
Sign up to save your podcasts
Or


Ders 253
"Hakiki Benliğim, evrenin yöneticisidir."
Benim davet etmediğim, istemediğim herhangi bir şeyin bana gelmesi imkânsızdır. Bu dünyada bile kaderimi yönlendiren benim. Olan her şey, benim arzumdan doğar. Olmayan her şey, olmasını istemediklerimdir. Bunu kabul etmeliyim. Çünkü ancak bu şekilde benim niyetimin çocukları olan yaratımlarımla bu dünyayı aşarız. Böylece Cennette Kardeşlerimle Kutsal Benliğimin birliğinde ve Beni yaratan Tanrı ile sonsuza kadar Birlikte kalırız.
Sen, Evladını Kendin gibi ve Seninle, Birlikte Yaratan Benliksin. Benim evreni yönetmekte olan hakiki Benliğim, Senin Niyetinle mükemmel birlik içerisindedir. Benliğim, Senin Benliğini kabul ederek Kendini büyütmekten son derece memnundur.
Ders 252
"Tanrı'nın Evladı, benim hakiki Kimliğimdir."
Hakiki Kimliğimin kutsallığı, benim kutsallık hakkında anlayabildiğim tüm düşüncelerin çok ötesindedir. Benliğimin parlayan mükemmel saflığı, yaşamımda gördüğüm veya algıladığım tüm ışıklardan çok daha parlaktır. Benliğimin sevgisi sonsuzdur; her şeyi sessizce ve kendinden emin olarak içinde barındıracak kadar yoğundur. Benliğimin gücü dünyayı yöneten güdülerden değil, Tanrı'nın sonsuz Sevgisinden gelir. Hakiki Benliğim bu dünyaya ne kadar uzak, bana ve Tanrı'ya ne kadar da yakındır.
Tanrım, Sen benim hakiki Kimliğimi biliyorsun. Onu bana, Evladına göster ki, Senin hakikatine uyanayım ve Cennetin içimde canlandığını bileyim.
Ders 251
"Hakikat dışında hiçbir ihtiyacım yoktur."
Birçok şey aradım fakat bulduğum şey hayal kırıklığı oldu. Şimdi, sadece tek bir şey arıyorum çünkü onu bulduğumda, aradığım her şeyi ve tek şeyi bulmuş olacağım. Daha önce aradığım birçok şeye aslında ihtiyacım yoktu, hatta onları istemiyordum bile. Tek gerçek ihtiyacımın farkında değildim. Şimdi, sadece hakikate ihtiyacım olduğunu görüyorum. Onu bulduğumda tüm ihtiyaçlarım giderilir, tüm acılar biter, umutlarım gerçek olur ve rüyalar sona erer. Şimdi, ihtiyacım olabilecek her şey, benim olur. Şimdi, istediğim her şeyi elde ederim. Ve sonunda kendimi huzur içinde bulurum.
Tanrım, bu huzur için teşekkürler. Bizim kendimizi mahrum ettiklerimizi, Sen bize sundun ve aslında bizim tek gerçek isteğimiz de budur.
Suç nedir?
Suç, deliliktir. Zihni delirtmenin bir yoludur. Suç, hakikatin yerine illüzyonların geçmesine neden olur. Hakikatin olması gerektiği yerde illüzyonları görür. Hakikate bakar ve illüzyon olduğunu düşünür. Suç, bedene gözler vermiştir. Mükemmel masumiyetin farkında olanların, gözleri ile görecek neyi olabilir? Görmeye, duymaya veya hissetmeye neden ihtiyaç duysunlar? Dinleyip ve izleyip anlamaya çalışabilecekleri ne olabilir? Hissetmeleri mümkün müdür? Hissetmek demek bilmemek demektir. Çünkü hakikat bilgi ile doludur, başka bir şey yoktur.
Beden, zihnin kendini kandırmak için yarattığı bir araçtır. Bedenin amacı çabalamaktır. Çabalama değiştirilemez ama çabalamanın hedefi değiştirilebilir. Böylece beden farklı bir amaç için çabalamaya devam eder. Zihnin kendini kandırmak yerine koyduğu hedefe yönelik gayret sarf eder. Amaç illüzyonlar değil, hakikat olur. Böylece duyular yalanlara değil, hakikate tanıklık etmek için gerekli delilleri aramaya başlar.
Suç düşüncesi tüm illüzyonların yuvasıdır. Uydurulmuş düşüncelerin hayali kanıtlarını ortaya koyar. Bunlar, gerçek olmayanın gerçek olduğunu ispatlamaya çalışan "kanıtlardır". Suç; Tanrı'nın Evladının kötü olduğunun, sonsuzluğun bir sonu olduğunun ve sonsuz yaşamın sona ermesi gerektiğinin "kanıtıdır". Tanrı'nın; sevdiği Evladını kaybettiğini, eksik ve hatalı olduğunu, Niyetinin ölüm tarafından mağlup edildiğini, sevginin nefrete yenildiğini ve artık huzurun mümkün olmadığını "kanıtlamaya" çalışır.
Deli bir kişinin düşünceleri korkunçtur ve suç da korkutucu görünmektedir. Fakat suçluluk ile ortaya çıkan algı çocuksu bir oyundan başka bir şey değildir. Tanrı'nın Evladı bir beden olduğu, kötülüğe ve suçluluğa yem olduğu kısacık ömrünün hemen bittiği bir oyun oynayabilir. Fakat Onun oynadığı oyunlar ve yarattığı bahaneler, Tanrı'nın, Evladına duyduğu sonsuz Sevgiyi ve Ona sunduğu parlak ışığı değiştiremez.
Daha ne kadar süre bu suçlu oyununu oynayacaksın ey Tanrı'nın Evladı? Artık bu keskin ve sivri uçlu çocuk oyuncaklarını bir kenara bırakalım mı? Eve dönmeye ne zaman hazır olacaksın? Belki bugün gelirsin! Suç diye bir şey yoktur. Yaratılış değişmemiştir. Cennete geri dönmeyi daha ne kadar ertelemek istiyorsun? Daha ne kadar, ey Tanrı'nın kutsal Evladı, daha ne kadar?
Ders 250
"Kendimi sınırlı olarak görmeyi bırakıyorum."
Bugün sadece Tanrı'nın Evladını görüyor ve Onun ihtişamına tanık oluyorum. Onun içindeki kutsal ışığı engelleyerek gücünü azaltmayı ve zayıflamasını izlemeyi bırakıyorum. Onda eksiklik algılayarak özgür iradesine saldırmayı bırakıyorum.
O, senin Evladındır Tanrım. Ve bugün kendi illüzyonlarım yerine Onun nezaketini göreceğim. Ben kimsem, O da Odur ve Onu nasıl görüyorsam kendimi de öyle görüyorum. Bugün hakikaten görüyorum ki sonunda Onunla aynı kimliği paylaşayım.
Ders 249
"Bağışlamak, tüm kayıpları ve acıları bitirir."
Bağışlamak, acının tamamen bittiği, kaybın imkânsız olduğu ve öfkenin anlamsızlaştığı bir dünya resmi çizer. Saldırı tamamen bitmiş ve delilik sona ermiştir. Böyle bir bilinçte, hangi acı anlamlı olabilir? Kayıp nasıl mümkün olabilir? Dünya; neşe, bolluk, iyilik ve sonsuz verme alanı haline gelir. Dünya Cennete o kadar benzer ki, Cennetin ışığını yansıtmaya başlar. Böylece Tanrı'nın Evladının çıktığı yolculuk, başladığı ışık içerisinde son bulur.
Tanrım, zihinlerimizi Sana çeviriyoruz. Kendi zihnimize ihanet ettik. Zihnimizi acı girdabı içerisinde tuttuk. Ölüm ve şiddet düşünceleri ile korkunun zihnimizde hüküm sürmesine izin verdik. Şimdi Senin içinde, bizi yarattığın gibiyiz ve burada dinleniyoruz.
Ders 248
"Acı çeken hiçbir şey, benim bir parçam değildir."
Hakikati reddettim. Şimdi, aynı kararlılık ve inançla illüzyonları reddediyorum. Acı çeken hiçbir şey benim bir parçam olamaz. Yas tutan, benim gerçek Benliğim değildir. Acı içinde olan, sadece zihnimdeki illüzyonlardır. Ölen hiçbir şey, gerçekte yaşamadı. Ölüm sadece Benliğimin hakikati ile alay etmektedir. Tanrı'nın Kutsal Evladı hakkındaki tüm aldatmacaları, yalanları ve yanlış benlik görüntülerini reddediyorum. Şimdi Onu, Tanrı'nın yarattığı ve şu anda olduğu gibi kabul ediyorum.
Tanrım, Sana olan sevgim geri dönüyor ve Evladını da tekrar sevmeye başlıyorum. Tanrım, ben Senin beni yarattığın gibiyim. Şimdi Senin Sevgini ve benimkini de hatırlıyorum. Şimdi ikisinin zaten bir olduğunu anlıyorum.
Ders 247
"Bağışlama olmazsa kör olarak kalmaya devam ederim."
Suç, saldırının sembolüdür. Zihnimde herhangi bir yerde o durduğu sürece acı çekerim. Çünkü bağışlamak, Mucize Bilincine tek erişim yolumdur. Mucize Bilinci vizyonunun bana gösterdiklerini, hakiki ve doğru olarak kabul ediyorum. Bu şekilde tamamen iyileşirim. Kardeşim, gel ve sana bakmama izin ver. Senin sevgi dolu yüreğin, benimkini temsil ediyor. Senin masumiyetin benimdir. Sen bağışlandın ve ben yanındayım.
Bugün, herkese bu şekilde bakacağım. Kardeşlerim Senin Evlatlarındır. Senin Yaratıcı Kudretin onları yarattı ve hepsini Senin bir parçan olarak Benimle bir yaptı. Bugün, Seni onlar aracılığıyla onurlandıracağım ve böylece umuyorum ki bugün, hakiki Benliğimin farkına varacağım.
Ders 246
"Tanrı'yı sevmek demek, Evladını sevmek demektir."
Kalbimde nefret varken, Tanrı'ya giden yolu bulabileceğime inanmayı bırakıyorum. Bir yandan Tanrı'nın Evladına zarar vermeye çalışırken, bir yandan da Onu ve Kendimi bildiğime inanmayacağım. Kendi yarattığım benliğin farkında iken, bilincimin Tanrı'yı barındırdığına inanmayı bırakıyorum. Tanrı'nın bana olan tüm sevgisini algılayabildiğimi düşünmeyi bırakıyorum. Ona sunduğum sevgiyi anladığıma inanmayı bırakıyorum.
Benim için seçtiğin, Sana varan yolu kabul edeceğim Tanrım. Çünkü sadece o yol sonuca ulaşacak; çünkü bu Senin Niyetindir. Ve şimdi anlıyorum ki Senin Niyetin benim de niyetimdir ve başka niyetim de yoktur. Senin Evladını sevmeyi seçiyorum. Âmin.
Ders 245
"Huzurun benimle Tanrım. Güvendeyim."
Huzurun beni sarıyor Tanrım. Nereye gidersem gideyim, huzurun benimle oraya geliyor. Tanıştığım herkese ışığını yansıtıyor. Perişan olanlar, yalnız olanlar ve korkmuş olanlara, Senin huzurunu sunuyorum. Huzurunu; acı çektiğine, kayıp yaşadığına ve umuttan yoksun olduğuna inananlara sunuyorum. Onları bana gönder Tanrım. İzin ver gittiğim yere huzurunu götüreyim. Çünkü Evladının, Senin Niyetin doğrultusunda kurtulmasını gerçekten istiyorum. Böylece Kendimi hatırlayacağım.
Ve huzurla yürüyoruz. Aldığımız mesajı tüm dünyaya veriyoruz. Bu şekilde Tanrı'nın Sesini duyabiliriz. Bize verdiği Sözü paylaştığımız için Onun Sevgisini hatırlıyoruz ve O bize konuşurken, Onun Sözünü kendi sözümüz olarak kabul ediyoruz.
From the publisher's feed