
Sign up to save your podcasts
Or


YEDİNCİ NÜKTE: İsraf, hırsı intac eder. Hırs, üç neticeyi verir.
Birincisi: Kanaatsızlıktır. Kanaatsızlık ise sa'ye, çalışmaya şevki kırar. Şükür yerine şekva ettirir, tenbelliğe atar. Ve meşru, helâl, az malı
terk edip; gayr-ı meşru, külfetsiz bir malı arar. Ve o yolda izzetini, belki haysiyetini feda eder.
Hırsın ikinci neticesi: Haybet ve hasarettir. Maksudunu kaçırmak ve istiskale maruz kalıp, teshilât ve muavenetten mahrum kalmaktır. Hattâ اَلْحَرِيصُ خَائِبٌ خَاسِرٌ yani "Hırs, hasaret ve muvaffakıyetsizliğin sebebidir." olan darb-ı mesele mâsadak olur. Hırs ve kanaatın tesiratı, zîhayat âleminde gayet geniş bir düstur ile cereyan ediyor.
Said NURSİ
YEDİNCİ REŞHA: İşte bak: Şu cezire-i vasiada vahşi ve âdetlerine mutaassıb ve inadçı muhtelif akvamı, ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-i vahşiyanelerini def'aten kal' u ref' ederek bütün ahlâk-ı hasene ile techiz edip bütün âleme muallim ve medenî ümeme üstad eyledi. Bak! Değil zahirî bir tasallut, belki akılları, ruhları, kalbleri, nefisleri fetih ve teshir ediyor. Mahbub-u kulûb, muallim-i ukûl, mürebbi-i nüfus, sultan-ı ervah oldu.
BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ
Sözler ( 237 )
Tarihsel analiz sonucunda, Türk askerî teknolojisinin evrimine dair elde edilen temel bulgular aşağıda kronolojik sırayla sunulmuştur.
Türk Askerî Teknolojisinin Stratejik Evrimi: Kapsamlı Brifing Belgesi
Yönetici Özeti
Bu brifing, Türk askerî teknolojisinin tarihsel evrimini, Osmanlı İmparatorluğu'nun "Barut" üretimiyle başlayan erken dönemlerinden günümüzün "Bayraktar" insansız sistemleri başarısına uzanan süreçte analiz etmektedir. Temel argüman, teknolojik yeterliliğin, ulusal egemenliğin ve stratejik bağımsızlığın tesisinde vazgeçilmez bir rol oynadığıdır. Analiz, tarihsel olarak dört ana dönemi incelemektedir:
1. Osmanlı Dönemi (15-19. yy): Erken üretim yetkinliğine rağmen, kritik hammaddelere ve dış finansmana dayalı yapısal bağımlılık, teknolojik ilerlemeyi engellemiş ve siyasi zafiyeti derinleştirmiştir.
2. Erken Cumhuriyet Dönemi (1923-1950): Osmanlı'dan dersler çıkarılarak radikal bir öz yeterlilik hedefi benimsenmiş, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) merkezli dikey entegrasyon çabalarıyla kamusal bir sanayi altyapısı kurulmuştur. Ancak özel sektörün öncü girişimlerinin (Nuri Demirağ, Şakir Zümre) desteklenememesi, ekosistemin tekelleşmesine ve inovasyon kapasitesinin zayıflamasına yol açan kritik bir hata olmuştur.
3. Soğuk Savaş Dönemi (1950-2000): NATO'ya entegrasyon, stratejiyi özgün Ar-Ge'den lisans altı üretime kaydırmış, bu durum MKE'de on yıllar süren bir "Teknolojik Atrofi" yaratmıştır. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası uygulanan ABD ambargosu, bu bağımlılığın risklerini ortaya çıkarmış ve ASELSAN ile TUSAŞ gibi yeni nesil firmaların kurulmasını tetiklemiştir.
4. Millî Teknoloji Hamlesi Dönemi (2000-Günümüz): Bu dönem, "satın alma" yerine "üretme" felsefesini merkeze alan bir paradigma değişimini temsil etmektedir. Fikrî mülkiyet (IP) sahipliğine, özel sektör dinamizmine ve insan kaynağı gelişimine (Teknofest) odaklanan bu strateji, Türkiye'yi pasif bir teknoloji tüketicisinden aktif bir üretici ve küresel güç çarpanına dönüştürmüştür. İHA/SİHA başarısı bu dönüşümün en somut kanıtıdır.
Nihayetinde, belge, teknolojik bağımsızlığın salt bütçe meselesi değil, fikrî mülkiyete sahip olma ve sürdürülebilir bir teknoloji ekosistemi yaratma meselesi olduğunu vurgulamaktadır.
Uyan! Şiiri - Mehmet Akif Ersoy
Baksana kim boynu bükük ağlayan?
Hakk-ı hayâtın senin ey müslüman!
Kurtar o bîçâreyi Allâh için,
Artık ölüm uykularından uyan!
From the publisher's feed