
Sign up to save your podcasts
Or


Ders 132
"Dünyayı, ona yüklediğim anlamlardan özgürleştiriyorum."
Dünyayı serbest bırakın! Gerçek yaratımlarınız, size hakiki yaratıcılığınızı verebilmek için serbest bırakmanızı bekliyorlar. Siz illüzyonların değil, Tanrı gibi hakikatin yaratıcısı olabilirsiniz. Tanrı yaratımını sizinle paylaşmaktadır çünkü siz Onun Evladısınız ve O, Kendisi ile Kendisi olmadığını zanneden ama hala Kendisi olan arasında ayrım yapmaz. Onun yarattığı, Ondan ayrı değildir. Onun bittiği ve Evladının başladığı sınırlar yoktur çünkü Onlar ayrı değiller.
Dünya yoktur çünkü o Tanrı'dan ayrı bir düşüncedir ve Tanrı'yı Evladından ayırma amacı ile yaratılmıştır. Böylece birliği koparmayı amaçlamıştır. Bu düşünceden doğan düşünce gerçek olabilir mi? Bu dünya var olabilir mi? İllüzyonları inkâr edin; hakikati ise kabul edin. Ölmekte olan dünyaya yansıtılmış bir gölge olduğunuz düşüncesini inkâr edin. Zihninizi özgürleştirerek özgür bir dünya göreceksiniz.
Bugünün amacı, dünyayı anlamlandırmak için ona ve üzerindeki tüm varlıklara yüklediğimiz anlamsız ve boş tüm düşünceleri bırakıp onu kurtarmanızdır. Onlar orada olamazlar. Biz de burada olamayız. Çünkü Tanrı'nın evinde onlarla birlikte kendi gerçek evimizdeyiz. Ve Tanrı'nın bizi yarattığı gibi olan biz, dünyayı tüm uydurduğumuz illüzyonlardan kurtaracağız. Bu şekilde biz de kurtulacağız.
Bugün, iki kez yapacağımız on beşer dakikalık çalışma sürelerine başlarken şu düşünceyi kullanabiliriz:
"Tanrı'nın beni yarattığı gibi olan Ben, dünyaya yüklediğim anlamlardan onu kurtaracağım. Çünkü Ben gerçeğim fakat dünya değil. Ben, gerçekliğimi biliyorum."
Sonra sadece dinlenin. Tetikte olun fakat dirençli veya gerilimli olmayın. Zihninizin dinginlik ve değişmezlik içinde kalmasına izin verin ki, dünya kurtulabilsin ve siz de kurtulun. Siz bu düşünceleri ve kutsamayı dünyayla paylaşırken iyileşmenin dünyanın öbür ucundaki kardeşlerinize mi, yakınlarınızdaki kardeşlerinize mi gittiğini bilmenize gerek yoktur. Kurtulduğunuzu hissedeceksiniz; buna rağmen asla yalnız kurtulmadığınızı anlamayabilirsiniz.
Bugün, gün boyunca sizin düşünceleriniz aracılığıyla tüm dünyaya gönderilen özgürlüğü artırın. Zihninizi ve düşüncelerinizi değiştirmekte zorlandığınız veya direnç gösterdiğiniz ve gücünüzü inkâr ettiğiniz zamanlarda şunu söyleyin:
"Dünyayı, ona yüklediğim anlamlardan özgürleştiriyorum.
Bunun yerine, kendi hakiki gerçekliğimi seçiyorum."
Ders 131
"Hakikati arayan, bulmakta başarısız olamaz."
Bugün, hakikatin yerine bir paradoksu seçmeyeceğiz. Tanrı'nın Evladı, Tanrı'nın Niyetinin yerini alabilecek 'zamanı' nasıl yaratmış olabilir? Bunu yarattığını düşünerek sadece kendi kendini inkâr eder ve karşıtı olmayana direnir. Cennete karşılık bir cehennem yarattığını düşünür ve aslında hiç var olmayanın içerisinde var olduğuna inanır. Bu yüzden Cennet, Onun bulamadığı yer olur.
Bugün, bunun gibi aptalca düşünceleri geride bırakın ve zihninizi hakiki düşüncelere açın. Hakikate ulaşmayı gerçekten isteyen, asla başarısız olamaz ve bugün ulaşmak istediğimiz budur. Bugün, bu hedef için üç kez onar dakikamızı vereceğiz. Gerçek dünyanın yükselmesine ve güç verdiğimiz tüm aptalca görüntülerin yerini almasına izin vereceğiz. Anlamsız, etkisiz, kaynaksız ve olmayan düşüncelerin yerine hakiki bilgilerimiz geçecek.
Bugün, uygulama sürelerimize başlarken bunları anlayacağız ve kabul edeceğiz.
Bugünkü uygulamanıza şöyle başlayabilirsiniz:
"Farklı bir dünya görmek ve yarattığım anlamsız düşüncelerin yerine farklı düşünceler istiyorum. Aradığım dünyayı ben yalnız başıma yaratmadım ve düşünmek istediğim düşünceler, kendi başıma düşündüğüm düşüncelerim değildir."
Birkaç dakika boyunca zihninizi izleyin ve gözlerinizin kapalı olmasına rağmen yaratıp gerçek olduğuna inandığınız dünyayı görün. Bunu görürken bu dünyayla alakalı olan ve gerçek kabul ettiğiniz düşünceleri de gözlemleyin. Sonra gitmelerine izin verin. Zihninize, onların girmelerinin mümkün olmadığı kutsal alana doğru dalarak onları geçin. Onların altında, zihninizin derinliklerinde bir kapı vardır. Bunu kendinizden sakladınız ama kapının kilidi yoktur, onu kapatıp kilitleyemezsiniz.
Bu kapıyı arayın ve bulacaksınız. Ama onu açmadan önce kendinize, hakikate ulaşmayı gerçekten isteyenin başarısız olmasının mümkün olmadığını hatırlatın. Bugün, istediğiniz budur. Şimdi, bunun dışındaki her şey anlamsızdır, bunun dışındaki hiçbir hedefe değer vermiyorsunuz. Bu kapıdan sizinle geçecek hiçbir şey yoktur. Aradığınız şey, onun ardındadır. Elinizi kapıya koyun ve onun ötesine geçme niyetinizin bile onu nasıl hızla açtığını görün. Melekler yolunuzu aydınlatıyor, karanlık ortadan kalkıyor ve o kadar aydınlık bir ışığın önünde duruyorsunuz ki gördüğünüz her şeyi anlıyorsunuz. Kısa bir an şaşkınlık yaşıyorsunuz.
Belki bu şaşkınlık, bir anlığına sizi duraksatıyor. Duraksayarak, baktığınız dünyanın istediğiniz ve bildiğiniz hakikati yansıttığını görün. Rüyalar içerisinde gezerken onu unutmadınız. Bugün, başarısız olamazsınız. Cennetin Ruhu, sizinle birlikte yürüyor. Bir gün bu kapıya yaklaşacaksınız ve Onun yardımı ile kapıyı açıp ışığa geçeceksiniz. Bunun günü artık gelmiştir.
Bugün, Tanrı'nın, Kutsal Evladına verdiği sözü tutma günüdür çünkü bugün, Evladının Onu hatırlama günüdür. Bugün, memnuniyet günüdür çünkü tüm arayışlarınızın amacını bulacağınız yer ve zamana gelmiş bulunuyoruz. Dünyanın tüm arayışı, siz kapıdan geçerken sona erecektir.
Bugünün, özel bir memnuniyet günü olduğunu sıklıkla hatırlayın. Anlamsız kederlerin, ağıtların ve dışlandığınıza dair düşüncelerin sizi geride tutmasına izin vermeyin. Kurtuluş zamanı gelmiştir. Bugün, Cennetin kendisi tarafından sizin ve dünya için bir kutlama zamanı olarak belirlenmiştir. Bu mutlu gerçeği unutursanız kendinize şunu hatırlatın:
"Bugün, tüm istediklerimi arayacağım ve bulacağım.
Tek amacımı bulmam, bunu bana verir.
Hakikate ulaşmaya çalışan başarısız olamaz."
Ders 130
"İki dünya görmek imkânsızdır."
Bugün, şükran içerisinde altı kez beş dakika vererek, tüm şüpheyi ve fedakârlık duygusunu sona erdiren düşünceyi düşüneceğiz. Hepsini bir görüp hepsinin ötesine geçeceğiz. Binlerce anlamsız ayrım yapmayacağız. Yanımızda biraz illüzyon getirmeye çalışmayı bırakacağız. Zihnimizi, sadece hakikati bulmaya adayacağız.
Bugün, diğer dünyayı aramaya başlarken, kendi gücünüzden fazlasını talep ederek başlayın. İstediğiniz şeyin bu olduğunu fark edin ve kabul edin. Siz gerçekte illüzyonlar istemiyorsunuz. Elinizdeki bu dünyanın boş illüzyonlarından oluşan tüm hediyelerini bırakarak beş dakikalığına buraya gelin. Şunu söyleyin ve Tanrı'nın size yardım etmesini bekleyin:
"İki dünya görmek imkânsızdır.
Tanrı'nın bana sunduğu gücü kabul ediyorum.
Bu dünyada anlamlı olan hiçbir şey görmeyerek, kurtuluşu buluyorum."
Tanrı, orada olacaktır. Çünkü hiçbir zaman ve hiçbir şekilde başarısız olması mümkün olmayan bir gücü yanınıza alıyorsunuz. O, sizinle birlikte bu adımı atarken şükran duyacaksınız. Onun teşekkürlerini ve şükranlarını, size sunuş şeklini görmekte ve algılamakta zorlanmayacaksınız. Baktığınızda algılıyor olmanıza rağmen bu kez gördüğünüz şeyden şüphe duymayacaksınız çünkü bu, daha önce gördüğünüz hiçbir şeye benzemeyecek. Bu seçimi yaptığınız anda, Tanrı'nın gücünün sizi yükselttiğini bileceksiniz.
Bugün, dış dünyanın yaratacağı arzuları ortaya çıktıkları anda kolayca bırakın. Bunların, seçme özgürlüğünüzü elinizden aldığını hatırlamanız yeterlidir. Gördüğünüz şey; gerçek mi, illüzyon mu? Yalan mı, hakiki mi? Seçtiğiniz şey ne olursa olsun, algınız tutarlı bir şekilde çalışır. Cennet veya cehennemi algılarsınız.
Cehennemin sadece küçük bir parçasını kabul ettiğiniz anda, gözlerinizi lanetlersiniz ve görüşünüz büyülenir. Göreceğiniz tek şey cehennem olur. Yine de Cenneti seçmek her zaman elinizdedir. Bir anda cehennemin yarattığı her şeyin yerini alır. Gördüğünüz hangi şekilde olursa olsun, cehennemin bir parçasını yansıtan her şeye söyleyeceğiniz tek şey şudur:
"İki dünya birden görmek mümkün değildir.
Kurtuluşumu ve özgürlüğümü arıyorum.
Ve bu, istediğim şeyin bir parçası olamaz."
Ders 129
"Bu dünyanın ötesinde, istediğim bir dünya var."
Yapacağınız seçim böyle bir seçimdir. Hiçbir anlamı olmayana anlam yüklemeyerek ne kaybedebilirsiniz? Bu dünyada gerçekten isteyebileceğiniz hiçbir şey yoktur. Eğer gerçekten istemediğinizi bırakmayı seçerseniz, gerçekten istediğiniz sizin olacaktır. Bugün izin verin, gerçekte istediğiniz size verilsin. Niyetiniz, sadece sizin seçiminizi yapmanızı bekliyor. Gerçek niyetiniz, istemediğiniz ve farkında olmadan peşinde koştuğunuz her şeyin yerini alacaktır. Bu değişim konusunda daha istekli olmak için çalışmalarınızı yapın. Bir sabah, bir akşam ve bir de arada istediğiniz zaman on dakikalık uygulamalar yapın. Şunu söyleyerek başlayabilirsiniz:
"Bu gödüğüm dünyanın ötesinde, istediğim bir dünya var.
Bunun yerine onu görmeyi seçiyorum, çünkü bu dünya, gerçekten istediğim hiçbir şeyi barındırmıyor."
Sonra, gördüğünüz dünyaya gözlerinizi kapatın. Sessiz karanlıkta, bu dünyaya ait değilmiş gibi görünen ışıkları bir bir izleyin. Başlayıp bitmeleri silikleşirken, anlamlarını kaybetmelerini ve bir araya gelip tek bir ışık olmalarını izleyin.
Bugün, Cennetin ışıkları size doğru geliyor. Karanlıklar dünyasının ötesine geçerken, göz kapaklarınıza parlıyorlar. Bu ışık, gözlerinizin kaldırabileceği bir ışık değildir. Yine de zihniniz bunu açıkça görebilir ve anlayabilir. Bugün, mutluluk size verilmiştir, biz bunun için şükran duyuyoruz.
Bugün, kaybetmekten korktuğunuz şeyin, kaybetmenin kendisi olduğunu fark ediyoruz. Şimdi anlıyoruz ki kayıp diye bir şey yoktur çünkü sonunda bunun tersinin doğru olduğunu gördük. Seçim yaptığımız için memnunuz. Verdiğiniz kararı her saat hatırlayın. Zihninizdeki tüm düşünceleri bir kenara bırakarak seçiminizi tekrar onaylayın. Sadece bunun üzerine düşünün:
"Gördüğüm dünya, istediğim hiçbir şeyi barındırmıyor.
Bu dünyanın ötesinde istediğim bir dünya var."
Ders 128
"Gördüğüm dünya istediğim hiçbir şeyi barındırmıyor."
Gördüğünüz dünyanın size sunabileceği ve sizin ihtiyacınız olan, herhangi bir şekilde kullanabileceğiniz veya size neşe verebilecek hiçbir şeyi yoktur. Bu düşünceye inanırsanız; yıllarca sürecek sefaletten, sayısız hayal kırıklığından ve küllere dönecek olan hayallerden kurtulursunuz. Eğer dünyayı aşıp kendi küçük çerçevenizden ve basit yöntemlerinizden kurtulacaksanız, bu düşüncenin hakikatini kabul etmeniz gerekir.
Burada değer verdiğiniz ve anlam yüklediğiniz her şey, sizi dünyaya bağlayan zincirlerdir. Onların tek amacı sizi bu dünyaya bağlamaktır. Siz onlarda farklı bir amaç görene kadar, gördüğünüz her şey onlara yüklediğiniz amaçlara hizmet etmeye çalışır. Yaşadığınız dünyada zihninizi adamaya değebilecek tek amaç; umudu, olmadığı yerde aramayı bırakmak ve daha fazla zaman kaybetmeden dünyayı geçip aşmaktır. Daha fazla kendinizi kandırmayın.
Gördüğünüz dünya istediğiniz hiçbir şeyi barındırmıyor. Bugün, dünyadaki gerçeklikte kurtuluşu ararken zihninizi esaret altına alan zincirlerden kurtulun. Çünkü neye değer veriyorsanız onu bir parçanız haline getirerek kendiniz olarak algılıyorsunuz. Sizi, kendi gözünüzde daha değerli kılacağını düşündüğünüz ve bu yüzden arayıp durduğunuz her şey, sizi daha da sınırlandırır, kendi değerinizi görmemenize neden olur ve Kendiniz hakkındaki gerçek farkındalığa giden kapının önüne yeni parmaklıklar ekler.
Bedensel düşüncelerinizle ilgili hiçbir şeyin, kurtuluş yolundaki gelişiminizi engellemesine izin vermeyin. Ayrıca, dünyada olan ve sizin de arzuladığınız şeylerin kurtuluşunuz için gerekli olduğunu düşünerek kendinizi geride tutmayın. Gördüğünüz dünyada abartılacak veya büyütülecek hiçbir şey yoktur. Aslında, gördüğünüz dünyadaki hiçbir şey, bir anlık gecikmeye, kendinizden şüphe etmeye veya bir acı zerresine bile değmez. Kendisi değersiz olan, değerli hiçbir şey sunamaz. Değerli olan da değersizliğin içinde barınamaz.
Bugün, dünyaya yüklediğimiz anlamlar ve değerlerin tümünün gitmesine izin vermeyi deneyimleyeceğiz. Dünyanın anlamına yüklediğimiz özellikleri, süreçleri ve tüm illüzyonları özgür bırakıp, tüm uydurulmuş amaçları ortadan kaldıracağız. Zihnimizde dünyayı tutarken amaç aramayacağız ve öyle olmasını isteyip yarattığımız illüzyonları bırakacağız. Bu şekilde dünyadan kurtulmamızı sağlayan kapının zincirlerini kıracağız. Kendi verdiğimiz anlamların ve zayıf, basit hedeflerin çok ötesine geçeceğiz.
Bir süreliğine durun. Sessiz ve sakin kalın. Zihninizi tutan zincirleri kırdığınızda ve zihninizin, evini bulmasına izin verdiğinizde, dünyanın ne kadar üstüne çıkacağınızı göreceksiniz. Bir süreliğine özgür olmak, sizin için muhteşem bir deneyim olacak. Zihniniz, nereye ait olduğunu zaten biliyor. Siz onun kanatlarını açın; o nereye gideceğinden emin bir şekilde, neşe içerisinde kutsal görevini bulacaktır. Bırakın Yaratıcısı ile huzur içerisinde kalsın. Bu şekilde akıl sağlığı yerine gelir, kurtuluşu ve sevgiyi bulur.
Bugün, kendinize üç kez onar dakikalık dinlenme süresi ayırın. Gözlerinizi açtığınızda, hiçbir şeye eskiden olduğu kadar değer vermeyeceksiniz. Zihninizi zincirlerden her kurtarışınızda, dünyayla ilgili algınız biraz daha değişecek. Zihninizin evi, dünya değildir. Zihninizin evi, sizin de evinizdir. Onu dünyadan kurtardığınızda gideceği yer, gerçekten ait olduğu yerdir. Rehberinize güvenin. Zihninizi Ona açın. Sakin olun ve dinlenin.
Gün boyunca zihninizi koruyun. Dünyada g.rdüğünüz bir şeye anlam yüklediğinizi ve değer verdiğinizi fark ettiğinizde, zihninizi bu zincirle bağlamayı reddedin. Kendinize sessiz ve emin bir şekilde şunları söyleyin:
"Bunun, beni geciktirmesine izin vermeyeceğim.
Gördüğüm dünya, gerçekten istediklerimin hiçbirini barındırmıyor."
Ders 127
"Tanrı Sevgisi dışında sevgi yoktur."
Bugün Tanrı ile bir olacağımız süreleri memnuniyet içerisinde kabul edelim. Anlayın ki, zamanı iyi kullanmanın bundan başka gerçek bir yolu yoktur. Bugün, iki kez on beş dakika ayırarak şu anda inandığınız tüm yasalardan kurtulun. Zihninizi açın ve dinlenin. Sizi mahkûm olarak tutan dünyadan kurtulmak için onu değerli görmeyi bırakmanız yeterlidir. Dünyanın size vadettiği anlamsız hediyelere yüklediğiniz tüm değerleri ve anlamı kaldırın ve Tanrı'nın hediyesinin onların yerini almasına izin verin. Tanrı'ya seslenin. Onun Sesinin size cevap vereceğinden emin olun. Bu, Onun Sözüdür.
Sevginin anlamına ve gerçekliğinizin hakikatine dair yanlış inancınızı ve karanlık illüzyonunuzu ortadan kaldıracak hakikatin kıvılcımını, içinize O koydu. O, bugün sizin boş düşüncelerinizi aşıp onların arasından parlayacak. Bu şekilde hakiki sevgiyi anlayacaksınız. Siz zihninizi açarak ve temiz kalmasını sağlayarak Onun size sevgiyi öğretmesine izin verdikçe, içinizde Onunla birlikte kalacaksınız. Ve O, bu dersi Sevgisi ile kutsayacaktır.
Bugün binlerce yıl sürebilecek kurtuluş bekleyişi, öğrendiğiniz şeyin sonsuzluğu sayesinde tamamen son bulacaktır. Bugün, geçmişe benzeyen bir gelecekten kurtulduğumuz için şükredelim. Bugün, geçmişi bir daha hatırlamamak üzere arkamızda bırakalım. Gözlerimizi farklı bir "şimdiye" açıp, her hali ile geçmişten farklı bir gelecek görelim.
Dünya şimdi yeni doğmuş küçük bir bebek. Sağlıklı ve güçlü bir şekilde büyüme sürecinde onu izleyeceğiz. Nefretten ve karşıtı olan sevgiden yarattıkları dünyayı bir kenara bırakmayı öğrenen herkesin, bu dünyanın büyümesi ile kutsandığını göreceksiniz. Şimdi, hepsi bizimle birlikte özgür. Şimdi, hepsi Tanrı'nın Sevgisi içerisinde kardeşlerimiz.
Gün içerisinde onları hatırlayalım. Çünkü eğer Kendimizi tanıyacaksak, bir bölümümüzü sevgimizin dışında bırakamayız. En azından saatte üç kez bu yolculuğu sizinle yapanları ve sizin öğrendiklerinizi öğrenmeye gelenleri düşünün. Aklınıza gelen herkese özünüzden şunu söyleyin:
"Seni birlikte paylaştığımız Tanrı'nın Sevgisi ile kutsuyorum kardeşim.
Çünkü, Tanrı'nın Sevgisinden başka sevgi olmadığını, Tanrı'nın Sevgisinin senin, benim ve herkesin sevgisi olduğunu neşe ile öğrenmek istiyorum."
Ders 126
"Verdiğim her şey kendime verilir."
Bugün, veren ile alanın aynı olduğu hakikatini anlamaya çalışıyoruz. Bunu anlamlı kılmak için yardıma ihtiyacınız var çünkü bu bilinç, alıştığınız düşüncelere çok yabancı. İhtiyaç duyduğunuz Yardım, aslında verilmiştir. Bugün Ona inanın ve bugünkü egzersizinizde hakikati bulmak için size yardım etmesini talep edin. Eğer bugün uygulamaların altında yatan kurtuluşun bir anlık bile farkındalığını yaşarsanız, bugün dünyanın kutlama günü olur.
Bugünün dersinde anlatılmaya çalışılan düşünceyi anlamak için, iki kez on beş dakikalık zaman ayırın. Bu düşünceyi kabul ederseniz, bağışlamak öncelikleriniz arasında hak ettiği yeri alacaktır. Bu düşünce, zihninizi tüm parmaklıklardan kurtaracak ve bağışlamanın gerçek değerini anlamanıza yardımcı olacaktır.
Sessizlik içinde, bağışlamayı anlamayan dünyaya gözlerinizi kapatın. Düşüncelerin değiştiği, dönüştüğü ve yanlış düşüncelerin ortadan kalktığı sessiz mabedi bulun. Bugünün dersini tekrar edin ve ne anlama geldiğini anlamak için yardım isteyin. Öğretilmesine açık olun. Hakikatin iyileştirici Sesini duyduğunuza memnun olun. Size söylediklerini anlayacaksınız. Size aslında kendi Sözlerinizi söylediğini fark edeceksiniz.
Bugün, mümkün olduğunca sıklıkla kendinize hedefinizi hatırlatın. Bu hedef bugünü siz ve kardeşleriniz için özel bir gün kılacak. Zihninizin bu hedefi uzunca süre unutmamasını sağlayın. Kendinize şunu söyleyin:
"Verdiklerim, kendime verilir.
Bunun doğru olduğunu öğrenmem için istediğim Yardım, şimdi buradadır.
Ona güveneceğim."
Sonra sessiz bir an geçirin. Zihninizi Onun iyileştirici gücüne ve Sevgisine açın. Ondan duyduklarınıza inanacaksınız çünkü Onun verdiklerini alıyorsunuz.
Ders 125
"Bugün, sessizlik içinde Tanrı'nın Sözlerini kabul ediyorum."
Bugünün sükunet ve sessizlik içinde geçecek bir dinleme günü olmasını sağlayın. Tanrı, Sözlerini duymanızı istiyor. Size zihninizin derinliklerinden sesleniyor çünkü O, oradadır.
Bugün Onu duyun. Onun Sözleri dünyaya yayılmadıkça huzur mümkün değildir. Bunun olması için, zihninizin sessizlik ve huzur içinde dünyanın duyması gereken ve ona ışık tutacak olan mesajı dinlemesi ve kabul etmesi gerekir. Bu dünya sizin aracılığınızla değişecek. Onu kurtarabilecek başka bir yol yoktur çünkü Tanrı'nın planı basitçe şudur:
"Tanrı'nın Evladı kendisini kurtarmakta özgürdür. Tanrı'nın Sözleri, ona Rehber olması için verilmiştir. Bu Sözler sonsuza kadar onun zihnindedir ve onu, Tanrı ile bir olmak için kendi evine doğru yönlendirmektedir. Tanrı'nın Evladı, zorlamayla değil sevgi ile ilerletilebilir. Yargılanamaz. Sadece suç gibi gördüğü hatalardan arındırılıp kutsanabilir."
Bugün, sükunet içerisinde Tanrı'nın Sözlerini duyacağız. Kendi basit düşüncelerimiz, kişisel çıkarlarımız, tutkularımız ve yargılarımız, Onun Sözünün önüne geçmesin. Bugün, olduğumuz kişi olduğumuz için kendimizi yargılamayı bırakıyoruz çünkü gerçek Benliğimiz tüm yargılardan uzaktır. Dünyanın, Tanrı'nın Evladı ile ilgili tüm yargılarından uzak duruyoruz. Dünya, Tanrı'nın Evladını tanımamaktadır. Bugün, dünyayı dinlemeyi bırakın ve sessizlik içinde Tanrı'nın Sözünü bekleyin.
Dinle ey Tanrı'nın Evladı, Tanrı konuşuyor. Onun Sesi sana Kutsal Sözlerini sunarak, kutsal barış zamanının geldiğini dünyaya duyurmanı ve kurtuluşu yaymanı istiyor. Bugün Tanrı'nın Mekânında toplanıyoruz. Bu Mekân, zihnin içinde sessizliğin olduğu ve Onun sonsuza kadar bulunduğu yerdir.
O, Sözlerini size sunmak için zihninizin Ona dönmesini beklemedi. O, Kendini sizden saklamadı. Siz bir süreliğine Onun dışında olduğunuzu düşünüp kayboldunuz. O, sizin kendinizle ilgili illüzyonlarınızı destekleyemez. O, Evladını rüyalarına ve deliliğine rağmen hakiki Benliği ile tanır ve Kendisinin bir parçası olarak korur.
O bugün sana konuşuyor. Onun Sesi senin susmanı bekliyor. çünkü zihnin bir süreliğine sessiz kalmaz ve anlamsız arzuların dindirilmezse Onun Sözlerini duyamazsın. Sessizlik içinde Onun Sesini bekle. Bugün, vermek için alman gereken bir huzur var. Bu huzur sayesinde zihninizi sessizleştirip, Yaratıcısının Kutsal Sözlerini duymaya hazırlamalısın.
Bugün, üç kez sessizlik içinde kalabileceğiniz en uygun zamanları seçerek onar dakika boyunca dünyayı dinlemeyi bırakın. Bunun yerine, Tanrı'nın Sözlerini dinlemeyi seçin. O, size kalbinizden bile daha yakından konuşmaktadır. Onun Sesi, size ellerinizden bile daha yakındır. Onun Sevgisi sizin kaynağınızdır ve bu, Onun da kaynağıdır. Siz Onun gibisiniz ve O sizin gibi.
O size konuşurken duyduğunuz ses, sizin sesinizdir. O, sizin diliniz ve kelimeleriniz ile konuşur. Onun Sözleri; özgürlüğün ve huzurun, niyet ve istek birliğinin ve Tanrı'nın Evladının zihnindeki bütünlüğün ifadesidir. Sessizlik içinde bugün Kendinizi dinleyin. Ve bırakın size; Tanrı'nın, Evladını hiç terk etmediğini ve sizin de Kendinizden hiç uzaklaşmadığınızı söylesin.
Sadece sessiz olun. Bugünkü uygulamanızda bunun dışında hiçbir kural yoktur. Bu; sizi dünyanın düşünce sisteminin üzerine çıkaracak, görüşünüzü bedenin gözlerinden özgürleştirebilecek olan tek uygulamadır. Sadece sükunet içinde durun ve dinleyin. Tanrı'nın Evladının Niyetinin, Yaratıcısının Niyeti ile bir olduğu Kelimeleri duyacaksınız. Bu birlik içerisinde hiçbir illüzyonun yeri yoktur. Hakiki olan, dünyanın illüzyonları ile ayrılamaz, bölünemez. Bugün her saat geçerken, bir anlığına sessiz olun ve kendinize bugün özel bir amacınız olduğunu hatırlatın; sessizlik içinde Tanrı'nın Sözlerini duymak.
Ders 124
"Tanrı ile bir olduğumu hatırlıyorum."
Bugün, Onun sevgisinden şüphe duymayacağız. Korumasını ve ilgisini sorgulamayacağız. Onun Varlığına dair inancımız ve farkındalığımız, anlamsız endişeler tarafından engellenemez. Biz bugün Onunla bir olduğumuzu hatırlıyor ve onaylıyoruz. Onu kalplerimizde hissediyoruz. Zihnimiz Onun düşünceleri ile dolu ve gözlerimiz Onun sevgisinin gözünden bakarak algılıyor. Bugün, gördüğümüz her şeyde sadece sevgiyi görüyoruz.
Acı görüntülerinin içinde bile sevgiyi görüyoruz ve acı bile huzur veriyor. Korku dolu, üzgün, stresli, yalnız ve korkmuş olanlarda onu görüyoruz ve onlar da yaratıldıkları gibi huzur dolu ve sükunet içinde kalıyorlar. Ölüyor olanlarda ve ölmüşlerde de sevgiyi görüyoruz ve onlara yaşam veriyoruz. Bütün bunları görebiliyoruz çünkü ilk olarak sevgiyi kendi içimizde gördük.
Tanrı ile bir olduğunu bilenlere, mucizeler verilir. Onların düşüncelerinin; yaşamına girmiş, girecek olan veya şu anda yanında yürüyen herhangi bir kişinin tüm acılarını iyileştirme gücü vardır. Onların düşünceleri zamanın ve mesafenin ötesindedir.
Tanrı ile bir olduğumuzu söyleyerek bunu fark ediyoruz. Bunu söylerken kurtarılmış ve iyileştirilmiş olduğumuzu ve bu yüzden iyileştirebileceğimizi ifade ederiz. Almayı kabul ettik ve şimdi veriyoruz. Tanrı'nın hediyelerini elimizde tutmanın tek yolu budur. Bugün Onunla bir olduğumuzu hissedelim. Bunu yaparak, dünyanın hakikati fark etmesini sağlayabiliriz. Bizim deneyimimizde dünyanın kurtuluşu yatar. Tanrı'dan kopuşumuzu reddederek kendimizle birlikte, yarattığımız dünyayı da iyileştiririz.
Bugün huzur sizinle olsun. Yaratıcınız ile bir olduğunuzun ve Onun sizinle olduğunun farkında olmayı sürdürerek huzurunuzu koruyun. Bugün sizin için uygun olan zamanlarda yarım saatinizi ayırarak Tanrı ile bir olduğunuzu düşünün. Bu çalışma, hiçbir kuralımızın veya özel kelimelerin olmadığı ve tamamen yönlendirilmeden yapacağınız ilk meditasyon (derin düşünme) uygulamasıdır. Bugün, Tanrı'nın Sesinin uygun gördüğü şekilde ve zamanda bizle konuşması için izin veriyoruz. O başarısız olamaz. Yarım saatinizi Ona adayın. O gerisini yapacaktır.
Siz başaramadığınıza inansanız da bu uygulama çok faydalıdır. Hediyeleri kabul etmek için bugün hazır olmayabilirsiniz. Bir gün, bir yerde ve bir şekilde size geleceklerdir. Zihninizi kuşattıklarında yaşadığınız şeyden çok emin olacaksınız ve hiçbir şüpheniz kalmayacak. Bu yarım saati altın bir çerçeve ile kaplayın. Her dakika bir elmastır. Siz bu hazineleri verirken, aynadan kendinize vermektesiniz. Kendi yüzünüzde hakikatin yansımasını görmektesiniz.
Belki bugün, belki yarın bu kutsal yarım saatin sizde yaratacağı dönüşümü bir cam üzerindeki yansımanızda göreceksiniz. Hazır olduğunuzda, beklediğiniz ve aradığınız şeyi zihninizin içinde bulacaksınız. O anda, bu yarım saati bu şekilde geçirmiş olmanın, zaman içerisinde yapılmış en iyi şey olduğunu hatırlayacaksınız.
Belki bugün, belki yarın aynaya bakacaksınız ve g.rdüğünüz saf ışığın size ait olduğunu göreceksiniz. Gördüğünüz sevgi içinizdedir. Bu yarım saati Tanrı'ya verdiğiniz bir hediye olarak düşünün. Emin olun ki bunun karşısında size vereceği; anlayamayacağınız bir sevgi hissi, kavramakta zorlanacağınız kadar derin bir neşe, bedenin gözlerinin görmesinin mümkün olmadığı kutsal bir ışıktır. Ve bir gün; belki bugün, belki yarın emin olun ki anlayacaksınız, kavrayacaksınız ve göreceksiniz.
Bugün, size sunulan altın çerçeveli aynaya daha fazla mücevherler ekleyin. Her saat içerisinde kendinize şunları tekrar ederek bunu yapabilirsiniz:
"Sonsuz kutsallık ve huzur içerisinde
Tanrı ile bir olduğumu hatırlıyorum,
Kardeşlerimle ve Benliğim ile bir olduğumu hatırlıyorum."
Ders 123
"Hediyeleri için Tanrı'ya şükrediyorum."
Bugün, şükran içinde olalım. Daha yumuşak yollara geldik. Artık yolu daha kolay yürüyebileceğiz. Artık geri dönme düşüncesi bitmiştir. Hakikate direnç bitmiştir. Küçük bir tereddüt, küçük şüpheler veya dirençler olabilir fakat kazanımlarınız için şükran duyuyorsunuz. Çünkü onların, algılayabileceğinizden çok daha büyük olduklarını biliyorsunuz.
Şükrana adanmış bir gün, verdiğiniz hediyeleri ve aldığınız hediyeleri fark etmeniz için yararlı olacaktır.
Bugün, Tanrı'nın sizi karanlıkta yalnız başınıza bırakmadığını bildiğiniz için sevgi dolu ve şükran içinde olun. Kendi uydurduğunuz sahte benliklerinizden sizi kurtardığı için şükredin. Sizin yarattığınızı düşündükleriniz, Onun ve yaratımının yerini almadı. Bugün, bu yüzden Ona şükredin.
Sizi terk etmediği için Ona şükredin çünkü Onun Sevgisi sonsuza kadar, hiç değişmeden üzerinizde parlayacak. Onun, Evladını da Kendisi gibi değişmez yarattığı için şükredin. Kurtulmuş olduğunuza şükredin. Kurtuluş içerisinde rolünüz olduğuna şükredin. Tanrı'nın Evladı olarak varoluşunuzun gerçek değerinin, sizin kendinize yüklediğiniz anlamların ve yargıların çok üzerinde oluşuna şükredin.
Bugün, şükran içinde kalbimizi umutsuzluğun üstüne yükseltiyoruz. Şükran dolu gözlerimizi, bir daha aşağılardaki tozlu karanlığa bakmamak üzere yukarıya kaldırıyoruz.
Bugün, şükredişin şarkısını söylüyoruz. Tanrı'nın, gerçek kimliğini fark etmesini istediği Evladının, fark edişini kutluyoruz. Bugün, gördüğümüz herkese gülümsüyoruz. Bugün, yapmamız için bize verileni yaparken attığımız her adımda ışığımızı yansıtıyoruz.
Bu yolu yalnız yürümüyoruz. Tanrı'nın Sözlerini bize söyleyen ve bizimle bu yolda yürüyen Dosta da şükürlerimizi sunuyoruz. Ve bu Sözleri duyduğunuz için size de şükürler olsun. Onun Sözleri duyulmadığı zaman bastırılır. Ona şükrettiğiniz her an size şükredilmektedir. Konuşan Ses ne kadar büyük olursa olsun, mesajı ne kadar sevgi dolu olursa olsun, duyulmayan bir mesaj dünyayı kurtaramaz.
Bu Sözleri duyan sizlere şükürler olsun çünkü siz, Onun Sesini dünyaya taşıyan sözcüler oldunuz. Onun Sesinin dünyada defalarca yankılanmasını sağladınız. Bugün Tanrı'nın şükranlarını kabul edin ve Ona şükredin. Ona sunduğunuz şükranları O da size sunacak. Çünkü O, hediyelerinizi sevgi dolu bir şekilde kabul eder. Sonra size binlerce ve yüzbinlerce kat daha fazlasını sunar. Sizin hediyelerinizi sizle paylaşarak kutsar. Böylece güçleri artar ve dünyayı memnuniyet ve şükranla doldurur.
Bugün, iki kez on beş dakika boyunca Onun şükranlarını alın ve Ona şükranlarınızı sunun. Bunu yaparken, Kime şükran sunduğunuzu ve siz sundukça size sunanın Kim olduğunu daha net fark edeceksiniz. Ona sunacağınız kutsallık içeren yarım saatin her saniyesi, yıllar olarak size geri dönecektir. Şükranlarınız dünyayı kurtarmak için gereken sonsuz gücü sunacaktır ve kurtuluş için gereken o çok uzun zaman dilimi fazlasıyla kısalacaktır.
Onun size vereceklerini kabul ettiğinizde, sizi Zihninde nasıl sevgi içinde tuttuğunu anlayacaksınız. Size olan sevgi ve desteğinin ne kadar derin olduğunu ve size nasıl şükran duyduğunu göreceksiniz. Saatte bir, Onu düşünmeye zaman ayırmaya çalışın ve Evladına verdiği her şey için Ona şükredin. Çünkü Onun verdikleri sayesinde dünyanın üzerine çıkıp Tanrı'yı hatırlayacaksınız.
From the publisher's feed