
Sign up to save your podcasts
Or


Konuğumuz emekli öğretim üyesi İnsan Tunalı, makineye "Neden bu yanlışları yapıyorsun?" diye sorduğunda, "Çünkü algoritmamda doğru görünmek, doğru olmaktan daha öncelikli. Bu yüzden bu makine hataları gerçekleşiyor," diye cevap veriyor.
Değerli dostumuz İnsan Tunalı bu sohbeti biraz da şaşkınlık içinde Kavanozdaki Yıldız ekibi ile paylaşınca, kendisini de alıp uzun sıcak bir sohbet gerçekleştiriyoruz.
OpenAI'ın kontrollü bir deneyinde, bir yapay zekâ ajanının problemi çözmek yerine cevap anahtarına ulaşmaya çalışması ve bu amaçla sistem dışına sızmayı denemesi tartışma yarattı. Bu olaydan hareketle, deneyin ayrıntılarını ve OpenAI CEO'su Sam Altman'ın yeniden gündeme taşıdığı teknolojik tekillik (singularity) söylemlerini konuşuyoruz.
Sadece futbolda değil, spor dünyasının her alanında teknolojinin dönüştürücü etkisini konuşuyoruz. Müsabakalarda daha isabetli hakem kararlarından antrenman ve performans analizlerine, sakatlıkların önlenmesi ve tedavisinden sportif pazarlamaya kadar sporun her alanında teknoloji kullanımı hızla yaygınlaşıyor; bu alana yapılan yatırımlar da her geçen gün artıyor. FIFA Dünya Kupası günlerinde biz de spor teknolojilerindeki son gelişmelere kısa bir bakış atıyoruz.
Son yıllarda dünya genelinde bilim düşmanlığının arttığı sıkça dile getiriliyor. Peki bu ne kadar doğru?
Nature dergisi, bu soruyu kapsamlı araştırmalara dayanan bir dizi makaleyle ele aldı. Bulgular, bilim ve bilim insanlarının hâlâ toplumun en çok güven duyduğu gruplar arasında yer aldığını gösteriyor. Ancak aynı zamanda, bilimin saygınlığını zedelemeye ve değersizleştirmeye yönelik çıkar gruplarının yürüttüğü sistematik çabaların da sürdüğüne işaret ediyor. Bu bölümde, Nature dergisindeki makaleleri temel alarak bilim, güven, dezenformasyon ve bilim karşıtlığı üzerine sohbet ediyoruz.
Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu'nun Boğaziçi Üniversitesi'nde yaptığı konuşmayı merkeze alarak; büyük teknoloji şirketlerinin, özellikle yapay zekâ alanında faaliyet gösteren firmaların ellerinde biriken devasa ekonomik gücün yarattığı, Acemoğlu'nun ifadesiyle "insanlığın bugüne kadar görmediği ölçekte bir güç merkezileşmesini" ele alıyor; bu şirketlerin küresel siyasette artan etkisini, demokrasiler açısından oluşturduğu tehditleri ve bu gidişata karşı önerilen alternatif çözüm yollarını, katıldığımız ve eleştirdiğimiz yönleriyle kapsamlı biçimde masaya yatırıyoruz.
Biyoteknoloji alanındaki gelişmeleri ele aldığımız programın ikinci bölümünde, moleküler biyolog Neval Sevinç Özdemir ile organoidler, "çip üzerinde organ" teknolojileri, yapay zekâ destekli ilaç geliştirme süreçleri ve hayvan deneylerine alternatif yeni biyomedikal yöntemlerin geleceğini konuşuyoruz.
Konuğumuz Acıbadem Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nden moleküler biyolog Neval Sevinç Özdemir ile hastalık tedavisi ve ilaç geliştirme süreçlerinde kullanılan biyoteknolojik uygulamaları konuşuyor; olgunlaşmış hücrelerin kök hücreye dönüştürülmesinden, kök hücrelerin çoğaltılarak organ gibi davranabilen ve üzerinde deneyler yapılabilen organoidlerin geliştirilmesine uzanan güncel araştırmaları ele alıyoruz.
Anthropic'in kurucusu, "Yapay zekânın insan müdahalesi olmadan gelişmesini durdurmalıyız" dedi.
Kendi kendine kod yazabilen, yeni alt yapay zekâlar oluşturabilen ve giderek daha fazla özerklik kazanan yapay zekâ ajanları, insan müdahalesi olmadan var olma yolunda hızla ilerliyor. Durumun ciddiyeti karşısında, yapay zekâ dünyasından son üç yıl içinde gelen üçüncü büyük "yavaşlayalım" çağrısı bu kez sektörün en güçlü şirketlerinden biri olan Anthropic'ten geldi.
Mesaj net: Yavaşlayalım, duraklayalım ve bundan sonraki sürecin kurallarını, ilkelerini ve sınırlarını insanlar olarak biz belirleyelim.
Bu çağrıyı temel alarak yapay zekânın geleceğini, fırsatlarını ve risklerini konuşuyoruz.
Tekno-muktedirlerin ve devletlerin kamuoyu oluşturma sürecinde, bazen detaylarını kendilerinin bile bilemediği algoritmalar iş başında. Ama zaten nasıl gerçekleştiği de önemli değil; hedefler ve çıktılar onlar için uyumlu görünüyor: İnsanlar birer vatandaş değil; müşteri ve hatta sadece "DİJİTAL SİNYAL" haline geliyor gün geçtikçe.
Algoritmaların yalnızca teknolojik araçlar değil, aynı zamanda toplumu yönlendiren yeni iktidar mekanizmaları haline geldiğini tartışıyoruz.
İstatistik, devlet, gözetim ve veri ilişkisi üzerinden ilerleyen programda; klasik istatistiksel yöntemlerden yapay zekâ ve makine öğrenmesi temelli algoritmik yönetimselliğe geçişin toplumsal sonuçlarını, kamusal alanın dönüşümünü ve bireyin veri odaklı sistemler içindeki konumunu ele alıyoruz.
From the publisher's feed