Kafamın içinde iki ses var.
Biri sürekli kötü ihtimalleri sıralıyor:
“Ya olmazsa?”
“Ya yanlış karar verirsem?”
“Ya pişman olursam?”
Diğeri ise daha sessiz:
“Peki ya olursa?”
Sonra fark ettim; kötü ihtimalleri düşününce kendime “gerçekçi”, güzel ihtimalleri düşününce “hayalperest” diyorum.
Oysa ikisi de henüz yaşanmadı. İkisi de sadece bir ihtimal.
Belki mesele korkmamak değil.
Korkunun sesini duyup yine de direksiyonu ona vermemek.
Bu bölüm biraz o iki sesin arasında kalanlara. 🤍