Yürümesinden ziyade insanları hayrete
düşüren vasfı, onun bir insan gibi konuşması.
Sophia, kesik kesik de olsa, cümleler kurdukça
insanların kendisine olan hayranlığı daha da
artıyor.
Sophia’nın, kendisine yüklenilen program
dâhilinde, belli kelimeleri bir araya getirmek
suretiyle soruları cevaplaması, 21. yüzyılda insanoğlunun
bilim ve teknikte kat ettiği mesafeyi
ve birikimi ortaya koyması açısından takdire
şayan bir gelişmedir. Girift programı sayesinde
insan kadar olmasa da onun kullandığı kelimelerle
konuşabilmektedir.
İnsandan mülhem Sophia, insanoğluna bahşedilen
beyan kabiliyetinin ne kadar büyük bir
nimet olduğunu, adeta insanların kulağına fısıldamaktadır.
Seslerin çıkarılmasından ton ve
vurguya kadar insana benzetilmeye çalışılan
robot, bize dilin ya da dillerin doğuşu ile ilgili
teorileri de tedai ettirmektedir.
Dillerin ortaya çıkması ile ilgili farklı ikirler
ortaya atılmıştır.¹ Bunlar:
a. Yansıma teorisi
Bazı dilbilimciler dildeki ses taklidi kelimelere
bakıp ilk dilin ses taklidi kelimelerden
neşet ettiğini ileri sürerler. Zira ilk insanlar tabiatta
sesleri taklit ederek ilk kelimeleri keşfederler
böylece dilin ortaya çıkma süreci başlar.
İlk insanların koyun ve kuzunun sesinden melemek
iilini, bir cismin yere düşmesi sonucunda
ise pat diye çıkan sesten patlamak iilini keşfettiğini,
böylece dilin ortaya çıkma sürecinin
başladığını iddia ederler.
b. Ünlem teorisi
Başka bir grup dilbilimci ise, dilin aslında ilk
insanların kendilerini dehşete salan bir durum
karşısında çıkardığı ünlem vasılı kelimelerden
teşekkül ettiğini ileri sürer. Bu teoriye göre, ormanda
yürüyen ilk insanlar, bir yerden darbe
aldığında, ya da dehşetli bir sahne ile karşılaştığında
çıkardığı seslerden kelimeler kurar
böylece dilin ilk kelimeleri de teşekkül etmeye
başlar.
c. İş teorisi
Bu teorinin temelinde biraz emek vardır.
Teoriye göre ilk kelimeler çalışan insanların çıkardığı
seslerden ortaya çıkmıştır.
d. Musiki teorisi