Daha on beş yaşındayım ben, görücü gelecek yaşmış demek ki. Evlendirmek istiyor beni babam, benden büyük bir adamla. Ailesi zenginmiş, Galata’nın eski tüccarlarındanmış, diyorlar ki ta Bağdat seferinde başlamışlar ticarete. Halılar, baharatlar, kumaşlar taşımışlar diyar diyar. Şimdi de beni mi? Alıp götürecekler, bir konağa, bir cumbaya koyacaklar. Kim ki bu Ferit Bey? Yaşı otuzmuş. Yakışıklıymış. Hep miş, muş. Anacığımdan rica edeceğim; tanışmadan, buluşmadan izdivacım mevzubahis olamaz.