Günahlara masiyete girmemek için bazen mubah şeyleri terk etme yolu da var
    05: 55 O müminler felah buldular ki, namazlarını huşu ile eda ederler
    08: 04 Allah’a dehaletten bir lahza geriye kalmamak
    08:45 Hakiki muttakî Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V) dır
    09: 36 Kalbin ziyası, ulum-u diniyedir
    11 min
  • ''Doğuş Mucizesi'' - DÜNDEN BUGÜNE KUTUP YILDIZLARI
    Bazı renkler vardır solmaz.
    Bazı izler vardır silinmez.
    Bazı değerler vardır ki, asırlar geçse de kıymetten düşmez.
    Akıllara ışık,
    kalplere ibret,
    ruhlara istikamet,
    duygulara letafet,
    Sonsuz Nurun ikliminden günümüze,
    tazeliğini kaybetmeden,
    duruşunu bozmadan gelip, yolumuzu aydınlatan ışıklar misali yüce kametleri
    “Dünden bugüne kutup yıldızları” programında,
    Mehmet Yıldız ve Harun Tokak Hocamla birlikte,
    o yüce ruhları biraz daha anlamaya çalışarak,
    bıraktıkları izlerden yeniden yeşeren düşüncelerle,
    bahar esintilerinin ruhlarımıza yansımasını sizlerle paylaşmak istiyoruz.
    Arzumuz şudur ki;
    bu paylaşım birlikte olsun, ruhlarımız beraberce coşsun.
    59 min
  • Güzel Şeylerin Arefesinde Bulunuyoruz... M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Bu video 14/06/2015 tarihinde yayınlanan “Hızır Çeşmesi ve Ramazan” isimli bamtelinden alınmıştır.
    Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamtel...
    değişik güzel şeylerin arefesinde bulunuyoruz. Ama unutmayın, yine de oruç gibi bir sıkıntısı vardır arefenin… Yani o eltâfın, güzel şeylerin dalga dalga gelmesinden evvel bir kısım sıkıntılar da vardır. Fakat inşaallah şafaklar söker ve söken şafakları güneşler tulûlarıyla taçlandırırlar. Ümit ediyoruz. Baştan dendiği gibi, Allah bir kapı bend ederse, bin kapı eyler küşâd (açar.) Bin kapı küşâd edecekse, o bin kapının, milletimize, insanlık âlemine ve hizmetimize açılması için biz de o mevzuda bir şeyler (kavlî, fiilî ve hâlî dualar) yapalım!..
    7 min
  • 20.BÖLÜM | '' Bize hicret beldelerimizi ve kardeşlerimizi sevdir'' GÖNÜLLERİN EFENDİSİ
    Gönüllerin Efendisi programımızda Peygamber Efendimiz 'in (sav) hayatı görüntüler, fotoğraflar, haritalar, krokiler eşliğinde anlatılacak!
    Kainatı şereflendirmesinden ruhunun ufkuna yürüdüğü âna kadar bu şerefli hayat, kronolojik olarak siyer felsefesi eşliğinde ilgili kaynaklara müracaat edilerek sunulacak!
    Bu bölümde:
    MEDİNEDE İLK TAVSİYELER
    "Ey insanlar. Selamı yayın.
    Yemek yedirin. Akrabalık bağını koparmayın. İnsanlar uykudayken namaz kılın. Cennete de esenlikle girin." (Tirmizi, 3/313; MAce,3251, Darimi, 1/340)
    MEDİNEYE YAPILAN DUA
    Efendimiz (sav) ise yeni memleketleri Medine için o kadar dua ettiği toplansa belki bir kitap oluşur..
    İşte o dualardan bir tanesi: “Allah'ım! Şüphe yok ki İbrahim (as) Senin kulun, halîlin ve peygamberindi. Ben de Senin kulun ve peygamberinim!
    O sana Mekke için dua etmişti. Ben de, Sana Medine için dua ediyor; onun Mekke için yaptığı duasında Senden dilediğinin bir mislini, bir kat daha fazlasıyla birlikbe Medine için Senden diliyorum”
    Ve daha bir çok detayı İsmet Macit Beyin anlatımıyla Gönüllerin Efendisi programında bulacaksınız.
    27 min
  • Kur'an ile yeniden tanışmak lazım! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
    Bu video 20/04/2020 tarihinde yayınlanan “ZULÜM, SALGIN ve RAMAZAN” isimli bamtelinden alınmıştır.
    Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/zulum-...
    Hani değişik vesileler ile arz etmişimdir: Doktor İkbal diyor ki: “Hep Kur’an-ı Kerim’i kemâl-i hassasiyetle okurdum.” Hakikaten de öyle okuyordur. Mesela İngiltere’de -zannediyorum- on altı sene kadar kalmış, teheccüdü bir kere kaçırmamış. Oysaki teheccüd, Türkiye’de unutulmuş; “teheccüd” diye bir namaz var mı, yok mu? Kaçırmamış onu orada. Hep Kur’an-ı Kerim’i okuyor, kemâl-i hassasiyetle. “Babam diyordu ki bana: Oğlum, Hazreti Muhammed’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) inmiş Kur’an’ı, O’na inmiş bir Kur’an gibi değil, sana inmiş bir Kur’an gibi oku!” Öyle diyor. Şimdi işin esası, o; hep kendini muhatap olarak ele alma orada… Ama her şeyiyle kendini muhatap olarak alma… “Efendimiz’e ne demiş ise Cenâb-ı Hak, bana diyor bunu; fakat zılliyet planında, izafi planda bana diyor Allah (celle celâluhu) bunu!” Buna kimsenin itiraz etmeye hakkı da yoktur. Bu, öteden beri de öyle anlaşılmıştır.
    Yeni bir “Kur’an Çağı” yaşanabilir ama İlahi Beyan’ı hallaç edip onda derinleşecek ruh insanlarına ihtiyaç var!..
    Şimdi bunu sürekli seslendirmek suretiyle, esasen, yeniden bir “Kur’an Çağı” olabilir, Allah’ın izni-inayeti ile, Hazreti Pîr-i Mugân, Şem’-i Tâbân gibi, bir yönüyle, o Kur’an-ı Kerim’i o ölçüde hallaç ederek… -Üstad Necip Fazıl, “eşya ve hadiseleri hallaç etme” tabirini kullanırdı; “tekvinî emirleri hallaç etme” derdi.- Kur’an-ı Kerim’i bu şekilde hallaç etmek suretiyle… آمَنْتُ بِاللهِ وَمَلاَئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ وَالْيَوْمِ اْلآخِرِ، وَبِالْقَدَرِ خَيْرِهِ وَشَرِّهِ مِنَ اللهِ تَعَالَى، وَالْبَعْثُ بَعْدَ الْمَوْتِ حَقٌّ “Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına, âhiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah Teâlâ’dan olduğuna iman ettim. İnandım: Öldükten sonra dirilmek haktır.” Bu hakikatlerin hepsi, Kur’an-ı Kerim’de var. Bunların hepsini üç tane hakikate ircâ edebilirsiniz. Nitekim etmişler; Gazzâlî de, Hazreti Pîr de ircâ ediyor aynı zamanda. Ama Kur’an-ı Kerim’i öyle duyma çok önemlidir.
    Duyurma da Kur’an-ı Kerim’i duyanların vazifesidir. İnsan duymuş ise şayet, duyuracaktır onu. “Nasıl oluyor da insanlar -böyle- gâfilâne davranıyor; buna bakmıyorlar?” diyecektir; Sahabe-i Kiram gibi, Tâbiîn-i Izâm gibi düşünecektir: “O Kur’an’ı Kerim ama gözyaşları nerede? Kalbin heyecanı nerede? Kalbin titremesi nerede?!.”
    Evet, insanlarda o duyguyu oluşturmak lazım. Ölü ruhların elinden alarak onu, hakikaten “Yahu bir kere daha duyayım!” diye namaza koşma ruhunu canlandırmak lazım. Kur’an’ı eline alma, öpme, başına koyma… Ondan sonra da saygı ile onun karşısında iki büklüm olma…
    Bu, zannediyorum, günümüzde bu mevzuda uzman insanların yapabileceği bir iş… Uzman dediğim, kitapların satırlarında düktor (!), dû-cent (!), dû-cennet (!), profesör değil. Esasen ruh insanları, kalb insanları, his insanları, şuur insanları… Zannediyorum işte bu mevzuda çok ciddî tembihe ihtiyaç var, ısrarla tembihe ihtiyaç var.
    Önceki senelerde Ramazan boyunca Kur’an-ı Kerim’i meali ile beraber okuyorduk; sabah-akşam okumak suretiyle bir cüz okunuyordu, hiç olmazsa ayda bir kere bir hatim oluyordu. Böyle işleye işleye, belki başkalarına on beş günde bir hatim yapma duygusu aşılanmış olurdu. Hiç olmazsa ayda bir, senede on iki defa Kur’an-ı Kerim’i hatmetme aşılanmış olurdu.
    İmam-ı Ebu Yusuf hazretleri, “Nafile namazlarda Kur’an’a bakarak okumada mahzur yoktur.” diyor; onun özel fetvası, tercihi. Hani en azından Kur’an-ı Kerim’i öyle okuma… Hatta ondan evvel de bir mealine bakma, imkânı varsa; sonra namaz kılarken o ruhla okuma. Hani, mealini düşünerek okuma değil de en azından ondan anlayacağı şeyleri anlama mevzuu… Arkadaşlarımızın bazıları yapıyor, şu anda bunu yapıyorlar; yapmaya da devam etmek lazım.
    10 min

About Hizmetten

From the publisher's feed

Hizmetten.com ailesi olarak sizden aldığımız destek ve dualarla yayın hayatına başladık ve her gün daha da güçlenerek yolumuza devam ediyoruz.

More shows like Hizmetten

Kendine İyi Davran by Beyhan Budak

Kendine İyi Davran

65 Listeners

TR724 Podcasts by Tr724

TR724 Podcasts

31 Listeners

Çağlayan Dergisi by Çağlayan Dergisi

Çağlayan Dergisi

118 Listeners

M. Fethullah Gülen by Çınar Medya

M. Fethullah Gülen

67 Listeners

Sabah - Akşam Dualari by Çağlayan Dergisi

Sabah - Akşam Dualari

7 Listeners

Deutsch lernen durch Hören by www. einfachdeutschlernen.com

Deutsch lernen durch Hören

81 Listeners

Barış Özcan ile 111 Hz by Podbee Media

Barış Özcan ile 111 Hz

50 Listeners

Varyete by Varyete

Varyete

8 Listeners

Haddini Aşan Yaşam Rehberi by Podbee Media

Haddini Aşan Yaşam Rehberi

18 Listeners

Bildiğin Kadarıyla by Karnaval

Bildiğin Kadarıyla

5 Listeners

Hiçbir Şey Tesadüf Değil by Podbee Media

Hiçbir Şey Tesadüf Değil

10 Listeners

IŞIK KARANLIK DEVRİ DAİMİ KIRIK TESTİ 20 by M. Fethullah Gülen

IŞIK KARANLIK DEVRİ DAİMİ KIRIK TESTİ 20

7 Listeners

Fethullah Gülen Sohbetleri by Yavuz Turan

Fethullah Gülen Sohbetleri

0 Listeners

Bamteli | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul by Herkul

Bamteli | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul

0 Listeners

Herkul Nağme | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul by Herkul

Herkul Nağme | M. Fethullah Gülen Hocaefendi | Herkul

0 Listeners