O kadar fazla şey yazıp çizdim ki. Bunun böyle olmaması için de uğraştım. Ama şimdi tekrar başlamasam olmayacak gibiydi.
Geri dönüş bölümü bu olsun ister miydim? İstemezdim. Biriktirdiğim kaç kayıt, anlatmak istediğim kaç şey var tahmin dahi edemezsiniz. Kafamın içindeki delikten akıtmak istediğim, zihnimi ağırlaştıran kaç düşünce var tahmin edemezsiniz. Ama eski şeylere bakıp bunları toparlamaya çalışınca devam edemiyorum. Sanırım “aşamamış”, sağlıksız birisi olmam. Vazgeçmedim de, yoruldum. Resim çizemiyorum artık. Denize bakıyorum ama… Mücadele ettiğim şeyler beni durdurmuyor, bu büyümemle azaldı; rahat olun. Ama bazen duruyorum. Dedemin mezarına, evime bu yüzden tekrar geldim. Gözlerini kapatıp baktığındaki görünüşünü özlüyorum. Korkuyorum.
Çok denedim dostlar. Yaşadığım süreç hakkında konuşmayı, çok kayıt silmeyi, çok kurgu yapmayı denedim. Tam olarak da içinde bulunduğum şeylere bunun sebep olmasına rağmen bunu yaptım. Kendimi tekrar mı açıklıyorum bilmiyorum ama burası hakkındaki her şeyi özledim ve bunu biliyorum. En iyisini yapmak için hiçbir şey yapmamak.Bahsettiğim şey buydu. Bunu kıracağım. Şimdi de güzel bir şey olsun. Dönüş bölümü bu olsun istemezdim ama belki bunu kırarım, daha iyi bölümler olur. Ha, belki de olmaz. Benim yaşadığım şeylerin boğuntularımın felsefesi bu. Podcast’te bu, benden çıkan şey de bu.
Hastalıklı şeyleri seviyorum. Direkt yapmak gerekiyor gerçekten.
Saygıyla kalın.
İletişim için: @hadesener41