Hüsnükabul

Hüsnükabul

By Apaçık RadyoNewsPolitics
Download on the App Store

Hüsnükabul episodes

  • Manş Denizi'ndeki Trajedi ve Yeni Siyaset Biçiminin Derin Saygısızlığı

    Dün Fransa'da 14:30'da Manş Denizi'nde Fransa'dan Birleşik Krallık'a mültecilere taşıyan bir gemi battı. Fransa İçişleri Bakanı, en az 12 kişinin öldüğünü ve iki kişinin de kayıp olduğunu söyledi. Hüsnükabul'de Hannah Arendt'i yeniden hatırlamanın anlamlı olduğunu düşünerek 'ortalıkta derin bir saygısızlık kol geziyor' cümlesine dönüyoruz.

    Hannah Arendt'in 1951 tarihli The Origins of Totalitarianism kitabında, bu saygısızlığın yeni bir siyaset biçiminin doğduğu bir anda var olduğu söyleniyor. Yeni bir siyasi söylemle, insanları ve -aynı zamanda- diğer canlıları aşağılamayı amaçlayan güçlü bir siyasi söylemle doğan bu yeni siyaset biçiminin yegane amacı; karşı tarafı reddetmek, inkar etmek ve hatta yok etmektir.

    Dolayısıyla programımızın bir alt başlığı olan mültecilerin hak temelli seslerinin yanı sıra şu anda en elzem mesele sadece mültecilerin haklarını talep etmek değil, diğer tüm canlıların; çevrenin, bitkilerin, suyun, ağaçların, martının, güvercinin, tavus kuşunun da hak talep etme hakkını talep etmektir. Dolayısıyla yarınki yayında niyetimiz, hem yakında tanık olduğumuz orman yangınlarını, köpeklerin katledilmesini, hem de mültecilerin hak temelli seslerini eş zamanlı olarak konuşmak.

    30 min
  • Burası benim de evim

    "Gerçekten merak ediyorum, bu ülkede benim varlığım ne olduğunu gerçekten merak ediyorum. Benim burada geleceğim nedir? Kendimi buradaki durumumla ne kadar kesin bir şekilde bağdaştıracağım ve burada olduğumu ve burada olmanın, hayatımda olabileceğim başka hiçbir yerde olamayacağım anlamına geldiğini düşünmeyen acımasız çoğunluğa nasıl anlatacağım? Ben başka hiç bir yere var olamam. Burası benim de evim. Burayı ben de dert ediniyorum. Ben şu an bu ülkedeyim ve gerçek bu."

    Kayseri'de yaşanan son olaydan sonra 3 bine yakın Suriyeli işçi şehri terk etti. Yeni Şafak'ın saha araştırmasına göre böyle. Bunu yarınki yayınımızda konuşacağız. 


    Ayrıca ABD'deki son seçimler hakkında da konuşmak istiyoruz. “Nermeen Shaikh'in Democracy Now!'da Maria Hinojosia ile yaptığı “Trump ‘Birlik’ Konuşmasında Göçmenleri Şeytanlaştırıyor, Yalanlar Yayıyor ve Otoriterliği Kucaklıyor!' adlı röportajına da değinmek istiyoruz. 


    Son olarak Bangladeş'teki son öğrenci protestoları hakkında da konuşuyoruz. Ailem - hem annem tarafı, hem de babam tarafı - aslen Bangladeşliyiz. 1947'de Kalküta'dan Pakistan'a göç ettik. Bu protestolar bana şahsen o dönemi hatırlatıyor. Zamanımız elverirse, programımızda bu konuya da değinmenin önemli olduğunu düşünüyoruz. 

    30 min
  • Doğruyu söylememek, Doğruyu saklamak, Doğru olanı ortadan kaldırmak: Demokrasinin Kırılganlığı ve Göçmen hak ihlalleri üzerine değerlendirme

    Yale Üniversitesi'nden tarihçi Timothy Snyder, The American Abyss adlı makalede, "doğruyu söylememek" (not telling the truth), doğru olanı saklamak, doğru olanı susturmak, doğru olanı inkar etmek gibi tüm bu meselelerin demokrasinin kırılganlığına (fragility of democracy) işaret ettiğini söylüyor. Yarınki yayında niyetim bu "doğruyu söylememe" durumunu ele almak olacak çünkü korku, güven ve "nefretin" yaygın olduğu yer olduğunu seziyorum. Burada en temel ama en elzem soru doğru olanı nasıl konuşabileceğimizi sormak gibi görünüyor. Dolayısıyla başından beri sorduğum soru, tüm bu meseleler hakkında nasıl konuşabiliriz? Konuşmanın ihtimallerimiz nedir? Yarın aynı zamanda bir konuğumuz olacak, Üveys Hummus. Üveys ile geçen hafta 20 Haziran Mülteciler Günü'nün ilk basın açıklamasında beraberdik. Dolayısıyla yarın Üveys  ile GGM'deki hak ihlalleri, eğitim hakkı ve çocuk işçi hakları konularına odaklanmaya çalışacağız. Son olarak, eğer zaman izin verirse, Sudan'daki son durumu daha açıklayıcı bir şekilde ele almak istiyorum. Şu anda Sudan'da 143 bin kişi yerinden edilmiş durumda. Sessizliğin en hakim olduğu bir yer...

    29 min
  • Apaçık Bir Kayma: Avrupa Parlamentosu Seçimleri ve Göçmen Karşıtı Milliyetçiler Avrupa Çapında Zemin Kazanıyor

    Dün gece Libya'da 12 sığınmacı Akdeniz'de - uluslararası sularda - boğularak hayatlarını yitirdi. Akdeniz, artık rutin olarak göçmenler için bir mezarlık haline geldi. Hatırlayacağınız üzere Hannah Arendt, Kötülüğün Sıradanlığı adlı kitabında bu tür kötülüklerin 'rutin' hale geldiğini söylerdi. Böylesi her gün yaşanan ölümler artık kötülüğü sıradanlaştırıyor, ölümü sıradanlaştırıyor, rutin haline getiriyor. Öyle ki artık onu görmüyoruz...

    Avrupa Parlamentosu'nda seçimler yapılırken, aşırı sağın bu konulara göz yumması hem insan haklarının, hem de somut olmayan varlıkların yok edilmesine yol açıyor. Burada Avrupa Parlamentosu seçimlerinin neoliberal sisteme - görünmez sistem - çok doğrudan işaret ettiğini görüyorum.

    Ahmet İnsel'in Ufuk Turu programında Ömer Madra'nın söylediğine çok benziyor: "Bu şekilde devam ederse, hepimizi etkileyecek."

    Yarın ayrıca, üç yayından bu yana yapmaya - yön vermeye - çalıştığımız iklim mültecileri kavramı üzerine bir tartışma alanı yaratmaya çalışacağız: 2021 ve 2023'te Zürih Üniversitesi ve UNHCR tarafından yazılmış raporları, 'mitler' ve 'gerçekler' başlıkları altında aramızda tartışacağız.

    26 min
  • Neo-liberalizm demokrasiyi nasıl ortadan kaldırıyor?

    Bu, Pierre Dardot ve Christian Laval tarafından yazılan bir kitapta yer alan bir soru; Bu kitap Ferda Keskin tarafından 2022 yılında sel yayınevinde çevrilmiştir.  Son yayında neo-liberalizm, görünmez doktrin, görünmez sistem, iklim mültecileri gibi pek çok konuyu sorunsallaştırmaya çalıştık. Dolayısıyla bu konuya daha fazla odaklanabilmek -yön-vermek- için yarınki Hüsnükabul programımıza Ferda Keskin'i konuk olarak davet ettik. Ferda Keskin ile konuşacağımız diğer bir soru: "Mülteci durumlarını anlamak için neo-liberalizm nasıl "görünmez" bir şiddet içeriyor?" Burada sadece mülteci durumunu değil, aynı zamanda iklim mülteciliği -küresel ısıtma- gibi konuları da açacağız.  Dolaysıyla, bu konuşmanın amacı, programımızı mültecilerin hak temelli seslerinin -tanıklıklarının- yanı sıra bu görünmez sistemin, neo-liberalizm doktrininin tarihsel bağlamını anlamak ve yaptığımız Hüsnükabul programımızı ilerde “yön-vermek” olacak. Böylesine 'yön-verme' sorumluluğumuz, gelecekteki yayınlarımızda iklim, çevre ve iklim mülteciliği durumunun tüm biçimleri hakkında tartışmak - bu görünmez sistemle - neo-liberalizm - yeni bir tartışma alanı yaratmak olacaktır. 

    27 min

About Hüsnükabul

From the publisher's feed

Hüsnükabul programı insanların "öteki” ile (başkalarıyla) ile olan biraradalık ilişkilerini tartışan bir radyo programı. Kalıcılık ve geçicilik, içerme ve dışlama, kamusal ve özel, misafir ve ev…