
Sign up to save your podcasts
Or


Ders 262
"Bugün, hiçbir farklılığı algılamayacağım."
Tanrım, Senin sadece tek bir Evladın vardır. Bugün arayacağım Odur. O, Senin tek yaratımındır. Daima bir olarak kalanı neden binlerce farklı formda algılayayım? Bir İsim yeterken neden binlerce isim uydurayım? Senin Evladın, onu yaratan Sen olduğun için Senin İsmini taşımalıdır. Onu ne Yaratıcısına ne de kendime yabancı olarak algılayacağım. Çünkü o, benim bir parçam ve ben de onun bir parçasıyım. Biz, Kaynağımızın parçalarıyız. Senin Sevgin içinde sonsuza kadar biriz. Sonsuza kadar Tanrı'nın kutsal Evladıyız.
Bir olan bizler, bugünü kendimiz hakkındaki hakikatin hatırlanış günü olarak kabul ediyoruz. Eve geleceğiz ve birlikte dinleneceğiz. Huzur gelmiştir ve artık başka yerde aranmasına gerek yoktur, çünkü başka yerde bulunamamıştır.
Ders 261
"Tanrı benim sığınağım ve güvenliğimdir."
Benim için güvenli görünen her şeyle özdeşleşirim. Gücümü nerede görürsem, kendimi onun yerinde görür, onun evinde yaşadığımı, böylece güvende ve saldırıdan uzakta kaldığımı düşünürüm. Bugün tehlikenin içinde güvenlik, ölümcül saldırılarda huzur aramayacağım. Ben Tanrı'nın içinde yaşarım. Güvenliğimi Onda bulurum ve sadece Ona sığınırım. Kimliğim Ondadır. Sonsuz huzur Ondadır. Gerçekten Kim olduğumu sadece Onun içindeyken hatırlayabilirim.
Başka idoller aramayı bırakıyorum. Bugün Sana geleceğim Tanrım. Senin yarattığın gibi olmayı seçiyorum. Yarattığın hakiki Benliğimi bulmayı seçiyorum.
Beden nedir?
Beden, Tanrı'nın Evladının, Kendini diğer parçalarından ayırmak adına inşa ettiğini düşündüğü bir kafestir. Bu kafesin içinde yaşayacağını, öleceğini, çürüyüp parçalanacağını düşünür. Kafesin içinde ve sevgiden uzakta, güvende olduğuna inanır. Güvenliğini koruduğunu düşündüğü şeyle özdeşleşir ve kendini onunla bir tanımlar. Sevgiyi dışarıda tuttuğundan ve bedenin içinde kaldığından başka nasıl emin olabilir ki?
Beden, kalıcı değildir. Bu da kendini zindana kapatan zihnin ikinci "güvenliğidir". Çünkü Tanrı'nın Evladının kalıcı olmaması, kafesin işe yaradığının "kanıtı" olur. Böylece beden, zihnin ona verdiği görevi yerine getirir. Eğer zihin birliğini kaybetmeseydi, saldıran ve saldırılan kim olacaktı? Çatışmada kazanan kim olacaktı? Kim av, kim avcı olacaktı? Katil kim, suçlu kim olacaktı? Ve eğer ölüm olmasaydı, Tanrı'nın Evladının zarar görebileceğine dair "kanıt" nereden bulunacaktı?
Beden, bir rüyadır. Diğer rüyalar gibi o da bir an mutluluğu görürken, bir anda korkuya döner çünkü tüm rüyalar korkudan doğmaktadır. Hakikatte yaratma gücü sadece sevgide vardır ve hakikatte korku yoktur. Beden korku dolu olmak için yaratılmıştır ve kendisine verilen görevi her zaman yerine getirir. Bunu değiştiremeyiz. Ancak bedenin ne işe yaradığı hakkındaki düşüncemizi değiştirerek onun hizmet edeceği görevi değiştirebiliriz.
Beden, Tanrı'nın Evladının akıl sağlığını kazanma aracıdır. Beden, Tanrı'nın Evladını cehennemden kaçamayacağı bir kafese kapatmak için yaratılmış gibi görünse de, cehennem arayışı Cennetin peşine düşerek bitirilebilir. Tanrı'nın Evladı kardeşine ulaşmak ve yolu birlikte yürümede ona yardım etmek için elini uzatıyor. Bu şekilde, beden kutsallığını kazanır çünkü amacı kutsaldır. Şimdi, öldürmek için yaratıldığı zihni iyileştirmek adına hizmet eder.
Sizi güvende tuttuğunu düşündüğünüz şey ile özdeşleşirsiniz. Ne olursa olsun onunla bir olmak istersiniz. Güvenliğiniz hakikatte yatmaktadır, yalanlarda değil. Sevgi, güvenliğinizdir. Korku diye bir şey yoktur. Sevgi ile özdeşleşirseniz, güvende olursunuz. Sevgi ile özdeşleşirseniz, evinizde olursunuz. Sevgi ile özdeşleşirseniz, hakiki Benliğinizi bulursunuz.
Ders 260
"Beni Tanrı'nın yarattığını hatırlıyorum."
Tanrım, deli olduğum zamanlarda öyle olduğunu düşünsem de şimdi hakiki Benliğimi kendimin yaratmadığını biliyorum. Senin Düşüncen olarak Kaynağımı terk etmedim, hala beni Yaratanın bir parçasıyım. Bugün Evladın Sana sesleniyor Tanrım. Beni yaratanın Sen olduğunu hatırlamama yardım et. Kimliğimi hatırlamama yardım et. Bugün masum, saf varlığım Mucize Bilinci vizyonunda yeniden canlansın ki kardeşlerime ve kendime yeniden bakabileyim.
Şimdi Kaynağımızı hatırlıyor ve orada hakiki Kimliğimizi sonunda buluyoruz. Biz kutsalız çünkü Kaynağımızda suçluluk barınamaz. Ve Tanrı'nın Evladı olan bizler, birbirimize ve Ona çok benzeriz.
Ders 259
"Suç diye bir şey olmadığını hatırlıyorum."
Suç düşüncesi, Tanrı hedefini ulaşılmaz gösteren tek düşüncedir. Bizi apaçık ortada olana kör eden, garip ve bozuk illüzyonları gerçek gibi gösteren şey bundan başka ne olabilir? Saldırılarımızı haklı kılan düşünce, suç düşüncesinden başka ne olabilir? Cezalandırılmayı ve acı çekmeyi beklememize neden olan, suçluluğun kaynağı, suç düşüncesinden başka ne olabilir? Suç düşüncesi Tanrı'nın yaratımını görünmez kılarak, korkunun ve saldırının özelliklerini sevgiye atfeder.
Tanrım, bugün deli olmayacağım. Sevgiden korkup, karşıtı gibi görünene sığınmaya çalışmayacağım. Çünkü sevginin karşıtı olamaz. Var olan her şeyin Kaynağı Sensin. Var olan her şey Seninle birliktedir ve Sen de tüm yaratımınla birliktesin.
Ders 258
"Hedefimin Tanrı olduğunu hatırlıyorum."
Tek ihtiyacımız, zihnimizi tüm küçük ve anlamsız amaçların ötesini görebilecek şekilde eğitmek ve Tanrı'nın tek hedefimiz olduğunu hatırlamaktır. Onun hatırası zihnimizin derinliklerinde saklıdır ve amaçsız, küçük, hiçbir getirisi olmayan ve aslında var olmayan hedeflerimiz tarafından gizlenmektedir. Biz farkında değilken, Tanrı'nın asaletinin ışığı tüm görkemi ile parlıyor. Biz ise sadece dünyanın küçük oyuncakları ve saçmalıklarını görüyoruz. Buna neden devam edelim? Tanrı, tek hedefimizdir. Tanrı, tek Sevgimizdir. Onu hatırlamaktan başka amacımız yoktur.
Tek hedefimiz, sadece Sana giden yolu takip etmektir. Bundan başka bir hedefimiz olamaz. Seni hatırlamaktan başka ne isteyebiliriz? Hakiki Kimliğimizi bulmaktan başka ne isteyebiliriz?
Ders 257
"Amacımın ne olduğunu hatırlıyorum."
Eğer amacımı unutursam; iç çatışma yaşarım, kim olduğumdan emin olamam ve eylemlerim de çelişkili olur. Çelişen isteklere hizmet eden, iyi bir hizmet veremez. Büyük bir stres ve depresyon olmadan işlev gösteremez. Bu yüzden bugün, gerçekten istediğimizin ne olduğunu hatırlamakta kararlı olalım ki, düşüncelerimiz ve davranışlarımız anlamlı bir şekilde birleşsin ve bugün sadece Tanrı'nın ulaşmamızı istediği yere ulaşalım.
Tanrım, Senin kurtuluşumuz için belirlediğin yol bağışlamadır. Bugün, Senin Niyetin dışında niyetimizin olmayacağını sürekli hatırlamamıza yardımcı ol. Eğer bizim için koruduğun yere ulaşacaksak, bizim amacımız Senin amacın olmalıdır.
Ders 256
"Bugün tek hedefim Tanrı'dır."
Tanrı'ya giden yol bağışlamaktan geçer. Başka bir yol yoktur. Suçluluk inancı zihin tarafından beslenmeseydi, zaten olduğunuz yeri bulmak için bir haritaya ihtiyacınız olur muydu? Emin olmamanız mümkün olur muydu? Kim olduğundan emin olmayan, kim olabilir? Tanrı'nın masum olarak yarattığı, kendi kutsallığını bildiğinde ağır şüphe bulutları altında uyumaya devam eder miydi? Burada tek yaptığımız rüyalar görmektir; ancak rüyalarımızı değiştirip içinde masumiyet dışında hiçbir şey barınamayanı bağışlama rüyasını görebiliriz. Bugün bu rüyayı seçiyoruz. Hedefimiz Tanrı'dır. Zihnimizin sonunda Ona ulaşmasının yolu, bağışlamaktır.
Bu yüzden Tanrım, Sana ulaşma yolumuz, Senin bize gösterdiğin yoldur. Senin Sesini duymaktan ve Kutsal Sözlerinin bizi yönlendirdiği yolu bulmaktan başka hedefimiz yoktur.
Ders 255
"Bugünü, mükemmel huzur içinde geçirmeyi seçiyorum."
Huzuru seçme yetisi bana verilmemiş gibi algılıyorum. Fakat Tanrı, Evladının Kendisi gibi olduğundan emin olmamı istiyor. Bugün, benim Tanrı'nın Evladı olduğumu Söyleyene inanmayı seçiyorum. Ve bugün, benim olmasını seçtiğim huzur, Onun Sözünün doğruluğunu bana kanıtlayacaktır. Tanrı'nın Evladının yaşam kaygısı olamaz; çünkü O, sonsuza kadar Cennetin huzurunu barındırır. Bugünü, Tanrı'nın huzurunda bana sunduklarını bulmaya ve bu sunduklarını kabul ederek, benimle birlikte Tanrı'nın Evlatları olan Kardeşlerimle paylaşmaya ayırıyorum.
Ve bu yüzden Tanrım, bugünü Seninle geçireceğim. Evladın, Seni unutmadı. Ona verdiğin huzur hala daha zihnindedir ve ben bugünü orada geçirmeyi seçiyorum.
Ders 254
"İçimde, Tanrı'nın Sesi dışındaki tüm sesler sussun."
Tanrım, bugün sadece Senin Sesini duyacağım. En derin sessizlik içinde Sana geleceğim ve Sesini duyup bana Söyleyeceklerini alacağım. Tek duam şudur; Sana gelip, Senden hakikati istiyorum. Hakikat, sadece Senin Niyetini yansıtabilir. Bugün, Senin Niyetini paylaşıyorum.
Bugün, egonun düşüncelerinin sözlerimizi ve eylemlerimizi yönetmesine izin vermeyeceğiz. Böyle düşünceler ortaya çıktığında, bir adım geri çekilip onlara bakacağız.Gitmelerine izin vereceğiz. Bize getirmeyi vadettikleri şeyleri istemiyoruz. Hiçbirine ihtiyacımız yoktur ve bu yüzden onları seçmeyeceğiz. Şimdi hepsi sessiz. Ve bu sessizlikte Tanrı, Sevgisi ile bize konuşuyor ve gerçek niyetimizi bize söylüyor. Biz şimdi Onu hatırlamayı seçiyoruz.
From the publisher's feed