
Sign up to save your podcasts
Or


Meşher Podcast’in bu bölümünde Çiçek Doğruel ve Sena Özşarik, Hikâye İstanbul’da Geçiyor sergisinin izleyicide uyandırdığı düşünme biçimlerini ve yarattığı deneyimi konuşuyor. Sohbette, bir sergiyi gezmenin ne anlama geldiği; bakmanın, seçmenin ve bağlantılar kurmanın bu süreci nasıl şekillendirdiği üzerine düşünülüyor.
Sergiyi çevrimiçi gezmek için tıklayınız.
Şehrin zengin bir görsel kaydı niteliğindeki “Göz Alabildiğine İstanbul” sergisinin ilk “podcast” bölümünde Emre Aracı ve Şeyda Çetin, 19. yüzyılda yaşayan Avrupalı bestecilerin eserlerindeki İstanbul manzaraları üzerine konuşuyor.
Bu sohbet bestelerde duyduğumuz İstanbul esintileri ve nota kapaklarında karşılaştığımız manzaralarla, İstanbul’un temsil çeşitliliğini müzik açısından düşünmeye davet ediyor.
Sohbette bahsi geçen görseller için tıklayınız.
Sohbette bahsi geçen playlist için tıklayınız.
Podcast’imizin yeni bölümünde, Dr. İlker Hepkaner ve Ebru Esra Satıcı, “John Craxton: Işığın Peşinde” sergisinden ilhamla, John Craxton’ın sanatını kuir bir bakış açısıyla değerlendirerek hem kavramı hem de Craxton’ı daha yakından tanımamızı sağlıyor.
Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? sergisinde yer alan Stéphanie Saadé’nin Sahte İkizler eseri, aynı vazo içerisinde yan yana yerleştirilmiş, biri yapay diğeri gerçek iki gülden oluşur.
Podcast'imizin bu bölümünde Fatih Özgüven ve serginin küratörü Selen Ansen, Sahte İkizler eserinden yola çıkarak konuşuyorlar.
Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? sergisi geriye kalanlarla ilgili; yaşamış-olduktan-sonra yaşayanla; her seferinde yeni bir deriye bürünerek bir kez, iki kez, birçok kez geri gelenle.
Podcast'imizin yeni bölümünde Defne Tesal, Yaşam Şaşmazer ve Meşher ekibinden Sena Özçiftçi, geriye kalanlar üzerine temellenen sergiyi Kusurlar Manzara ve Kalanlar eserleri özelinde konuşuyorlar.
Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin? sergisinin ismi, Emily Dickinson’ın I’m Nobody! Who Are You? (Ben Hiç Kimseyim! Sen Kimsin?) şiirinden (serbestçe) esinlendi. Şairin ölümünden sonra, 1891’de yayımlanan şiirin bu ilk dizesi, belirsiz iki nokta arasında dolaşan yurtsuz bir söze ses verir.
Podcast'imizin bu bölümünde Yusuf Eradam ve Meşher ekibinden Şeyda Çetin, Emily Dickinson’nın üretimleri üzerine konuşuyorlar.
Osmanlı saray ve konak haremlerinde misafirlere törenle kahve ikram edilirdi. Bu tören sırasında kullanılan sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli örtüler ailenin varlık seviyesini ve misafirlere verilen değeri yansıtırdı.
Podcast'imizin yeni bölümünde Dr. Şebnem Eryavuz ve Sadberk Hanım Müzesi ekibinden Havva Furat Ay, seçkideki kahve örtüsünden yola çıkarak Osmanlı’da kahve kültürünü ve kahve ikramını konuşuyorlar.
Aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite ile oklarıyla insanları aşık eden Eros’un sözel gelenekte uğradığı değişim ve dönüşüm anlatılara göre farklılık gösterir, ancak hepsinin ortak teması sevgi ve aşktır.
Meşher Podcast’in bu bölümünde, Sadberk Hanım Müzesi ekibinden arkeolog Cihan Andaç ve İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve sanat tarihçisi Doç. Dr. Serap Yüzgüller, sergide yer alan Aphrodite ve Eros figürinleri üzerinden sevginin ikili doğasını inceliyor.
Meşher Podcast’in 8. bölümünde, 20. yüzyıla tarihlenen Avrupa tarzı bir gelinlikten yola çıkıyor, Sadberk Hanım Müzesi ekibinden sanat tarihçileri Havva Furat Ay ve Lale Görünür ile Osmanlı kadın kıyafetlerinde Batılılaşma sürecini keşfediyoruz.
Antik Yunan’da aristokrat erkeklerin bir araya gelip şarap ve eğlence eşliğinde siyasetten sanata, farklı konularda fikir alışverişinde bulunduğu törenlere “symposion” adı verilirdi. Bu bölümde, Sadberk Hanım Müzesi ekibinden arkeolog Cihan Andaç ve misafir konuşmacı arkeolog Dr. Senem Özden Gerçeker "symposion"ları detaylarıyla ele alıyorlar.
From the publisher's feed